Negatif Şok ve Durum Analizi

Negatif Şok ve Durum Analizi

Negatif şok, 4 ay önce Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Naci Ağbal’ın geçtiğimiz Cumartesi sabahı bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile görevinden alınmasıyla gerçekleşti. Bu yazıyı kaleme almaya başladığım sırada piyasalarda oynaklık had safhadaydı. Borsa İstanbul’da işlemler geçici olarak durdurulmuş durumdaydı. Oysa 4 ay önce ekonomi yönetimi değiştikten sonra Türk Lirası ABD Dolarına karşı önemli ölçüde değerlenmişti. Borsa İstanbul’da ki hisse senetlerimde dolar bazında çok ciddi değer kazanmıştı. Ancak, güzel ve az gelişmiş ülkemde siyasi istikrarsızlık yine kafasını gösterdi. Ekonomi politikası açısından intihar sayılabilecek gelişmeler yaşandı. Niye böyle bir karar alındı bilmiyorum. Meraklı okuyucularım Murat Yetkin’in bu yazısından ve Uğur Gürses’in şu yazısından belki fikir edinebilirler. Aslında bu hafta bambaşka bir konu üzerine yazacaktım. Ancak, Türkiye’nin gündemi buna izin vermedi. Siyasi tercihler, ekonomik ortamı belirlediği için bir yatırımcı olarak mecburen gelişmelerin ne anlama geldiğini sorgulamak zorundayım. Hadi başlayalım.

Para politikası ve kredibilite

Naci Ağbal’ın uyguladığı ortodoks para politikası başarısız mıydı? Bence hayır. Aslına bakılırsa uygulanan agresif sıkılaştırma politikası 4 ay gibi kısa bir sürede faizleri düşürmeye başlamıştı. Durun hemen itiraz etmeyin. Faiz artırarak nasıl faizler düşürülür demeyin. 🙂 Öncelikle, Merkez Bankası piyasa faizini doğrudan belirleyemez. Piyasa faiz oranı, piyasada belirlenir. Merkez Bankası, sadece kısa dönemli politika faizini belirler. Geçtiğimiz 4 ayda agresif şekilde artırılan faiz oranı politika faiziydi. Diğer tüm değişkenler sabitken, kısa dönem politika faizini artırarak ekonomik faaliyeti kısa ve orta vadede yavaşlatır ve geleceğe ilişkin yüksek enflasyon beklentilerini tırpanlarsınız. Eğer bu politika, kredibilitesi olan bir ekonomi yönetimi tarafından düzgün bir şekilde uygulanırsa bir süre sonra uzun vadeli faiz oranları düşmeye başlar. Çünkü, beklenen enflasyon ve ülke risk primi düşer. İlerleyen dönemde enflasyondaki düşüş fiili hale gelince politika faiziyle birlikte kısa vadeli piyasa faiz oranları da düşmeye başlar. Böylece, ekonomi düşük faiz ve düşük enflasyon ortamına kavuşturulur.

Faiz düşüşüne örnek

Somutlaştıralım. Aşağıdaki tabloda 11 Eylül 2019 tarihi itibarıyla Hazine Eurobondlar‘ının fiyat ve getiri oranlarını görüyorsunuz. Bu tabloda 15.01.2030 vadeli tahvilin vade sonuna kadar ortalama getiri oranı %7,27. Bir sonraki tablo ise Naci Ağbal döneminin son günü itibarıyla Hazine Eurobondlar‘ının fiyat ve getiri oranlarını görüyorsunuz.

Hazine Eurobondları – 11 Eylül 2019
Kaynak: İş Yatırım SGMK Bülteni

Şimdi aynı tahvilin vade sonuna kadar ortalama getiri oranına bakalım: %5,88! 4 aylık bir düzgün politika sonucunda aradaki fark %1,5 oldu! Az demeyin. Bu fark ile Türkiye Cumhuriyeti uzun vadeli dış borçlanmasında milyarlarca dolar tasarruf edebilirdi. Dahası bu politikaya devam edilseydi düşüş daha da fazla olabilirdi. Türk milleti olarak ettiğimiz faiz zararı muazzam miktarlarda… İroni şu ki faizi düşürmek (tercihen ortadan kaldırmak) konusunda ideolojik saplantısı olanların yol açtığı bir sonuç bu.

Hazine Eurobondları -19 Mart 2021
Hazine Eurobondları -19 Mart 2021
Kaynak: İş Yatırım SGMK Bülteni

Negatif şok ve öngörülemezlik

ABD’de ekonomi alanında yüksek lisans yaparken bir kaç tane Hintli hocamız vardı. Bir tanesine derste Hindistan’ı bırakıp niye geldiniz buralara şeklinde bir soru yöneltildiğini hatırlıyorum. Adamcağız da “Orada her şey belirsiz ve kaotikti. Yarın ne olacağını bilmiyorduk. Bu belirsizlikten bıkıp buraya kaçtım.” demişti. Siyasi ve ekonomik belirsizlik az gelişmişliğin tipik göstergeleri denilebilir kanımca. Türkiye’de bugün bu halde. Daha önce de böyleydi ama hafızam beni yanıltmıyorsa bu kadar değildi sanırım.

Neyse, devlet dediğimiz şey kurumlardan oluşur. Kişilerin kararları kısa vadede önemli olsa da uzun dönemdeki etkileri sınırlıdır. Kurumlar ise yazılı kurallar, yazılı olmayan kurallar, rutinler ve memurlardan oluşur. İyi işleyen devlet mekanizmalarında yetkiler kurumlara delege edilir ve çapraz kontrol sağlanır. Yani iyi işleyen kurumsal bir demokraside yasama, yürütme ve yargı birbirinden ayrı olur. Birbirini denetler. Uzmanlık gerektiren teknik işleri üstlenen kurumlar (merkez bankası gibi) üzerindeki siyasi etki sınırlandırılır. Bu şekilde örgütlenen toplumlar refah ve güvenlik içinde daha öngörülebilir bir ortamda yaşarlar. Bugünkü Türkiye’nin bu tarife ne kadar uyduğunu sizin takdirinize bırakıyorum.

Ülke riskini nasıl elimine edebiliriz?

Bugün yaşadığımız negatif şok bana ülke riski konusunda ne yaptığımı bir kez daha sorgulattı. ETF – Exchange Traded Funds başlıklı yazımda neden yurtdışı varlıkları portföyüme katmalıyım sorusuna cevap vermiştim. Ana gerekçelerimden biri ülke riskini minimize etmekti. Tekrar etmek gerekirse sadece Türk varlıkları edinmek, ülke riskini de üstlenmek anlamına geliyor. Ancak, Modern Portföy Teorisi‘nin öngördüğü şekilde portföyümü yurtdışı finansal varlıklarla çeşitlendirerek aldığım ülke riskini azaltabiliyorum. Nitekim yazının bu aşamasına geldiğimde Bist 100 endeksi %-9,64’ü gösteriyordu.

Bist 100 ve TL bazlı varlıklarım - 22/03/2021
Bist 100 ve TL bazlı varlıklarım
ABD Doları cinsinden, 22/03/2021

Ancak, aşağıdaki tablodan gördüğünüz üzere Eurobond ve nakit harici varlıklarımı içeren portföyüm sadece %-3,59 oranında düştü. Yani, portföyümü coğrafi olarak çeşitlendirerek Türkiye’ye özgü riskler gerçekleştiğinde daha az hasar almış oldum. Warren Buffet ne demişti?: Sular çekildiğinde kimin mayosuz yüzdüğü anlaşılır.” 🙂 İşte bugün suların çekildiği bir gün ve ben yurtdışına açılarak mayolu yüzmeye başladım. Dolayısıyla, şu an oldukça sakinim. Henüz tek bir işlem bile yapmadım. Gelişmeleri izleyip bekliyorum.

Yurtdışı varlıklarım ve genel portföy performansı - 22/03/2021
Yurtdışı varlıklarım ve genel portföy performansı
ABD Doları cinsinden, 22/03/2021

Negatif şok sonrası ne olur?

Her zaman dediğim gibi geleceği bilmek olanaksız. Tahmin edip pozisyon almaya çalışmak özünde boş bir uğraş. Böyle bir gelişmeyi Cuma günü öngörüp tedbir alan bir yatırımcı olabilir mi? Uygulanan ekonomi politikalarının tutarsızlığı ve bunların sonuçları hakkında daha önce çok yazdım. Maalesef çoğu zamanda yanılmadım. Bu konudaki düşüncelerimi Pozitif Şok, Durum Analizi ve Portföy Performansı başlığı ile en son 2020 yılı Kasım ayı ortasında yayımlamıştım.

O yazıda ifade ettiğim düşünceler halen geçerliliğini koruyor. Tekrarlamaktan yorulduğum için aynı şeyleri yine yazmayacağım. Merak eden okuyucularıma o yazıyı linkleriyle birlikte dikkatlice okumalarını tavsiye ederim. Ben söylemekten yoruldum gerçi ama siyaset bu millete 3 yıl zarfında 3 kez kur şoku yaşatmaktan yorulmadı. Sonucu da gayet belli: fakirlik, sefalet ve TL varlıkların pul olması… Bu akıldışı tercihler nedeniyle artık Türkiye’nin yatırımcılar nezdinde kalan kredibilitesi de bitti diye düşünüyorum. Ayrıca, bürokrat veya bakan filan değiştirmekle bu işin çözülemeyeceği de ortaya çıktı. Ne olacağını hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Sonuç olarak

Türkiye’de küçük yatırımcı olmanın ve finansal bağımsızlık için uzun vadeli bir portföy oluşturmanın çok zor bir iş olduğunu yaşayarak gördüğümüz bir gün oldu. Öte yandan yaşadığımız negatif şok yatırım felsefemin doğruluğunu teyit etti diyebilirim. Benim yatırım felsefem neydi? Pasif yönetilen uygun maliyetli ETF’ler yoluyla ağırlıklı yurtdışı varlıklardan oluşacak iyi çeşitlendirilmiş bir portföy yaratmaktı. Bu strateji işe yarıyor görünüyor. O halde finansal özgürlük için bildiğim yolda yürümeye devam diyorum.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2021 Pintidegiltutumluyum

8 thoughts on “Negatif Şok ve Durum Analizi

  1. Vanguard ETF alımlarınızı nasıl sağlıyorsunuz? Bunun için bir aracılık komisyonu ödüyor musunuz? Ayrıca vergilendirme nasıl oluyor?

  2. merhaba. irlanda domicile olan ETF’leri almak icin hangi kurumu kullaniyorsunuz? interactive brokers disindaki kurumlarda (td ameritrade ve webull) bunlari bulamadim. interactive brokers ise aylik $10 inactivity fee nedeniyle digerlerine gore benim icin dezavantajli gozukuyor. tesekkurler

    1. Merhaba Ahmet Bey,

      IBKR’den alım yapıyorum. Türk aracı kurumlarını da deneyebilirsiniz. Ancak, hesap açmadan önce masrafları ve bu ETF’leri alıp alamayacağını sorarak emin olmanız iyi olacaktır. Selamlar;

  3. cevabiniz icin tesekkurler. yazilarinizin neredeyse tumunu takip ediyorum. aktif olarak ibkr ve ameritrade kullandiginizi goruyorum. webull ile ilgili yazilariniz da mevcut. fakat kullanim senaryolarinizda bu aracilarin yerini tam anlayamadim. hangisini hangi amacla kullandiginizi kisaca anlatabilirseniz veya bunlari kiyaslayan bir yaziniz olursa cok memnun olurum. bir de finansal ozgurluk yolunuzda sizin bizlere katkiniz oldugu gibi bizlerin de size katkimizin olabilmesi icin patreon hesabi acmayi dusunur musunuz?

    1. Merhaba Ahmet Bey,

      Rica ederim. Bloğa ayırabildiğim zaman kısıtlı ama elimden geldiğince sizlere geri dönüş yapmaya çalışıyorum. Sorunuzla ilgili olarakta IBKR hesabım ana yatırım hesabı. IBKR ile sadece ABD piyasası değil pek çok ülkenin sermaye piyasalarına erişim imkanı var. Aldığım varlıklarda İrlanda menşeeli ETF’ler. Londra Borsasında işlem görüyorlar. TD Ameritrade’i ise ABD piyasaları ile sınırlı. Onu yedek olarak tutuyorum. Hesap açmamın bir nedeni de okuyucularımın çok ilgi göstermesiydi. Nasıl hesap açılacağı vs. sürekli soruluyordu. Biraz da onları aydınlatmaktı amacım. Webull hesabını da tamamen okuyucularım isteği üzerine açtım. Çok soru geliyordu. 🙂 Patreon’u duydum ama bilmiyorum. İncelerim. Aklıma yatarsa hesap açarım. Eğer wise hesabınız yoksa bloktaki linklere tıklayarak hesap açıp bana destek olabilirsiniz. Sevgiler.

      1. cevabiniz icin tesekkurler. benim icin de en uygun secenek interactive brokers gibi gozukuyor. td ameritrade irlanda domicile etf’leri dahil etmemis olmasiyla hayal kirikligi yaratti. para transferi de daha kolay oldugu icin ibrkr ile baslayacagim sanirim. webull hesabimi malesef sizin referal linkinizi gormeden acmis bulundum. patreon olursa telafi etmeye calisirim 🙂 LOM offshore financial services (bahama, cayman, bermuda lokasyonlu) firmasindan da haberdar oldum. fakat amerikan broker’larinin guvencesi yaninda bunlar tercih edilir mi bilmiyorum. bir ara sizin de ilginizi cekerse bu konuda bir yazinizi bekleriz. tekrar tesekkurler.

        1. Rica ederim Ahmet Bey. Dediğiniz şirketi ilk defa duydum. Çalışmak için ABD hukukuna tabi, bilindik şirketleri şahsen tercih ediyorum. 🙂 Ama bu şirketi de fırsat bulunca incelerim. Selamlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Back to top