Sigorta İle Kişisel Finansal Risk Yönetimi

Sigorta İle Kişisel Finansal Risk Yönetimi

Sigorta, konusunda geçen yıl bir yazı yazmıştım. Hayat sigortası seçeneklerini incelemiş ve 50.000 Dolarlık birikimsiz hayat sigortası yaptırdığımdan bahsetmiştim. Geçtiğimiz ay yaptırdığım sigortanın yenileme zamanı geldi. Bende ölüm teminatını iki katına çıkararak poliçeyi yenilemek istedim. Ancak, sigorta şirketi yan çizdi. Teminat için tam sağlık kontrolü (check up) yaptırma şartı koştu. Benim doğal yanıtım parasını kim ödeyecek oldu. Masrafın tamamını sigorta şirketi karşılayacaktı. Zaten yıllardır aklımda olan ama sürekli ertelediğim bir işti. Kabul ettim. Birkaç özel hastahane seçeneği sundular. En lüksünü tercih ettim. Randevuyu ayarladılar. Muayene günü geldiğinde hiç bekletmeden kapsamlı muayenelere ve testlere girdim. Hizmette sınır yoktu. Efor testinden önce kahvaltı bile ikram ettiler. 🙂 Öğleye kalmadan işim bitmişti. Daha doğrusu o zaman öyle sanıyordum.

Photo by Derek Finch on Unsplash

Bir hafta sonra çalıştığım acenteden sigortacım aradı. Şirket yine sigorta yapmaya yanaşmıyordu. Anlaşılan yapılan tetkiklerde bir şey bulmuşlardı. Aslında hastahanede muayene olduğum doktorlara önemli birşey olup olmadığını sormuştum. Ciddi bir şey yok deyip geçiştirmişlerdi. Tam sağlık kontrolü işini yürüten kızcağız da sonuçları en kısa zamanda şirket ile paylaşacaklarını söyledi. Yani sağlık durumum hakkında bana bilgi vermediler. Ticari sır… Neyse, şirket istediğim teminatta sigorta yaptırabilmem için MR’a girmemi istiyordu. Tabiki masraflar şirkete aitti. Kabul ettim. Zira meraklanmıştım. Acaba önemli bir sağlık sıkıntım mı vardı?

İşler karışıyor

En kısa sürede MR için bir randevu tarihi belirlendi. Aynı hastahaneye bu sefer MR için gittim. Bekletmeden MR’a aldılar. Ama önce bir feragetname imzalattılar. Zira hem damar yolundan ilaçlı hem normal MR talep ediliyordu. Doğal olarak endişe ve stres seviyem arttı. Hazırlanıp cihazın içine girdim. Önce damar yolu açtılar, sonra sedyeye sabitlediler. Girenler bilir basık bir ortamda makinenin gürültüsü eşliğinde kıpırdamadan 65 dakika yattım. İşte o an insan hayatını ve kendini sorguluyor. Ya yolun sonuna geldiysem? Sorular, sorular…

İşlem bittikten sonra hastahaneden bilgi alamadım. Sigorta şirketi ile görüşmemi söylediler. Endişeli bir şekilde şirketten geri dönüş beklemeye başladım. Aradan bir hafta geçti. Sigortacım telefonla arayarak MR’da bir şey tespit edildiğini söyledi. Dolayısıyla şirket sigorta yapmaya yanaşmıyordu. Sigorta yapmak istiyorsam yine muayene olmalıydım. Masraf gene şirkete aitti. Kabul ettim. Aynı hastahanenin ilgili doktoruna muayeneye gittim. Allah’tan doktor sonuçların yaşıma göre normal olduğunu söyledi. Yani korkulacak bir durum yoktu. Doğal olarak rahatladım. 🙂 İzleyen hafta da şirket 100.000 Dolarlık sigorta talebimi yerine getirdi.

Sigorta şirketi benim sağlığımla niye bu kadar ilgilendi?

Kumar masası

Güzel hikaye değil mi? Ama mutlu sondan önce bana pek güzel gelmemişti. Doğal olarak merak ediyorsunuz. Şirket niye beni maliyetini karşılayarak tam sağlık kontrolüne gönderdi? Yerinde bir soru. Finansal açıdan gerçekte olan şu: şirket ve ben karşılıklı olarak kumar masasına oturduk. Belli bir süre zarfında ölme olasılığım üzerine bahse gireceğiz. Bahis sözleşmesini imzaladıktan sonra ölürsem (Allah korusun!) şirket 100.000 Dolar kaybedecek, yaşarsam 516 dolar kazanacak. Ölme olasılığım yeterince küçük olmalı ki şirket girdiği bu tarz bahislerden para kazanabilsin. Yani kumar masasından karla kalkmak için benim ölme olasılığımı çok iyi tahmin etmek zorunda.

Photo by Ben Lambert on Unsplash

Yalnız ortada bir sorun var. Masadaki rakibim benim elimdeki kağıtlar (yani sağlığım) hakkında ayrıntılı bilgiye sahip değil. Sadece yaşımı biliyor. Gerçi genel ölüm istatistikleri kapsamında yaş bilgisi de epey bir ipucu sağlıyor. Buna rağmen teminat nispeten büyük olduğu için bu ipucu yeterli değil. Her kumarhane sahibi gibi kasanın kazanmasını istiyor. Ölümcül bir hastalığım olduğundan, bunu gizlediğimden yada henüz bilmediğimden kuşkulanıyor. Ekonomi literatüründe asimetrik bilgi sorunu deniliyor bu duruma.

Ölme olasılığım yüzde kaç?

Sigorta şirketine göre

Şimdi teminat miktarı ve ödediğim sigorta primini kullanarak önümüzdeki bir yıl içerisinde ölme olasılığımı hesaplayalım. Ölme olasılığım p olsun. Şirketin bu bahse girmesi için beklediği getirinin pozitif olması lazım. Ölme olasılığım p ise ölmeme olasılığım (1-p)’dir. Bu durumda şirketin bu kumardan beklediği kar koşulu (1 – p) * 516$ > p * 100.000$‘dır. Eşitsizliği düzenleyelim: 516$ > (100.000$ – 516$) * p. Yani p < (516$/99.484$)=0.00519’dur. Diğer bir deyişle şirketin kar edebilmesi için ölme olasılığımın (p), onbinde 52’den (%0,52) küçük olması gerekiyor. Eğer şirket bu şartlarda hayat sigortası yapmayı kabul etmeseydi ölme olasılığımın bu rakamdan yüksek tahmin ettiklerini anlayacaktım.

Devlete göre

Ne zaman öleceğimle sadece sigorta şirketleri değil sağolsun devletimizde çok ilgileniyor. Zamanında Hazine Müsteşarlığı, üniversiteler ve sigorta şirketleri birararaya gelerek Türk vatandaşlarının ne kadar yaşayacağını tahmin etmişler. Elde ettikleri bulguları ‘Mortalite Tabloları‘ olarak kamuya açmışlar. Sebep tamamen duygusal. 🙂 Buna göre 43 yaşındaki ortalama bir Türk erkeğinin kalan ömrü 32 – 36 yıl arasında tahmin ediliyor. Yani bazıları bu ortalama değerin altında, bazıları da üstünde yaşayacak. Ama ortalaması bu aralıkta. Kendi durumunuzu merak ediyorsanız şuradan bakabilirsiniz. Ölüm olasılığım ise aynı yaş bir erkek için %0,23 olarak tahmin edilmiş. Tabi tabloyu doğru anladıysam. Birde çalışma biraz eski. 10 yılık.

Bu arada konudan sapacağız ama yeri geldi söyleyeyim. Sosyal Güvenlik Kurumu’na göre 65 yaşında ortalama bir Türk vatandaşının kalan yaşam beklentisi erkeklerde 14,8 yıl. Kadınlarda ise 19,4 yıl. Ne kadar bilimsel çalışıyorlar ayrı bir konu. Bununla birlikte, emeklilik maaşlarını planlarken bu istatistikleri baz almaları gerekiyor.

Niye 100.000 Dolarlık sigorta yaptım?

Çocuk için

Photo by Senjuti Kundu on Unsplash

Hayat sigortası yaptırmamın sebebi tabi ki çocuk için. Önümüzdeki bir yıl içerisinde ölme olasılığı binde 5 diyelim. Bu rakam, olasılığın sıklık tanımına göre bin kişiden beşi kısa çöpü çekiyor anlamına geliyor. Kısa çöpü çektikten sonra sizin bu dünyayla işiniz kalmıyor. Dert yok, tasa yok. Öte yandan geleceği size bağımlı kişiler varsa ölümünüz onlar için büyük bir sefalet anlamına gelebilir. Tabi insanlar bu olasılığı çoğu zaman gözardı ediyor. Özellikle, finansal okur yazarlığın düşük olduğu bizim gibi toplumlarda. Ancak risk küçük olsada gerçekleştiğinde sonuçları örneğin çocuğunuz için muazzam ölçüde yıkıcı. Kişisel deneyimim de yaptırmamı söylüyor. Şarkı sözü gibi olacak ama neredeyse babamın öldüğü yaştayım. Babam vefat ettiğinde geriye bir ev hanımı ve okul çağında üç çocuk bıraktı. Neyseki biraz varlığı vardı ve ‘idare’ ettik. Benzer bir durum olursa çocuğumun sıkıntı çekmesini istemiyorum. Bir poliçe satın alarak çocuğumun geleceğini güvence altına alıyorum.

Niye dolar?

Her sigorta şirketi dolarla teminat veriyor mu bilemiyorum. Ancak ben hesabımı kitabımı dolarla yapıyorum. Nedenini de defalarca yazdım. Tekrarlamayacağım. Merak eden şu yazıya bakabilir.

Teminat miktarını nasıl belirledim?

İhtiyaç duyduğum teminatı nasıl belirledim? Bu sorunun cevabı herkes için farklı olacaktır. Ama genel mantık şu: gelecekte elde edeceğiniz nakit akışını bugüne indirgeyip topluyorsunuz. Yöntem tanıdık geldi mi? 🙂 Teori bu olsada gerçek hayatta bu kadar ince hesap yapmaya gerek yok. Diyelim 40 yaşında bir bordro mahkumusunuz. 65 yaşına kadar çalışmayı planlıyorsunuz. Ayda ortalama 1.000 dolar kazandığınızı varsayalım. Üstelik bu maaş reel olsun. İskonto işine de girmeyelim. Bu durumda sizin aileniz açısından bugünkü maddi değeriniz (12 * 1.000$) * (65 – 40) = 300.000$ ediyor. Bu rakamı tavan olarak kullanıp bir teminat belirleyebilirsiniz. Öte yandan eşiniz çalışıyorsa, evinizi aldıysanız ve belli bir miktar birikiminiz varsa çok daha düşük bir teminat yeterli olur. Hesabı bilerek basit tuttum. Yoksa kalan ömür beklentiniz veya emekli maaşınız da dikkate alınabilirdi. Ama kafa karıştırmaya gerek yok.

Maliyetim

Hikayeme geri dönelim. An itibarıyla bu sözleşme benim için karlı bir işlem oldu diye düşünüyorum. Geçen sene 238$ ödemiştim. Ama ödediğim primi vergiden düşerek %35’ini geri aldım. Yani cebimden çıkan 238$ * (1 – 0,35) = 154,7$ oldu. Benzer şekilde bu yıl da 516$ ödedim. Yine %35’ini bu ay geri alacağım ve maliyetim 516$ * (1 – 0,35) = 335,4$ olacak. Yani aylık 27,95$. Öte yandan tam sağlık kontrolü, MR ve özel muayene maliyeti var. Aynı özel hastahanede bu işlemleri kendim yaptırmaya kalksaydım muhtemelen ödediğim toplam primlerin çok daha fazlasını öderdim. Sağolsun sigorta şirketi benim sağlığım için benden daha fazla endişeleniyor. 🙂 Benim de bir itirazım yok. Peki kontrolde sorun çıksaydı? O zaman sigorta işi en son kaygım olurdu…

Sonuç olarak

Photo by Caleb Woods on Unsplash

Sigortayı emniyet kemeri gibi düşünebiliriz. Bin kere takarsınız hiç birşey olmaz. Bir kez lazım olur, takılıysa hayatta kalırsınız. İşte bu yüzden hayat sigortası yaptırıyorum. Sevdiklerimi koruyorum. Özellikle küçük yaşta çocuğu olanlara basit birikimsiz bir hayat sigortası yaptırmalarını öneriyorum. Zamanla birikiminiz arttıkça, çocuklar büyüdükçe teminatınızı azaltarak sigorta giderinizi kontrol altına alabilirsiniz. Finansal bağımsızlığa erişirseniz gerek duymayadabilirsiniz. Kişisel finans alanında riskleri yönetmek en önemli konulardan biri diye düşünüyorum. Maalesef Türkiye’de insanların bu konuya hakettiği önemi vermediklerini gözlemliyorum. Çoğu kişi arabasına kasko yaptırmayı normal karşılıyor. Ama hayat sigortası yaptıran az. Çocuklarınız mı önemli yoksa bir dört teker mi?

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2021 Pintidegiltutumluyum

12 thoughts on “Sigorta İle Kişisel Finansal Risk Yönetimi

  1. Güzel bir konuya değinmişsiniz. Elinize sağlık.
    Giden kurtuluyor olabilir ama geride kalanların sıkıntı çekmemesi gerçekten önemli.
    İş hayatına girdiğim andan itibaren bana bir şey olursa geride kalanlar ne yapacağını sürekli sorguluyordum.
    Çalıştığım şirket tarafından yaptırılan 50.000 $ teminatlı bir sigortam mevcut. Onun haricinde sayenizde keşfettiğim Eurobond yatırımı ve temettü hisseleriyle yolumuza devam ediyoruz.
    Umarım sağlıklı ve finansal özgür olarak yaşayabileceğimiz güzel ve sağlıklı günlerimiz olur da poliçeye gerek kalmaz.

    1. Merhaba Sirhan Bey;

      İlginiz için teşekkür ederim. Riski görüp erken bir zamanda tedbir almışsınız. Tebrik ediyor, dileğinize de canı gönülden katılıyorum. Selamlar.

  2. Merhabalar, bilgilendirici yazınız için teşekkürler. Ücretin %35’ini nasıl geri alıyorsunuz. Prosedür nasıl işliyor. Bilgi verirseniz sevinirim.

    1. Merhaba Özgür Bey;

      Bordrolu bir çalışansanız ödediğiniz birikimsiz hayat sigortası priminin tümünü vergi matrahından düşme şansınız var. Bir dilekçe hazırlayıp, ödeme belgenizin bir kopyasını (dekont) da ek yapıp muhasebe biriminize vermeniz yeterli olur. Yıl sonuna doğru denk getirirseniz daha güzel olur. Çünkü vergi diliminiz yüksek olur. Böylece vergi matrahından yapılan düşüşün size geri dönüş oranı da yüksek olur. 🙂 Selamlar.

  3. Merhaba,
    Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Daha önce hiç düşünmediğim bir konuydu, düşününce çok çok mantıklı. Belli bir süre sonrasında yatırılan primin alınabildiği sigortalar da var gördüğüm kadarıyla. Neden birikimsiz’i tercih ettiniz, özel bir sebebi var mı? Bir de eğer varsa bu tip sigortalarda önce çıkan, güvenilir bir firma öneride bulunabilirseniz sevinirim?
    tekrar teşekkürler, sağlıklı bir hayat dilerim.

    1. Merhaba Süleyman Bey;

      Yazıyı beğenmenize sevindim. Birikimli ile birikimsiz sigorta alternatiflerini aşağıdaki yazımda karşılaştırmıştım. Benim açımdan birikimli sigortanın bir getirisi yok. Tasarruf yapabiliyorum. Yatırım yapabiliyorum. Tasarruflarımı sigorta şirketine versem yıllarca dokunamayacağım. Vergi açısından da birikimsiz daha avantajlı gibi. Kendi sigortamı Allianz’tan yaptırdım. En ucuz teklifi o vermişti. Selamlar.

      Hayat Sigortası Üzerine Kısa Bir Not

  4. Merhaba,

    Tesadüfen yazınızdan 3 gün önce de ben bu hayat sigortasını yaptırmıştım. Vergi avantajından dolayı çok uygun olduğunu düşündüm. Risk gerçekleşmediğinde tüm ödemelerin geri alınması konusu sizin sigortanızda da var değil mi?

    Avantajlar,
    + vergi diliminize göre o oranda iade,
    + risk gerçekleşmezse yatırılan miktarın tamamının geri alınabilmesi ve vergi olmaması (12-15 yıl)
    +risk gerçekleşirse toplam ödemenizin 3-4 katı teminat, trafik kazası gibi ani bir sebep ile olursa x2 kat daha teminat
    +belirli süre ödemeler dondurulabiliyor
    +kadınlar için teminatlar çok yüksek çıkıyor, yani ödemeleri 2’ye bölüp hem anne hem baba sigortalanırsa iki tarafın riski de teminat altına alınmış oluyor ve toplam teminat miktarı oldukça yükseliyor.

    dezavantajlar
    – çıkış yapılması durumunda ne kadar erken çıkılırsa o kadar fazla kesinti olması, (bu nedenle aylık ödemelerimi risksiz bir seviyede tutmayı tercih ettim ama tabi ki ödemeleri dondurma seçenekleri de bu dezavantajı ortadan kaldırmak için kullanılabilir.)

    Belki sizin şartlarınız farklıdır, yine de bilgi olması açısından paylaşıyorum.

    1. Bilgiler için teşekkür ederim Oğuz Bey. Verdiğiniz bilgilerden sizin birikimli bir hayat sigortası yaptırdığınızı anlıyorum. Ben daha basit birşey tercih ettim. Dolayısıyla bir geri ödeme yok. Sadece tamamnını vergiden düşüyorum. Tabi önemli olan risklere karşı tedbir almış olmak. Ölüm riski çok düşük bir risk. Yani olasılık dağılımının en uç noktasına denk geliyor. Moda tabirle kuyruk riski yada kara kuğu. Ama Allah göstermesin olursa geride kalanlar (çocuklar veya eşler) en azından maddi zorluk yaşamasınlar diyorum. Benzer bir şekilde düşünüp tedbir almışız. İyi de yapmışız. Sevgiler;

  5. Yazının başında gerçekten çok gerildim. Bende empati hastalığı var hemen kendimi karşıdaki kişinin yerine koyuyorum. Koydum ve çocuğum gözümün önüne geldi. Ama daha sonra her şeyin yolunda olduğunu okuyunca adınıza sevindim.
    Açıkçası bu “geleceği size bağlı kişilerin sefaleti yaşama ihtimali” gerçekten çok canımı sıktı. Sanırım en kısa zamanda tekrar hayat sigortası yaptırmayı düşüneceğim. Daha önce de düşündüm hatta ailem için TSS yaptırdığım Allianz ile görüştüm, 100.000 teminat için 500$ civarı bir rakam talep ettiği için ertelemiştim ama bahsettiğiniz ihtimal şu an da aklımı kemiriyor. Sanırım en kısa zamanda bu konuyu halletmem gerekecek. Allah hepimize uzun ömür versin ama eğer bu dünyadan göçüp gideceksek arkamızda evladımız için çok güzel bir “fırsat” bırakalım.

    1. Merhaba Murat Bey;

      Bu kadar gerilmenize üzüldüm. Doğrusu ben de çok endişelenmiştim. Allaha şükür sonu hayırlı bitti. Böyle olmayabilirdi. Ben tedbirli olma taraftarıyım. Konu çocuk olunca paraya kıyarım. Sizinde böyle düşünmenize sevindim. Sağlık ve sıhhat diliyorum size. Selamlar.

  6. merhaba bu site benim günlük faydalandığım bir site haline geldi . teşekkür ediyorum öncelikle. bende yazınızı okumuştum yakın zamanda babamı trafik kazasında kaybedince çocuklarımın ve eşimin az da olsa riskte olduğunu daha iyi anladım . ve birikimli sigortayı önceki yazınızdan dolayı vazgeçtim . bana da en uygun teklifi allianz verdi . 90.bin dolar 242 usd yıllık sizce uygunmu?. yaşım 30. . siz ödemeyi yıllıkmı yaptınız yoksa aylık olarak mı . yıllık yapıldığı zaman sanırım vergi inidirimin de üst limite takılacağım vergi dilimi %27 olduğundan…

    1. Merhaba Ufuk Bey;

      Başınız sağolsun öncelikle. Uygun br teklif almışsınız. Benim yaşım sizden epey fazla olduğu için maliyeti neredeyse iki katına geldi. Ben sene sonunda tek seferde ödedim. Dolayısıyla vergi açısından sorun olmadı. Ancak, siz taksit yaptırabilir ve her ay ödediğiniz miktarı vergi matrahından düşebilirsiniz. Sevgiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Back to top