Enflasyon canavarı küresel ekonomiye geri döndü!

Enflasyon canavarı küresel ekonomiye geri döndü!

Enflasyon canavarı -Japonya hariç- gelişmiş ekonomilere geri dönmüş gözüküyor. ABD’de Ekim ayı sonunda geriye dönük bir yıllık enflasyon oranı %6,2 olarak gerçekleşti. ABD’de 30 yıldır görülmemiş derecede yüksek bir değer… Avro bölgesinin en büyük ekonomisi Almanya’da da Ekim ayında geriye dönük bir yıllık enflasyon oranı %4,5’e ulaştı! Söz konusu oran son 28 yılın en yüksek değeri. Keza İngiltere’de de yıllık enflasyon %3,1’e yükseldi. Üstelik önümüzdeki sene %5’i aşması da muhtemel görülüyor.

İlk yazımdan itibaren enflasyonun yatırımcı açısından en sinsi düşman olduğunu söylüyorum. Enflasyon canavarı siz farkında olmadan tasarruflarınızı yer. Sadece sizin değil şirketlerin karlarını da yer. “Alım Gücü, Enflasyon ve Finansal Bağımsızlık” başlıklı yazımda Türk Lirasındaki değer kaybının bizi nasıl fakirleştirdiğini anlatmıştım. Bu konudaki son yazımda değildi… Finansal bağımsızlık yolculuğumda enflasyonun çaresini ABD Dolarına kaçışta bulmuştum. Ancak, yüksek enflasyon ABD dolarını de kemirmeye başladı. Şimdi oturup biraz düşünme zamanı. Zira bu olgu oyun planınızı değiştirmenizi gerektirebilecek türden bir gelişme.

Neden şimdi yüksek enflasyon?

Peki enflasyonun kaynağı ne? Cevap bana göre basit: pandemi. 2 yıl önce başlayan Covid-19 pandemisi ekonomik gerçekliği radikal bir biçimde değiştirdi. Reel ekonomide ve finansal piyasalarda çöküşü önlemek için devreye sokulan genişletici para politikaları ve cömert finansal transferler sonunda enflasyonun yükselmesine neden oldu. Aslına bakılırsa ekonomi teorisi de zaten bunu öngörüyordu. Paranın miktar teorisine göre para arzını ekonomideki reel çıktı artışından daha hızlı artırırsanız sonunda fiyatların genel seviyesi yükselir. Şaşırtıcı olan daha önce (2008 krizi) bu öngörünün gerçekleşmemesiydi. Aslında Dolar’ın rezerv para statüsünde olması bunu sağladı diyebiliriz. Zira yaratılan fazla para gelişmekte olan ülkelere akıp oralarda büyüme ve enflasyonu yükseltti. ABD ise düşük enflasyon ortamında yüksek ve istikrarlı büyüme sağladı. Bazı iktisatçılar bu durumu ABD’nin enflasyon sorununu gelişmekte olan ülkelere ihracı olarak nitelendirip eleştiriyor. Neyse, biz konumuza odaklanalım.

Yüksek enflasyon ortamı geçici mi kalıcı mı?

Photo by Matt Walsh on Unsplash

FED Başkanı Jerome Powell, enflasyon yükselişe geçtiğinde ısrarla bu olgunun geçici olduğunu söylüyordu. Haklı da olabilir. Ancak, bu fikri savunmak giderek zorlaşıyor. ABD’de 5 aydır yıllık enflasyon %5’in üzerinde. Yüksek enflasyonda geçen süre ne kadar uzarsa beklentiler yoluyla kendi kendisini besleyen bir süreç başlayabilir. Uluslararası ekonomi basınına göre yüksek enflasyonu yaratan çeşitli faktörler var: (1) pandemi döneminde karlılığı düşen firmaların kar marjlarını artırmaları, (2) küresel arz zincirinde yaşanan sıkıntılar sonucu oluşan kıtlık, (3) yükselen enerji (petrol) fiyatları, (4) genişletici para ve maliye politikları ile toparlanan ekonominin yarattığı güçlü toplam talep bu faktörler arasında sayılabilir. Bu sorunların en azından bir kısmı önümüzdeki dönemde çözülebilirse enflasyon daha makul bir orana düşebilir. Bu arada FED’in enflasyon hedefinin %2 olduğunu da belirteyim.

Enflasyon canavarı yatırımcı için niye önemli?

Photo by Veit Hammer on Unsplash

Bireysel ve kurumsal yatırımcılar açısından yüksek enflasyon çok büyük bir problem. ABD’de yaşayan bir yatırımcı olduğunuzu düşünün. Paranızı da risksiz devlet tahvilinde değerlendirmek istiyorsunuz. ABD on yıllık hazine tahvillerinin getirisi %1,5’larda geziniyor. Ama diyelim önümüzdeki yıl için de beklenen enflasyon %6… Reel getiriniz eksi %4,5… Koşullar iki yıl üst üste böyle olsa sermayenizin onda birini enflasyon canavarı kapar. Tabi bolca risk alıp paranızı tarihi zirvesinde seyreden hisse senetlerine basmak da bir seçenek. 🙂 Yada altına mı kaçmalı? Türkiye’de yaşayan bir yatırımcı olarak benim için daha da büyük bir sorun. Çünkü artık enflasyona ezilmemek için dolar bazında da minimum %6 getiri elde etmem gerekiyor. İyi de nasıl olacak bu iş?

Yatırımcı için pratikte ne anlama geliyor?

Dolar/TL kuru

Genel kabul gören ekonomi teorisi, uzun dönemde Türk Lirası’nın ABD dolarına göre değerinin iki ülke arasındaki enflasyon ve faiz oranı farkları kadar değişeceğini söylüyor. ABD’de enflasyon ciddi olarak yükselirse ABD Merkez Bankası enflasyonu düşürmek için politika faizini kademeli olarak artıracaktır. Diğer ülkeler (Türkiye) politika faiz oranlarını bu artışları karşılayacak şekilde artırmazlarsa doların değeri artar. Öte yandan T.C. Merkez Bankası şu an bırakın politika faizini artırmayı, dünyadaki tüm merkez bankalarının aksine politika faizini düşürüyor. 🙂 Dolayısıyla, bu politikadan u-dönüşü yapılmazsa TL’nin ABD Doları karşısında acı kaderi belli maalesef…

ABD hazine tahvilleri

ABD borç piyasası yani ABD Hazine tahvilleri küresel finans sisteminin temelini oluşturuyor. ABD’de enflasyonun kalıcı olarak yükseldiği endişesi yaygınlaştıkça ABD Hazine tahvillerinin getirileri yükselecek, fiyatları ise düşecektir. Dolayısı ile finansal sıkılaşma sürecine elinde yüksek miktarda tahvil bulundurarak girenlerin zarar edeceğini söyleyebiliriz. Öte yandan getiri oranları yükseldiğinde elinde nakit bulunduranlar için güzel bir alım fırsatı sunacaktır piyasa diye düşünüyorum. Ayrıca, getiri oranları yeterince yükselirse pay piyasasından tahvillere sermaye akışı da olabilir. Bu durum hisse senetlerinin beklenen getirileri açısından bir risk. Son olarak, TIPs (Treasury Inflation-Protected Securities) yani enflasyona endeksli devlet tahvillerine talep artabilir.

S&P 500 ve ABD hisse senetleri

Yükselen enflasyona tepki olarak FED planladığından daha önce ve daha hızlı finansal sıkılaştırmaya gidebilir. Yani piyasadan tahvil ve bono alımını sonlandırabilir ve politika faizi oranını kademeli olarak artırmaya başlayabilir. Bu durumda, dolar arzı azalır. Ayrıca, tahvillerin getirileri yükselir. Keza piyasa faizlerinin yükselmesi iskonto oranının artması anlamına gelir. Diğer bir deyişle, payları piyasada işlem gören şirketlerin değerlemeleri matematiksel olarak düşer. Çünkü, bir şirketin değeri gelecekte elde edeceği nakit akışlarının toplamının bugünkü değeridir. Bugünkü değeri hesaplarken nakit akışlarını iskonto (indirgeme) oranına böldüğümüzü hatırlatayım. Halihazırda ABD hisse senetleri değerlemelerinin tarihsel ortalamalara kıyasla oldukça yüksek olduğunu düşünürsek, bu senaryo kapsamında fiyatlarda sağlam bir düzeltme olursa şaşırtıcı olmaz.

Altın

Photo by Jingming Pan on Unsplash

Altın binlerce yıl boyunca enflasyona karşı en büyük güvenli liman oldu. Şimdi de olmaması için bir sebep göremiyorum. Eğer FED’in enflasyon konusunda kontrolü kaybettiği algısı yayılırsa yatırımcılar altına sığınabilir. Türkiye özelinde küçük yatırımcılar için hem TL hem Dolar’daki değer kaybından korunmak için pratik bir alternatif teşkil ediyor.

Eurobond

Enflasyon canavarı FED’i hızlı finansal sıkılaşmaya zorlarsa ABD hazine tahvilleri getirilerinde yaşanacak artış Eurobondlara‘da yansıyacaktır. Zira yatırımcılar gelişmekte olan ülkelerden daha yüksek getiri talep edeceklerdir. Tabi bu durum borçlanma ihtiyacı yüksek olan gelişmekte olan ülkelerin lehine değil. Elinizdeki Eurobondların değeri de dolar cinsinden önemli ölçüde düşebilir. Öte yandan, elinde nakit olanlar yüksek getiri oranlarını çekici bulabilir. Çünkü bir sonraki aşamada FED enflasyonu kontrol altına alıp düşüş sağladığında piyasa fazi oranları da düşecektir. Faiz oranları düştüğünde ise yüksek getiriden aldığınız Eurobondlardan iyi bir sermaye kazancı elde edebilirsiniz.

Borsa İstanbul

Photo by Süheyl Burak on Unsplash

Finansal piyasalarda sürü psikolojisi oldukça etkili oluyor. Ayrıca, krizlerin bulaşıcılık özelliği olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle, gelişmiş ülke borsaları düşerken Borsa İstanbul’un pozitif ayrışması zor diye düşünüyorum. Yabancı payının nispeten düşmüş olması ve hisse senetlerinin dolar bazında hala oldukça ucuz olması düşüş oranını sınırlayabilir. Bir diğer noktada yüksek TL enflasyonu nedeniyle nominal bazda pay fiyatları fazla düşmeyebilir. Hatta hiç düşmeyebilir. Yani reel bazda veya dolar bazında bir düşüş söz konusu olabilir. Tabi diğer tüm diğer değişkenlerin aynı kaldığı varsayımı altında böyle olabilir diyorum.

Sonuç olarak

Enflasyon canavarı gelişmiş dünya ekonomilerine geri dönmüş gözüküyor. Eğer yüksek enflasyon oranlarının kalıcı olduğu anlaşılırsa politika yapıcıların uyguladıkları para ve maliye politikalarını 180 derece değiştirecekleri açık. Süreç kontrolden çıkarsa finansal piyasalarda fırtınalar kopabilir. Kontrolden çıkmasa bile ciddi oynaklıklar olacaktır. Her zaman dediğim gibi kimsenin geleceği gördüğü kristal bir küresi yok. Şimdilik gelişmeleri yakından takip etmeye çalışıyorum. Acelem yok. Çünkü finansal bağımsızlık portöyümü iyi çeşitlendirdiğimi düşünüyorum. Bununla birlikte, geleceği bilemesem de planlama yapmanın bana bir zararı yok. Nitekim, bireysel yatırımcı olarak farklı senaryolarda ne yapacağımı da düşünmeye başladım. Siz ne düşünüyorsunuz? Yüksek enflasyon oyunun kurallarını değiştiriyor mu?

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2021 Pintidegiltutumluyum

4 thoughts on “Enflasyon canavarı küresel ekonomiye geri döndü!

  1. Kanada’da yaşıyorum. Bloğunuza Ben Felix’in (Kanada’da populer bir finansal danışman) videolarında çok sık anlattığı Fama-French modelini anlamak için Türkçe bilgiye erişmek isterken denk geldim. Pandemi ilan edilince borsadaki yüzde 30 düşüş sonrası borsayla ilgilenmeye başladım. Tabi bilgim olmadığından bu fırsattan tam olarak faydalanamadım. Şimdi de anlıyorumki herşey çok pahalı dolayısıyla beklenen getiri düşük olmalı. Emeğiniz için teşekkür ederim.

    1. Merhaba Ali Bey;

      Ben Felix’in paylaşımlarını bende ilgiyle takip ediyorum. 🙂 Oradan hareketle pintidegiltutumluyum’u keşfetmeniz de çok güzel olmuş. Yatırım konusunda geç kaldım diye üzülmeyin. Sermaye piyasalarında fırsatlar hiç bitmez. Önemli olan takip edip, fırsat geldiğinde hazır olmanız. Sevgiler.

  2. Yazılarınızı ne kadar zevkle takip ettiğimi anlatamam… Finansal konuları anlaşılır bir dil ve üslup ile anlatmanıza bayılıyorum…. Öğreniyorum, öğrendikçe ilgim daha da artıyor…

    Aklınız ve elinize sağlık,
    Teşekkürler

    1. Sizlerden güzel geri dönüşler almak beni mutlu ediyor. Beğendiğiniz yazıları sosyal medyada paylaşmayı da unutmayın lütfen. Sevgiler;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top