Ülke Riski: Lübnan’da Yatırımcıların Başına Gelenler

Ülke Riski: Lübnan’da Yatırımcıların Başına Gelenler

Ülke riski, belli bir ülkeye yatırım yaptığınızda o ülkeden kaynaklanan ve yatırımcıyı zarara uğratan belirsizliktir. Risk, ülkenin siyasal sisteminden veya ekonomik yapısından kaynaklanabilir. Finansal açıdan ise bir ülkenin borçlarını ödeyemez duruma düşmesi ihtimalini göstermektedir. Örneğin, tahvillerini aldığınız ülke iflas ederse kupon ödemenizi yada anaparanızı geri alamayabilirsiniz. Aslında bugün başka bir konuda yazmayı planlamıştım. Ancak, birkaç gün önce okuduğum ilginç bir haber nedeniyle planlarımı değiştirdim.

Belki duymuşsunuzdur. Uzun bir süredir Lübnan’da çok şiddetli bir ekonomik kriz yaşanıyor. Reuters bu krizi çözmek üzere hükümetin geliştirdiği bir plana ulaşmış. Bu plana göre Lübnan Hükümeti yerel para biriminin ABD Dolarına karşı değerini, %93 oranında düşürmeyi planlıyor. ABD Doları cinsinden olan mevduatın ise sadece 25 milyar doları, 15 yıl içerisinde dolar cinsinden hak sahiplerine ödenecek. Geriye kalan döviz hesapları ise farklı kurlardan yerel paraya çevrilerek ödenecek. Bu nedenle bazı hesaplarda %75’e yakın bir değer kaybı olacağından söz ediliyor.

Lübnan’da ülke riski alan yatırımcıların başına neler gelmiş biraz daha yakından bakalım.

Likidite krizinin tarihçesi

Wikipedia, Lübnan’ın yaşadığı krizi likidite krizi olarak adlandırıyor. Likitide krizi, nakit kıtlığı anlamına geliyor. Lübnan örneğinde döviz yada ABD Doları kıtlığı da denilebilir. Dünya Bankası ise krizi tarif etmek için depresyon kelimesini kullanıyor. Neyse, sözcüklere takılmayalım. Wikipedia‘ya göre bu kriz 2019 yılı Ağustos ayında görünür hale gelmiş. İyi de bu kriz nasıl ortaya çıkmış?

Sürdürülemez sabit kur rejimi

Benim çocukluğumda Lübnan iç savaşı ana haber bülteninin vazgeçilmez bir parçasıydı. Sanki ezelden beri sürüyordu. Sonsuza kadar da sürecek gibi görünüyordu. Neyse, iç savaş uzun sürse de sonunda bitti. Bununla birlikte, iç savaşın sonucu olarak Lübnan’ın yüksek enflasyon ve devalüasyon sorunu olduğu anlaşılıyor. Kuru istikrara kavuşturup, enflasyonu düşürmek için 1997’de yerel para birimini ABD Dolarına sabitlemişler. Şaşırtıcı bir şekilde 15-20 yıl bu sabit kur rejimini sürdürmeyi de başarmışlar. Sonra çanak çömlek patlamış. Ama nasıl patlamış?

Özünde sürdürülemez olanı sürdürmeye çalışmak

Yapay bir kur seviyesini sürdürebilmek için ülkeye sürekli sermaye akışı olması gerekiyor. Lübnan bu sermaye akışını belli bir süre sağlamış. Bu sermaye akışı ile yüksek cari açığı ve artan devlet borcunu da kapatmış. Öte yandan, Lübnan’ın döviz geliri elde ettiği kalemler oldukça sınırlı gözüküyor. Gelir kalemleri arasında turizm, gayri menkul, yurtdışından çalışanların gönderdiği paralar ve finansal hizmetler sayılabilir. Bu kalemler arasından finansal hizmetler ilgimi çekti. Hımm. Yerli ve yabancı yatırımcıların dolar mevduatlarına kimliklerini anonim tutarak yüksek faiz vermişler.

Finansal mühendislik yada cinlik

Bununla birlikte, 2016 yılında ülkeye gelen döviz akışı bir sebepten ciddi ölçüde azalmış. Lübnan Merkez Bankası, ortaya çıkan döviz açığını yerel para cinsinden kamu borcuyla Eurobondları takas (swap) ederek çözmüş. Yani finansal mühendislik yapmış. Böylece, likidite krizini geleceğe ertelemişler. Üstelik bu yöntemi ilerleyen yıllarda uygulamaya devam etmişler. Ama maliyeti de çok yüksek olmuş. IMF’in yaptığı tahminlere göre bu takas için karşı tarafa dolar bazında %40 getiri yada faiz ödemişler!

Filmin sonu

Tüm bu cin fikirlere ve icatlara rağmen döviz arzı döviz talebini karşılayamamış. 2018 yılı sonlarında ticari bankalar müşterilerin döviz hesaplarına durup duruken erişim kısıtlaması getirmeye başlamışlar. Müşterilerinin, hesaplarından dolar çekmesini engellemek için yüksek ek ücretler uygulamaya koymuşlar. Bu tarz sıkıntılar artmaya devam etmiş. Lübnan devletinin borçlarını ödeyememe olasılığı da gittikçe yükselmiş. Bu gelişmelerin sonucunda, 2019 yılından itibaren resmi kurlar ile piyasa kurları (karaborsa) ayrışmaya başlamış.

Lübnan halkı da yaşananlara tepkisiz kalmamış. Sokağa çıkmış. Gösteriler nedeniyle bankacılık sistemi 2 hafta kapanmış. Ancak sonrasında bankalar, kanunsuz bir şekilde, müşterilerinin döviz hesaplarına erişimini tamamen engellemişler. Yani ortada hiç bir resmi sermaye kontrolü kararı olmadan! Sermaye kontrollerini (örneğin hesaplara erişimi kısıtlamayı) Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’de geçtiğimiz yıllarda kriz yönetimi çerçevesinde uygulamıştı. Ancak, gece yarısı alınan resmi bir kararla bu işi yapmışlardı.

Kur ve enflasyon

Doğal olarak piyasa kurları hızla yukarı doğru yükselmiş. Kur (Dolar/Lübnan Poundu), 2019 yılı sonu ile 2020 Nisan ayı arasında 1.600’den 3.000’e çıkmış. İzleyen bir yılda da 15,200’ü görmüş. Reuters‘e göre piyasa kuru, geçtiğimiz haftalarda 34.000’i görmüş ve sonra merkez bankası müdahalesi ile 21.000 civarına geri çekilmiş. Yerel para biriminin hızla değer kaybetmesiyle enflayonun da üç haneli rakamlara eriştiğini ekleyelim. Yiyecek fiyatları, bir yıl içerisinde %500-%600’lü rakamlarla artmış. Enflasyonun tek kaynağı kur geçişkenliği değil tabi. Bütçe açıklarını, para basarak kapatmak zorunda kaldıklarını da belirtmeden geçmeyeyim. Bir süre sonra bozulan beklentiler de enflasyon rüzgarını doldurmuştur.

Lübnan’da ülke riski alan yatırımcılar

Bugün itibarıyla ülke borçlarını ödeyemiyor. Lübnan Hükümeti, çıkardığı Eurobondların vadesi gelen kupon ödemelerini yapamıyor. Lübnan bankalarında hesabı olan tasarruf sahipleri paralarını geri alamıyor. Ülkenin tüm finansal sistemi çökmüş durumda. Öyle ki Dünya Bankası‘na göre Lübnan krizi, kendi kategorisinde 19’ncu yüzyıldan bu yana dünyada yaşanan en şiddetli üç kriz arasında sayılabilir. IMF ile anlaşmaya çalışıyorlar. Ancak, finansal sistemde toplam 69 milyar dolarlık zarar var. Bu zararın yatırımcılar, mevduat sahipleri, bankalar ve devlet arasında bölüşülmesi gerekiyor. Ancak, taraflar aralarında anlaşamıyorlar. Mevcut hükümetin bu konudaki yeni planından ise yazının başında bahsetmiştim.

Lübnan bu duruma nasıl geldi?

Dünya Bankası’nın Büyük İnkar (The Great Denial) başlıklı raporuna göre krizi yaratanlar ülkenin siyasi seçkinlerinden başkası değil. Bu siyasi seçkinler devlet mekanizmasını uzun bir süre önce ele geçirmişler. Yaşamlarını ise siyasi kimliklerinin sağladığı ekonomik rantlarla sürdürüyorlar. Anlaşılan, bu grubun çıkarları ile Lübnan halkının geri kalan kısmının çıkarları örtüşmüyor. Buna rağmen, bu arkadaşlar dümenin başında oturmaya devam ediyorlar. Lübnan siyasetini bilmiyorum. Belki hala arkalarında halk desteği vardır. Yada halkın bu siyasileri iktidardan uzaklaştırma imkânı yoktur. Bilemiyorum.

Sonuç olarak

Arjantin’de, Venezuella’da ve Lübnan’da yaşayanlar ve bu ülkelere yatırım yapanlar aptal yada kötü niyetli değildi. Yine de büyük çoğunluğu üstlerine gelen tsunamiyi göremedi. Belki de yurtsever insanlardı ve kendi ülkelerinin bu duruma düşeceğini hayal dahi edemediler. Belki de Bu tür şeyler hep uzaktaki ülkelerde olur. Biz zengin, köklü ve güçlü bir ülkeyiz, bir şekilde aşarız” demişlerdir. Bana sorarsanız akıllı bir yatırımcı, ne kadar ülke riski alacağı üzerine biraz kafa yormalı. Özellikle, kendi ikballerinden başka birşey düşünmeyen popülist siyasetçilerin yönettiği az gelişmiş bir ülkede yaşıyorsa. Siz ne dersiniz?

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2022 Pintidegiltutumluyum

15 thoughts on “Ülke Riski: Lübnan’da Yatırımcıların Başına Gelenler

  1. Hocam fiziki saklamadıktan sonra sanırım hiçbir yatırımım güvencesi yok . Ona da hırsız el atabilir tabi ki. Yolumuza ışık oluyorsunuz teşekkürler

  2. Şüphesiz ki, bu yazıdan alınacak ibretler vardır..
    Yazı için teşekkürler elinize sağlık.

  3. Allahtan bize çok uzak şeyler bunlar. İbretlik bir durum yok demek isterdim de korku filmi gibi okudum valla yazıyı.

  4. Yunanisatan’da yaşanan kriz ve sonrasındaki toparlanma süreci nasıl oldu. Yunanistan’da eurobond ödemelerini yapamıyordu. Borçluları ile nasıl anlaştığı ile ilgili süreci biliyor musunuz?

  5. uzun zamandir merak ettigim fakat boyle derli toplu bir sekilde ozetini bulamadigim bir mesele hakkindaki yaziniz icin tesekkur ederim. ulke riski konusu acilmisken yine uzun zamandir merak ettigim bir konu, VUSA yerine VWRA (veya ISAC) gibi tum global piyasaya yatirim yapan ETF’leri neden tercih etmediginiz konusu. Boggleheads ABD disindaki yatirimcilar icin bunlari tavsiye ederken sizin bu konudaki dusunceniz nedir? simdiden tesekkurler

    1. Merhaba Ahmet Bey;

      Yatırım yolculuğuna çıkarken S&P500 şirketlerinin yeterince uluslararası olduğunu düşünmüştüm. 🙂 Bir diğer faktörde ABD sermaye piyasalarının geçmiş performansı oldukça iyiydi. Ama daha ihtiyatlı biriyseniz tabi ki tüm küresel piyasayı satın almak daha mantıklı olur. Selamlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Back to top