Gelir Artırmaya Kafa Yormalı mı?

Gelir Artırmaya Kafa Yormalı mı?

Gelir artırmaya kafa yormanın zamanı geldi mi sorusu bu aralar hep aklımda. Bildiğiniz gibi şu ana kadar bir bordro mahkumu olarak tasarruflarımı yatırıma yönlendirmeye odaklandım. Ancak, yüksek enflasyon sonucu alım gücümün sürekli düşmesi tasarruf oranım üzerinde çok kısıtlayıcı bir faktör haline geldi. Bu durumu çeşitli (buraya ve şuraya tıklayabilirsiniz) yazılarımda dile getirmiştim. Tasarruf oranının finansal bağımsızlık yolculuğunuzun süresini belirleyen en önemli etken olduğunu ilk yazılarımdan birinde göstermiştim. Ancak, yüksek tasarruf oranı yüksek harcanabilir gelir düzeyine sahipseniz ulaşılabilir. Aksi takdirde kendinizi ve varsa ailenizi yoksunluğa sürüklersiniz. Bu yolu izlemenizi tavsiye etmiyorum. Daha önce de yazdığım gibi böyle bir durumda gelirinizi artırmaya öncelik vermeniz daha mantıklı olur.

Gelir seviyem ne kadar düştü?

Geçtiğimiz günlerde bu konuyu işyerimde bir arkadaşımla konuşuyorduk. Dolar bazında maaşlarımız ne kadar eridi diye. Arkadaşım üşenmedi 10 yıl önceki bordrosunu buldu. 🙂 Hemen o günkü kurdan dolara çevirdik. Ardından son maaşımızı dolara çevirdik. Aradaki fark %-45! Yani son 10 yılda maaşım reel alım gücü anlamında neredeyse yarı yarıya düşmüş durumda. Üstelik arada ünvan artışı falan filanda var. Bu açıdan bakınca hepsi boş. Üstelik, siyasi irade enflasyonla mücadele etmeye niyeti olmadığını her fırsatta belli ediyor. ‘Çin modeli kalkınma‘ da siyasi söylem haline geldi. Bilmeyenler için tekrar edeyim. Tek parti yönetiminde demir yumrukla yönetilen, partili seçkin sınıfın rahat yaşadığı, geri kalan %99’un ise karın tokluğuna haftanın 7 günü günde 12 saat çalıştığı, emek sömürüsü ile hızla sermaye birikimi ve sanayileşme sağladı Çin. TL’nin pul olmasına göz yumarak emeğin fiyatını ucuzlatmak ve bu yolla cari açığı kapatmak istiyorlar. İşe yarar mı? Bence yaramaz. Ama bu yazının konusu bu değil.

Gelir seviyem daha ne kadar düşebilir?

Yaşım itibarıyla SSCB’nin dağılışını hatırlıyorum. Hatırlayacak yaşta bir çocuktum o zamanlar. 🙂 İzleyen yıllarda da eski Sovyet ülkelerinden gelenlerin perişan halini gazetelerden okur ve televizyonlardan izlerdik. Koskoca profesörlerin, doktorların maaşları 100 dolar olur mu diye hayret ederdik. Yüksek enflasyonla mücadele edilmezse aynı konuma düşmemek için bir neden göremiyorum. TUİK‘in ‘resmi’ verilerine göre yıllık enflasyon %19,58. Enflasyon Araştırma Grubu‘nun verilerine göre ise yıllık enflasyon %44,7! Kendi deneyimlerimden yola çıkarak benim enflasyonum ikincisine yakın diyorum.  Ekonomi teorisi uzun dönemde Türk Lirası’nın ABD dolarına göre değerinin iki ülke arasındaki enflasyon ve faiz oranı farkları kadar değişeceğini söylüyor. İkinci oran gerçekse ve mevcut siyasi tercih önümüzdeki yıllarda da korunursa 5 yıl sonrasını düşünmek istemiyorum…

Ne yapabilirim?

Önümüzdeki genel seçimlerde halkımız nasıl bir ülkede yaşamak istediğine karar verecek. Bu noktada iki olası gelecek senaryosu öne çıkıyor. Birincisinde ne olabileceğini “Senaryo Analizi: Ya Türk Lirası Değerlenirse?” başlığı altında ele almıştım. İkincisini ise az önce yukarıdaki paragrafta okudunuz. 🙂 Peki ikinci senaryo da bireysel olarak ne yapabiliriz? İlk aklıma gelen pek çok insanın yaptığı gibi coğrafyayı değiştirmek. Yani gelir seviyesi yüksek gelişmiş bir ülkeye göç etmek. İkinci yöntem ise mümkünse döviz bazlı ek gelir yaratmak. Böylece, yarattığımız gelir ile alım gücü kaybını telafi edebiliriz. Aslında bu ikinci seçeneği “İş Kurmak ve Finansal Özgürlük” başlıklı yazıda “The Millionaire Fastlane” (Milyonerin Hızlışeridi) adlı kitap özelinde incelemiştim. Bu ara ikinci seçeneği kafamda evirip çeviriyorum. Sonuçta ne kaybedebilirim ki? En fazla ufak bir miktar para. Öte yandan araştırma yapmaya da başladım. Kısaca öğrendiklerimden bahsedeyim.

Ek gelir yolları

İnternetten para kazanma işinin biraz suyu çıkmış. Ciddi bir kolay yoldan köşe dönmeci yazın var. Ancak, bazıları size fazla olmasa da birşeyler kazandırabilir. Örneğin, Fiverr gibi sitelerde 5 dolar karşılığı işler yapılabiliyor. Yine bir kaç dolar karşılığında anket doldurabiliyorsunuz. İngilizceniz iyiyse serbest yazar olarak blog yazıları yazıp satmanız mümkün. Yazı başına 50 ila 200 dolar arasında bir gelir elde edilebilir gözüküyor. El beceriniz varsa Etsy gibi platformlarda yaptığınız şeyleri satmanız mümkün. Fotoğraf hobiniz varsa çektiğiniz fotoğrafları satabilirsiniz. İyi derecede bir kaç dil biliyorsunuz çevirmenlik yapabilirsiniz. Tabi bunların hepsi zaman ve emek istiyor. Zira zamanınızı satıyorsunuz. Dolayısıyla sizi zengin edecek şeyler değil. Belki ayda bir kaç yüz dolar kazandırabilir. Daha büyük düşünüp elektronik pazar yerlerinde dükkan da (dropshipping) açabilirsiniz. Tabi bu ‘yan iş’ tam zamanlı bir iş kadar ilgi gerektirebilir. 🙂

Sonuç olarak

İçinde bulunduğumuz şartlarda gelirinizi artırmaya odaklanmak iyi bir fikir olabilir. Eğer becerebilirseniz, finansal bağımsızlık hedefine daha kısa sürede ulaşmanız mümkün olabilir. Hele internet üzerinden bir iş kurmanın uzun vadede getirisi çok daha yüksek olabilir. Ama hedefiniz büyüdükçe harcadığınız emek ve ayırdığınız zaman da daha büyüyor. Yani üç kuruşa beş köfte yok. 🙂 Sonuç da garanti değil tabi. İstatiksel olarak yeni kurulan işletmelerin çoğu ilk 5 yılın sonunda kapanıyor. Göç seçeneğini de bence özellikle genç arkadaşlar ciddi olarak düşünebilir. Kendinize bir yüksek lisans ayarlayıp gidebilirsiniz. O sırada bir iş bulabilirseniz gittiğiniz ülkede kalırsınız. Tabi söylemesi yapmaktan kolay. 🙂 Siz ne düşünüyorsunuz? İnternetten ek gelir elde ediyor musunuz? Ediyorsanız var mı tavsiyeniz?

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2021 Pintidegiltutumluyum

7 thoughts on “Gelir Artırmaya Kafa Yormalı mı?

  1. Emeğinize sağlık, bir süredir benim de aklımda olan bir konuya değinmişsiniz. Ben de halihazırda çalıştığım işte yurtdışı çalışma imkanını değerlendirmeyi ciddi ciddi düşünmeye başladım. Ek gelir yaratmadığımız veya kazancımızı arttırmadığımız sürece finansal açıdan özgürlük mevcut sistemde gittikçe zorlaşıyor. Amaçlarınıza ulaşmanız dileğiyle…

  2. Yazınız için teşekkürler, her zamanki gibi keyifle okudum. Ben de dövizle ek gelir ve coğrafi arbitraj konularını çokça düşündüm son 2-3 senedir. İlkini (daha önce size de yazdığım gibi) şirketimin Stock Option imkanı ile bir nebze gerçekleştirdim ama tabi yeterli olmaktan çok uzak. Coğrafi arbitraj da yurt içerisinde kamuda çalışan eşimin tayini dolayısı ile oldu ama hayaller Avrupa iken hayatlar Anadolu seklinde gerçekleşti 🙂 Bir nebze Istanbul’a göre hayat ucuzlasa da ek masraflar yine tasarrufu aynı oranda belki daha fazla zorlamaya başladı. Bu aşamada, coğrafi konumu on görülebilir 2-3 sene değiştiremeyeceğimizi öngörmektedir, sektorum de az da olsa görülen döviz maaşlı işler konusunda araştırmalarım devam ediyor. Hayalimdeki kalemlerinin de para birimi özelinde de yatırımlar gibi çeşitlenmesi. Bu şekilde ilk senaryonuz gerçekleşse ve TRY değer kazansa bile en azından bir gelir kapısı hala TRY ve gerçekleşmezse de daha az enflasyonlu bir ana gelir kaynağımız olacak. Teoride fena değil ama tabi iş piyasası malum, bakalım. O zamana kadar aynı disiplinle tasarrufa ve yatırıma devam.

    1. Merhaba Cem Bey;

      Zorluklar umudumuzu azaltmamalı. Nasıl bu sorunu aşabilirim diye düşünmek çok daha olumlu. Sonuçta, değiştirebileceğimiz şeylere odaklanarak bir fark yaratabiliriz. Aksi takdirde, sürekli şikayet eden ama durumunu olumlu yönde değiştirmek için hiç bir eylemde bulunmayan biri oluruz. Bu tercihin sonu belli… Bu kapsamda, sizin girişimleriniz gayet iyi bence. Avrupa olmasa da Ülkemizin güney kıyıları yada ege bölgesi de benim açımdan oldukça çekici bu arada. 🙂 Sevgiler.

  3. Merhaba,

    ülkemiz şartları gereği normal bir yaşam yerine tam anlamıyla ayakta kalmaya çalışıyoruz. normal kelimesini özellikle kullandım maalesef sınırlarım o kadar daraldı ki…
    her geçen gün paramızın değerinin düşmesi, tasarruf yaparak biriktirdiklerimizin erimemesi adına bu belirsizlik içerisinde nasıl davranacağımızı kestirmek benim gibi finansal cahil ve öğrenmeye yeni başlamış birisi olarak çok ürkütücü.
    internet üzerinden ek gelir yaratmak, çok farklı bir fikriniz yoksa rekabetin çok fazla olmasıyla her geçen gün zorlaşmakta. (youtube yayıncılarını düşünebilirsiniz, yıllar önce yapılan yayınlarla günümüzde yapılan yayının kalitesi, sürekli iyi içerik üretme zorunluğunu gibi, blog sahipleri içinde geçerli). bu sebeple gerçekten yeni bir konuyu profesyonel olarak öğrenmeden ek gelir yaratmak bana çok uzak geliyor.
    emeklilik stratejimize yardımcı olması için alım gücümüzü arttırmak ek gelirle olmadı, ayrıca 10 yıllık bir plan oluşturmuştuk ve paramızın değeri eridiği için ne kadar uğraşsak ta birikimimiz enflasyona yenik düştü veya sabit kaldı. bu durum için yurt içi temettü stratejisi yurt dışında kullanılamaz mı?
    şuan öğrenme aşamasında olduğum için bildiklerim okuduğum bir kaç başlıkla sınırlı. çok uzun yıllardır düzenli ve artan şekilde temettü veren şirketler mevcut bunların arasında belirleyeceğimiz 5-6 hisse ile yatırıma başlasak ve her ay tasarrufumuzun dolar karşılığı kadar bu hisselerdeki payımızı arttırsak, temettüleri nakde çevirmeden yine hisse artışında kullansak ve bunu disiplinli bir şekilde 10 yıl boyunca devam ettirsek, emekliliğimizde döviz getirimiz ile rahat edebiliriz, bu çok mu yanlış bir düşüncedir. (henüz tam olarak bilmediğim maliyet boyutunu unutmamak gerekiyor.)
    yolun çok başındayım ve vizyonumu genişleten yazılarınızı için çok teşekkürler.

    1. Merhaba Osman Bey;

      Maalesef bugünlerde hepimizin morali biraz bozuk. Ancak, bugünlerde gelir geçer. Yatırım anlamında da yurtdışına açılmaya hazırsanız seçenekler çok fazla. Bazılarını ayrıntılı anlatmıştım. Bir göz atmanızı tavsiye ederim.

      Temettü Emekliliği – ETF’ler İle Dolar Bazında
      Gayrimenkul ETF’leri İle ABD Piyasasına Yatırım
      Yurtdışı Gayrimenkul Yatırımı Nasıl Yapabilirim?
      Yüksek Getirili Tahviller: Eurobond’un Alternatifi
      Eurobond
      ETF – Exchange Traded Funds
      Yabancı Ülke Tahvilleri: ETF’ler ile Yatırım
      Interactive Brokers: Görsellerle Hesap Açılışı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Back to top