Vitrin ve Söylem Değişti

Vitrin ve Söylem Değişti

Vitrin ve söylem, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası’na yeni isimler atanarak değişti. Kış Geldi Piyasalara! başlıklı yazımda bunun olabileceğini söylemiştim. Ama o zamanda belirttiğim gibi özün değişmediğini düşünüyorum. Siyasi irade, şartlar yine gerektirirse seçim öncesi uygulattığı politikalara dönmekte tereddüt etmez. Bunu engelleyecek herhangi bir dengeleyici mekanizma ve güç odağı yok. Dolayısıyla, yeni vitrin ve makyajlı söylem ile en iyi ihtimalle gemiyi batmadan suyun üzerinde tutmaya çalışacaklar. Hiç yoktan iyidir. Zira benzetmek gibi olmasın bugün gördüğüm bir haberde Lübnan Başbakanı memur maaşlarını ödeyemeyeceklerini söylüyordu.

Dolar kuru nerede dengelenecek?

Bilmiyorum. Kur, kısa süre içerisinde 26-27’li rakamları görürse belki bir miktar nakdi Türk Lirası’na döndürebilirim. Aksi halde elimdeki nakdi Dolar olarak tutmaya devam edeceğim. Amacım finansal özgürlük portföyümü gerçek bir para birimi cinsinden büyütmek. Kur baskılanmaya devam ederse kur riski alıp Türk Lirası’na dönmem.

Öte yandan önümüzdeki haftaki toplantıda politika faizinin tek seferde %30’a çıkarılmasının düşünüldüğü yönünde dedikodular var. Böyle bir artışın akabinde Türk Lirası ABD Doları’na karşı sert bir şekilde değerlenir mi? KKM’nin ilan edildiği tarihte Dolar/TL kuru 18’den 12’ye gerilemişti. Ayrıntılar için şuraya bakabilirsiniz. Bu seferde böyle sert bir hareket olabilir mi?

Bu senaryoda kur geri gelse de şiddetinin bu ölçüde olacağını sanmıyorum. Birincisi sürpriz unsuru yok. İkincisi, Türk Lirası üzerinde bir yıla yakın sürede birikmiş enflasyon baskısı var. Bununla birlikte farklı düşünenler var. Zira bu beklenti ile bazı tanıdıklar bugün Dolarlarını bozdurdular. Amaç Türk Lirası değerlenince daha fazla Dolar almak. Bakalım hedeflerine ulaşabilecekler mi?

Mevduat yeni dönemin gözde yatırım aracı olabilir mi?

Varsayalım kur, o rakam her neyse, ‘adil’ değerine gelip istikrar kazandı. Bunun için politika faizinin kallavi biçimde artırılması gerekiyor. Eş zamanlı olarak finans sektörü üzerindeki kısıtlamaların da önemli ölçüde kaldırılması gerekiyor. Diyelim bu adımlar atıldı. Kredi ve mevduat faizleri de arttı. Acaba bu senaryo kapsamında vadeli TL mevduata bir miktar para yatırmak anlamlı olur mu?

Varsayımlar

Bu sorunun yanıtını Excel’de basit bir hesap yaparak aradım. Aşağıdaki resimde gördüğünüz üzere Dolar/TL kurunun 24 TL‘de istikrar kazandığını varsayalım. Mevduat faizi de %40 olsun. Bir yıl sonraki kuru da ABD ve Türkiye arasındaki enflasyon farkını esas alarak tahmin edelim. Önümüzdeki bir yıl için Türkiye için beklediğim enflasyon oranı %40, ABD için beklediğim enflasyon oranı %5 olsun. Bu durumda bir yıl sonraki Dolar/TL kuru 32 TL oluyor.

Getiri oranı

Şimdi 1.000 Dolarımızı 24’den TL’ye çevirelim: 24.000 TL. Yıllık %40’tan mevduat yapalım: bir yıl sonra 33.600 TL yapar. Bir yıl sonraki kurdan Dolara döndüğümüzde 1.050 $ yapıyor. Yani Dolar bazında getiri oranımız %5. Interactive Brokers‘tan müşteri arayüzünden baktığım kadarıyla yurtdışı portföyümün getirisi son bir yılda %9,7 olarak gerçekleşmiş. Yani Dolar bazında %10’dan aşağı getiri beni kesmez. Üstelik bir sürü belirsizlik var: (1) Adil kur değeri kaç? (2) Türkiye’de ki enflasyon oranı önümüzdeki bir yılda ne kadar olacak? (3) ABD’de enflasyon düşecek mi? (4) Türkiye’de faizler hangi seviyeye kadar artacak? (5) Yerel seçimler öncesi siyasi irade Türk Lirası’nın değer kaybına ne kadar tahammül edebilecek?

Mevduat getirisi - I
Mevduat getirisi – I

Kur artışı enflasyonun gerisinde kalırsa

Şimdi varsayımlarımızla biraz oynayalım. İlk olarak bir yıl sonraki kurun enflasyon farkından daha az arttığını varsayalım. Bir Dolar 32 TL değil 31 TL olsun. Aşağıdaki resimden gördüğümüz üzere Dolar bazında getiri oranımız %8,4’e çıktı. Yani siyasi irade heteredoks politikalarla kuru baskılarsa bu bahisten karlı çıkma olasılığımız artıyor. 🙂

Mevduat getirisi - II
Mevduat getirisi – II

Ya Türkiye’de gerçek enflasyon oranı çok daha yüksekse

Önümüzdeki bir yıl boyunca gerçekleşecek enflasyonun TÜİK’in değil de Enflasyon Araştırma Grubu‘nun ölçtüğü gibi %100’e yakın olacağını varsayalım. Siyasi irade de heteredoks politikalarla kuru baskılamasın. Bu durumda aşağıdaki resimden gördüğünüz üzere %26,5 zarar var.

Mevduat getirisi - III
Mevduat getirisi – III

FED enflasyonu hızla düşürürse

FED, ortodoks para politikası ile enflasyonu kontrol altına almayı şimdiden başardı. Ya önümüzdeki bir yılda enflasyon oranını ciddi bir şekilde düşürürse ne olur? %3’e düşürdüğünü varsayalım. Bu durumda getiri oranımız %5’ten %3’e düşüyor.

Mevduat getirisi - IV
Mevduat getirisi – IV

Reel faiz pozitif olursa

Peki bankalar bize pozitif reel faiz teklif ederse ne olur? Teklif edilen mevduat faizinin beklenen enflasyon oranından 10 puan üzerinde olduğunu varsayalım. Bu durumda baz hesabımıza göre getiri oranımız %5’ten %12,5’e çıktı.

Mevduat getirisi - V
Mevduat getirisi – V

Sonuç olarak

Vitrin ve söylem değişti. Gerçi vitrin ve söylem ne kadar değişti kestirmek de güç. Örneğin, yeni Merkez Bankası Başkanı hakkındaki şu yazı oldukça ilginç. Siyasi iradenin dünkü konuşması da oldukça ilginç. Zira meşrebinize göre ne anlamak isterseniz onu anlayabilirsiniz. Yatırımcı gözüyle bakarsak Türkiye’de ekonomi politikası kurumsal bir yapı tarafından belirlenmiyor. Herşey siyasi iradenin iki dudağı arasında. Bu nedenle bana göre ülke riski hala çok yüksek. Türkiye mevcut Başkanlık Sistemi ile yönetildiği sürece de böyle olacak. Önümüzdeki dönemde vadeli TL mevduatı şartlara bağlı olarak potansiyel bir yatırım alternatifi olabilir. Dolar bazında %10’un oldukça üzerinde bir getiri fırsatı görürsem, elimdeki fazla nakdin bir kısmını bu şekilde değerlendirebilirim. Görüş alanı biraz daha netleşsin bakalım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Önümüzdeki bir yılda Borsa mı yoksa faiz mi daha yüksek getiri potansiyeli taşıyor?

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz.

Ya da doğrudan bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz: Buy Me a Coffee

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2023 Pintidegiltutumluyum

5 thoughts on “Vitrin ve Söylem Değişti

  1. abi zaten kkm faizi ile mevduat %40 45 leri gördü. Piyasa faizi ile merkez bankası faizi arasında bir alaka yok. Bu sebepten hisse senetleri aşırı iskontolu . Yorumlarda ilk olarak politika faizi %25 e çekcek diyorlar, çekse ne değişecek ? Hazine tahvilimi alacağız %25 le ? Hazine tahvili hariç piyasada ne değişecek politika faizi ile ? Dolar tl kkm ile %40 + prim ile daha düşmediyse kimse kusura bakmasın politika faizi ile de düşmez bence. Şunu derlerse politika faizi %40 ve 5 yıllık 10 yıllıklara millet dayanacak piyasa soğuyacak enflasyon düşecek , iyi yönetilmeyen likit oranı kötü olan şirketleri piyasadan önce temizleyeceğiz sonra kalan sağlarla oyunu tekrar kuracağız o zaman iş değişir 🙂

    Zaten bu ay ortalık karışacak abi, eyt de maaşlar toplu 3 aylık yattı + ikramiyeler + banka promosyonu vs. hepsi toplu millet enflasyon var diye parayı aldığı dk yemeye gitti. İç pazar ağırlıklı şirketlerin bilançosunda göreceksiniz.

    Ben bir miktar havacılık sektörü hissesi aldım, sebebi tarih boyunca resesyon dönemlerinde seyahat eden kişi sayısı hep artmış. Yurtdışı uzun vade ; Voo ve Unilever . Bir miktar eurobond aldım portföyün %30 kadar. Hisselerde ise %40 ı iç pazar son tüketiciye çalışan perakende firmaları, kalanı’da dolar pozisyonu yüksek tekel şirketler.

    Kur riskini çok takıyorsun gibi abi ya, Christopher H. Browne gibi çoğu kişi kitaplarında yurtdışına düzgün şirketlere uzun vadeli yatırım yapıldığında kur riskinin bir önemi olmadığını söylüyor. FW mali analizde temettü performans kısmından Türk şirketlerini incelerseniz dolar bazlı hiçte fena sonuçları yok. Bence TR’de bir portföyünüzün olması lazım.

    Eğerki şahsi görüşüm 5 ve 10 yıllıklarda afaki bir artış olursa hiç acımam abi. 1 yıl sonra nasıl olsa 0,69 konut kampanyası diye cıkacaklar …. alışmadık şeyde abdest durmaz (hatta sıfır evlerde var galiba) enazında ev alırım onun taksitlerini öder :)) Oradan orayı dengelerim konut satışlarında daralma var zaten köpükte alınmaya başlandı. Azcık evleniyorum gibi abi.

    1. Sadece algıladığım riskleri sizlerle paylaşıyorum. Elbette işler farklı gelişebilir. Borsa İstanbul’dan iyi kazandım geçen sene. Fırsat görürsem gene girereim. Öte yandan, her yatırımcının risk iştahı da farklı. Karakter, yaş ve çoluk çocuk itibarıyla riski az tutuyorum. Uyurken para ve yatırım konusunda rahat oluyorum. 🙂 Selamlar.

  2. Benim önerim kısa vadeli TL KKM, odeabank geçen günlerde %41 KKM teklifinde bulunmuştu. Bayramın ilk haftasından sonra kurların stabilleşeceğini düşünüyorum. 3 aylık yaz ve turizm etkisi ile de kurların görece stabil hatta bir miktar değer kazanmasını bekliyorum. Bu süreçte 3 aylık yapılacak KKM ile dolar bazında mevduattan elde edeceğimiz yüzde 1,5 luk gelir riskine karşı yüzde 4-6 arası bir kar etme ihtimali olduğunu düşünüyorum.

    1. Merhaba;

      Ben ekonomi yönetimine güvenmediğim için riske girmiyorum. 🙂 Tabi her yatırımcının subjektif kararı bu. Selamlar.

  3. Haziran ayında dolar donüşümlü KKM hesabına 90 gün vade için dolar bazında senelik %11 faiz aldım. KKM olduğu için kur riskini de minimize etmiş oldum. Söylediğiniz oranları yakalamak mümkün ancak 100k $ ve üzeri nakitiniz varsa…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top