Covered Call Opsiyon Stratejisi ile Yatırım

Covered Call Opsiyon Stratejisi ile Yatırım

Covered call opsiyon stratejisi ile ilgili yazı yazmam yönünde epey bir istek geldi. Kısmet bugüneymiş. Başlamadan önce bir hususu hemen belirtmek istiyorum. Teorik bilgim olmasına rağmen opsiyon sözleşmesi alıp satmadım şu ana kadar. İleride ne olur bilemem. Covered call opsiyon stratejisini ilk olarak bir buçuk yıl önce yurtdışı yatırım için hesap açtırırken duydum. İlk işlemimi telefonla müşteri temsilcisi aracılığı ile yapmıştım. Merak edenler için detayı İlk Alım ve Yabancı Piyasalara Yatırım başlıklı yazımda yer alıyor.

Neyse, müşteri temsilcisi laf arasında uzun vadeli yatırım yapma niyetimi beyan edince covered call stratejisi ile gelir elde edebileceğimden bahsetmişti. Tabi bunun için hisse senedi ve ETF’leri 100’lü dilimler halinde almam gerektiğinden de bahsetmişti. Bu noktada ilgimi kaybettim. Zira tanesi 60-70 dolarlık paylardan 100 tane almak benim boyumu aşıyordu. 🙂 Ayrıca, kendim araştırıp anlamadan başkasının sözüyle yatırım yapmayı doğru bulmuyorum. Neyse, o günden bu güne pek çok okuyucumdan covered call stratejisi ile ilgili yazı talebi geldi. Bende araştırdım. Bakalım neymiş bu strateji?

Opsiyon nedir?

Opsiyon sözleşmesi (obtions contract), hisse senedi gibi varlıkları teminat olarak alan türev bir finansal üründür. Bu sözleşmeyi satın alan kişi belirli bir finansal varlığı sözleşme sonuna kadar belli bir fiyattan alıp satma hakkı kazanır. Eğer canı isterse bu hakkı kullanabilir veya kullanmayabilir. Yani ortada sözleşme sahibi açısından bir hak var ama yükümlülük yok. Bu yönüyle Futures sözleşmelerinden farklılaşır.

Satın alma opsiyonu (Call options) sözleşmesi ile belirli bir süre zarfı içinde belli bir varlığı belli bir fiyattan satın alma hakkına sahip olursunuz. Satış opsiyonu (Put options) sözleşmesi ile yine belirli bir süre zarfında belli bir varlığı belli bir fiyattan satma hakkına sahip olursunuz. Opsiyon sözleşmesinde alım veya satım için önceden belirlenen fiyata strike price (vuruş fiyatı?) denir.

Yukarıda da belirttiğim gibi bir varlığın 100’lü katları şeklinde düzenlenir sözleşme. Sözleşmeyi düzenleyen opsiyon sözleşme primi olarak 0,4 dolar belirlediyse sözleşmeyi alan kişi karşı tarafa 0,4$ * 100 = 40 dolar öder. Son olarak iki tür opsiyon vardır: Amerikan tarzı ve Avrupa tarzı. Amerikan tipi sözleşmelerde hakkınızı sözleşme vadesi süresince dilediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Avrupa tipinde ise sadece sözleşme sonunda.

Ne işe yararlar?

Pozisyonunuzu hedge etmek için yani portföy risknizi azaltmak amacıyla opsiyon sözleşmelerini kullanabilirsiniz. Borç alarak yani kaldıraç kullanarak spekülasyon amacıyla kullanabilirsiniz. Bazen de gelir etme amacıyla kullanılabilir.

Riskli mi?

Evet riskli varlıklardır. Ayrıntı için şuraya bakabilirsiniz. Genel olarak sözleşmeyi hazırlayıp satan tarafın riski daha yüksektir. Diyelim piyasanın yükselmeyeceğini öngördünüz ve elinizdeki varlıkları mevcut fiyatın biraz üzerinde satma sözleşmesi hazırlayıp sattınız. Ancak piyasa yükseldi ve strike fiyatını aştı. Sözleşmeyi alan taraf satın alma hakkını kullandı. Kazancınız sadece opsiyon sözleşmesi primi ile sınırlı kaldı ve büyük bir potansiyel kar fırsatını kaçırmış oldunuz. Öte yandan piyasa yükselmedi diyelim. Sözleşmeyi alan tarafın riski sadece sözleşme fiyatı yani primi ile sınırlı.

Covered call opsiyon sözleşmesi

Bu ön bilgilerin ardından asıl konumuza geri dönelim. Varlıkları çok uzun vadeli elinizde tutmayı düşünüyorsanız ve piyasanın da bir süre yatay gideceğini düşünüyorsanız bir satın alma sözleşmesi (call) düzenleyip satarak gelir yaratabilirsiniz. İşte bu strateji covered call olarak adlandırılıyor. Satın al – yaz stratejisi de deniyor. Riski de çok açık. Eğer piyasa beklediğiniz şekilde yatay hareket etmez ve yükselirse elinizdeki hisseleri cüzi bir para karşılığında başkasına devrediyorsunuz. Bu anlamda aslında piyasanın gideceği yönü tahmin ederek işlem yapıyorsunuz. Bu blogtan daha önce de paylaştığım gibi piyasanın gideceği yönü tahmin ederek hareket etmek uzun vadede boş bir iş.

Dolayısıyla, bu açıdan benim yatırım felsefeme pek uymuyor. Ayrıca, uzun vadede piyasanın trendi yükseliyorsa varlıkları sadece elinizde tutup beklemek daha karlı olacaktır. Çünkü bu tür bir strateji ile piyasanın yükselmesi durumunda elde edeceğiniz kar olasılığını azaltıyorsunuz. S&P 500’de uzun vadede trend hep yukarı yönlüdür. Tarihsel veriler hangi fiyattan girerseniz girin en az 15 yıl tuttuysanız para kaybetmediğinizi gösteriyor.

Covered put opsiyon stratejisi de teknik olarak mümkün mü diye sorabilirsiniz. Mümkün ancak pek yaygın olarak kullanılmıyor.

En fazla ne kadar kar elde edebilirsiniz?

Diyelim elinizde 100 tane S&P 500 ETF’si var. Mevcut piyasa fiyatı 50 dolar olsun. Bu varlığı dayanak yapıp bir satım opsiyon sözleşmesi hazırladınız. Strike fiyatınız 60 dolar olsun. Sözleşme süresi ise bir ay. 0,5 dolar sözleşme primi ile satın. Sözleşme süresi boyunca fiyat 60 doların altında kaldığında karınız 0,5 * 100 = 50 dolar – işlem ücreti (diyelim 10 dolar) = 40 dolar. Sözleşme sonunda elinizde hisseleriniz artı 40 dolar karınız var. Tabi alıcının satın alma hakkını kullanmadığını varsaydık. Fiyat 60 doları geçtiğinde ise toplam karınızı şu şekilde hesaplayabilirsiniz: öncelikle maliyetinizin pay başına 40 dolar olduğunu varsayalım. Sözleşme alıcısı da alım hakkını kullandığını varsayalım. Bu durumda toplam karınız [(60 * 100) – (40 * 100)] + (0,5 * 100) – 10 = 2.040 dolar. Tabi fiyat yükselişini kaçırdığınız için bir fırsat maliyeti de var…

Covered call ETF’leri

Bu strateji ile doğrudan uğraşmak zorunda değilsiniz. Zira bir covered call ETF’si alabilirsiniz. Bu ETF’ler S&P 500’ü taklit eden portföy oluşturup daha sonra da covered call opsiyon sözleşmesi satıyorlar. Elde ettikleri primi kar payı olarak dağıtıyorlar. Mesela popüler olan bir tanesi Invesco S&P 500 BuyWrite ETF (PBP). 167 milyon dolarlık bir varlık büyüklüğü var. Bu tür ETF’lerin masraf oranlarının yüksek olduğunu vurgulamak istiyorum. Keza, bu borsa yatırım fonlarının varlık alıp-satma oranı da yüksek doğal olarak. Bu ETF’nin performansını S&P 500 ile karşılatırdım. Aşağıdaki grafikte gördüğünüz üzere S&P 500 son 5 yıl içerisinde iki kat artrken, PBP yalnızca %7,93 artmış. Buradan uzun vadeli al ve tut için uygun olmadığı sonucuna varabiliriz.

S&P500 ve PBP'nin göreli performansları - son 5 yıllık
S&P500 ve PBP’nin göreli performansları – son 5 yıllık
Kaynak: Yahoo Finance

Ayrıca, yukarıda da belirttiği gibi yatay olmayan piyasalarda covered call stratejisi işe yaramıyor. Örneğin Mart ayındaki düşüşten sonra S&P 500 ile PBP’nin performanslarındaki ayrışmayı rahatlıkla görebiliyorsunuz.

S&P500 ve PBP'nin göreli performansları - yılbaşından itibaren
S&P500 ve PBP’nin göreli performansları – yılbaşından itibaren
Kaynak: Yahoo Finance

Sonuç olarak

Covered call opsiyon stratejisi ile gelir elde etmek mümkün. Ancak, piyasanın gideceği yönü tahmin etmenizin gerekmesi ve ani yükselişleri yakalama olasılığını ortadan kaldırması nedeniyle bence çok uzun vadeli yatırım için uygun değil. Zira uzun vadede S&P 500’ün yönü hep yukarı. 🙂 Siz ne düşünüyorsunuz? Uğraşmaya değer mi?

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2021 Pintidegiltutumluyum

2 thoughts on “Covered Call Opsiyon Stratejisi ile Yatırım

  1. Bence değmez. Zaten amaç minimum risk ve çok aşırı olmayan getiri oranı ile gelecek planlamak değilmi? Biraz riskli pozisyon almak için hisse senetlerini ve commodity ETF tercih ediyorum. Spot olmayan tüm işlemlerden uzaktayım.

  2. Selamlar.
    Bahsettiğiniz üzere, öncelikle elimizde bir hisse veya ETF’den en az 100 adet bulunması gerektiği için ben de henüz bu stratejiyi uygulayamadım. Yalnız benim gördüğüm kadarıyla bu yöntemi kullananlar temettü veren hisseler için bu stratejiyi uyguluyorlar ve strike fiyatını da hisseyi satma riski çok fazla olmayacak şekilde seçiyorlar. Böylece hissenin temettü verimini artırmış oluyorlar. Bu yöntemi her ay uygulayarak hisseden elde edecekleri temettüyü %50 oranında artırabiliyorlar.

    Bu arada temettü verimi en yüksek olan ETF’ler (bazıları ETN olarak geçiyor) USOI, SLVO, QYLD, GLDI ve OXLC. Bunlara da bakabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top