Maliyet hesabı: Vergi matrahı nasıl belirleniyor?

Maliyet hesabı: Vergi matrahı nasıl belirleniyor?

Maliyet hesabı, ilk bakışta çok kolay görünebilir. Ancak, görünüş aldatıcı. Gerçek dünyada hisse senedi işlemlerinden sermaye kazancı vergisinin matrahını belirlemek zor bir iş. Bu konu nereden çıktı? Geçtiğimiz hafta sonu okuyucularımdan biri Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalara Yatırım başlıklı yazımın yorumlar kısmında bir soru sordu. Bu soru uzun süredir aklımda olan bir konuyu tekrar düşünmeme sebep oldu. Varsayalım uzun vadeli portföy oluşturuyoruz. Farklı zamanlarda aynı finansal varlıktan sürekli alım yapmamız çok normal. 10 yıl sonra emeklilik döneminde bu varlıkları parça parça satmaya başladığımızda oluşan sermaye kazancının vergisini nasıl hesaplayacağız?

Tabi bu soru yurtdışı piyasalara yatırım yaptığınızda anlam kazanıyor. Zira aşağıda detaylı açıklayacağım üzere Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri için sermaye kazancı vergisi ödemiyoruz. Gelir Vergisi Kanunu genel prensipleri ortaya koymuş ama böyle bir durumda ne yapılacağını anlatmıyor. İnternette de kısa bir araştırma yaptım. Maalesef karşıma çıkan yazılar fi tarihinde 10 tane ABC aldım sonra y tarihinde sattım şeklinde. Ama gerçek hayat böyle değil. Bunun üzerine İngilizce kaynakları araştırdım. Zira bizim kanunlar çoğu zaman yurtdışındaki uygulamaların kötü birer çevirisi oluyor. Bugün bu yazı ile öğrendiklerimi sizlerle paylaşacağım.

Borsa İstanbul’da maliyet hesabı

Türk mevzuatına göre sermaye kazancı vergisi değer artış kazancı olarak adlandırılıyor. Halihazırda, Borsa İstanbul’da ki hisse senetleri için değer artışından kaynaklanan kazançlarımızdan vergi ödemiyoruz. Bunun sebebi yurt içi finansal piyasaları teşvik etmek amacıyla yapılan bir kanuni değişiklik ile alım satım kazançlarının kaynakta vergi kesintisi (tevkifat = stopaj) yöntemi ile vergilendirilmesidir. 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlanan stopaj sistemi 2015 yılı sonuna kadar devam etmiş ve 25/12/2015 tarih ve 6655 sayılı kanunla 2020 yılına kadar uzatılmıştı. Bu istisnanın uygulanma süresi 17 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7256 Sayılı Kanun ile 2025 yılına kadar uzatılmıştır. Hisse senedi alım-satım kazançlarında da stopajın 13/11/2008 tarihinden itibaren %0 olarak uygulandığını da belirteyim.

Amerikalılar nasıl hesaplıyor?

ABD İç Gelirler Hizmetleri idaresi (Internal Service Revenue, IRS) vergi matrahı hesaplamalarında yatırımcılara geniş bir tercih alan bırakmış. Ama önce temel kavramları gözden geçirelim. Sermaye kazancı hesaplanırken varlığın bugünkü fiyatından toplam maliyeti çıkarılıyor. Ancak, varlığın ilk satın alınma bedeli bu maliyetin sadece bir kısmı. Bu bedelin hisse bölünmeleri ve kar payı dağıtımları gibi gelişmeler dikkate alınarak ayarlanması gerekiyor. Ayrıca, işlem maliyetleri de toplam maliyetin bir parçası.

Hisse bölünmeleri

Portföyünüzde bulunan hisse senedi bölündüğünde toplam maliyetiniz değişmiyor. Örneğin elinizde tanesi 10 dolardan aldığınız 1.000 tane hisse senedi olsun. Yani toplam alım bedeliniz 10.000 dolar. 1’e 2’lik bir bölünme varsayalım. Elinizdeki hisse sayısı 2.000 oldu. Bu durumda hisse başı maliyetiniz 10 dolar / 2 = 5 dolar. Toplam maliyetiniz yine 2.000 * 5 dolar = 10.000 dolar. Bu hisseyi 10-15 yıl elinizde tutup sattınız diyelim. Vergi hesabı yaparken hisse kaç kere bölündüyse bunu dikkate almanız gerekiyor.

Kar payı dağıtımı

Amerikan mevzuatına göre yeniden yatırılan kar payları hisse senedi maliyetine ekleniyor. Örneğin bir şirketin tanesi 100 dolardan 10 tane hisse senedini aldınız diyelim. İşlem maliyetinizde 10 dolar olsun. Şirket bir yıl sonra 200 dolar, iki yıl sonra 400 dolar kar payı ödesin. Bu durumda toplam maliyetiniz 1.000 + 10 + 200 + 400 = 1.610 dolar ediyor. 2,5 yıl sonra 3.000 dolara tüm hisselerimizi sattığımızda vergi matrahı 3.000 – 1.610 = 1.390 dolar oluyor. Yeniden yatırdığımız kar paylarını hesaba katmasaydık 1.990 dolar üzerinden gelir vergisi ödeyecektik. Bu şekilde olmasının nedeni kar payları zaten yatırımcıya ödendiğinde vergisi alınıyor. Tekrar yatırıldığında bu husus dikkate alınmazsa iki kez vergi alınmış oluyor. Dolayısıyla, ABD devleti yatırımcı lehine ve yatırımı özendirici bir düzenleme yapmış.

Şirket satın almaları

Portföyünüzde tuttuğunuz bir şirket başka bir şirketi satın alıp yeni hisse bastığında da maliyetinizi ayarlamanız gerekiyor. Öte yandan portföyünüzdeki bir şirkette başka bir şirket tarafından satın alınabilir. Eğer satın almanın bir kısmı nakit ile yapıldıysa size ödenen miktarın vergisini ödemeniz gerekiyor. Eğer hisse basımı yoluyla yapıldıysa maliyetinizi buna göre ayarlamanız gerekiyor.

İflas durumunda

Portföyünüzdeki şirket iflas ederse ne olacak? Bu sorunun cevabı şirketin mevzuatın hangi hükmüne göre iflas etmesine bağlı olarak değişiyor. Hisse senedi tamamen değersiz hale de gelebilir, değerinin bir kısmını da koruyabilir.

Hisse senedinin miras kalması veya hediye edilmesi

Size ölen bir yakınınızdan hisse senedi kaldığında, maliyeti ölüm tarihindeki ortalama fiyat oluyor. Hediye aldığınız hisse senedini satarsanız, hediye edenin satın aldığı fiyat maliyetiniz oluyor.

Vergi kaçırma satışları (Wash sales)

Eğer bir hisse senedini zararına satıp, 30 gün önce veya 30 gün sonra (toplam 61 gün) aynı hisse senedini tekrar alırsanız vergi kaçırmış oluyorsunuz. Bu durumda IRS yeni aldığınız hisseleri satmadan zararınızı vergi matrahından düşmenize izin vermiyor.

Maliyet hesabı yöntemleri

Buraya kadar maliyet tabanını ayarlama yöntemlerinden bahsettik. Şimdi çoklu alımlar sonucu oluşan sermaye kazancının maliyet hesabından bahsedelim. IRS menkul kıymet yatırım fonları için (1) Ortalama maliyet yöntemi, (2) İlk giren ilk çıkar (First in first out, FIFO) ve (3) Spesifik maliyet yöntemini kabul ediyor. Bireysel hisse senedi ve tahviller için ise (1) FIFO, (2) Son giren ilk çıkar (Last in first out, LIFO) ve (3) Spesifik maliyet yöntemini kabul ediyor. Yani yatırımcı olarak vergi beyanınızda vergi matrahını hesaplarken bu yöntemlerden istediğinizi belirleyebilirsiniz. Seçtiğiniz yönteme göre de daha fazla veya daha az vergi ödemeniz mümkün. Şimdi bu yöntemlere yakından bakalım.

Ortalama maliyet yöntemi

Menkul kıymet yatırım fonu payını ne kadar elinizde tuttuğunuzdan bağımsız olarak ödediğiniz ortalama fiyat, maliyet tabanı olarak esas alınıyor. Yani toplam yatırdığınız parayı pay sayısına bölerek ortalama maliyetinizi hesaplıyorsunuz. Bununla birlikte, ortalama maliyet tüm paylar için aynı olsa da kısa dönem – uzun dönem sermaye kazancı (kaybı) hesaplanırken ilk aldığınız payların ilk elinizden çıktığı varsayılıyor. Bu yöntemi bireysel hisse senetleri ve tahvillerde kullanamıyorsunuz.

İlk giren ilk çıkar (FIFO)

IRS, vergi matrahını belirlerken farklı bir yöntem tercih etmediyseniz, maliyetinizi hesaplarken otomatikman bu yöntemi kullandığınızı varsayıyor. Bu yöntemde, portföyünüzdeki ABC hisselerini sattığınızda alım tarihlerinizdeki sırayla elden çıkardığınız varsayılıyor. Dolayısıyla, oluşan maliyette bu sıraya göre oluşuyor. Örneğin, 100 tane ABC hisse senediniz var. 30 tanesini iki yıl önce, 70 tanesini bir yıl önce aldınız. Bu yıl 50 tane sattınız. Sattığınız bu 50 payın ilk 30’u ilk alımınızdaki paylar oluyor. Bu 30 payın maliyeti de o zamanki alım fiyatınız (tabi ayarlanmış) artı işlem masraflarınız oluyor. Kalan 20 pay ise ikinci alımınızdan geliyor. Bu hisselerin maliyeti de ikinci alımınızdaki fiyat oluyor.

Son giren ilk çıkar (LIFO)

Bu maliyet hesaplama yönteminde en son aldığınız hisse senetlerini ilk olarak elden çıkardığınızı varsayarak maliyetinizi hesaplıyorsunuz. Örnek üzerinden gidersek yine 100 tane ABC hissemiz olsun. Bunun 70 tanesini iki yıl önce, 30 tanesini bir yıl önce almış olalım. Bu yılda 50 tane payımızı satmış olalım. LIFO’ya göre sattığımız payların ilk 30’u en son alımımızdan geliyor. Dolayısıyla pay başına maliyetimiz ikinci alım fiyatımız. Kalan 20 hisseyi ise ilk alımımızdan karşıladığımız varsayılıyor. Bu 20 payın birim maliyeti de ilk alım tarihimizdeki hisse fiyatı olmuş oluyor. Tabi yine diğer masrafları dikkate alıyor ve ayarlamaları da yapıyoruz.

Spesifik maliyet yöntemi

Vergi matrahı hesaplamasında yatırımcıya en geniş manevra alanı sağlayan yöntem spesifik maliyet yöntemi gibi gözüküyor. Bu yöntemde, portföyünüzde satış yapacağınız hisselerin hangi hisseler olduğunu aracı kurumunuza önceden bildirerek satış yapıyorsunuz. Aracı kurumda bunu kayıt altına alıyor. Maliyet hesabı da buna göre yapılıyor. Örneğin, elinizde ABC şirketinin 100 hissesi bulunsun. 3 yıl önce 40 tane, 2 yıl önce 35 tane ve bir yıl önce 25 tane alarak bu varlığı edinmiş olun. Bu yılda 20 tane pay sattığınızı varsayalım. Ama satıştan önce aracı kuruma sattığımız bu payların 2 yıl önce almış olduğumuz 35 tane içinden olduğunu söyleyin. Neden? Vergi açısından işimize öyle geldiği için tabi ki. 🙂

Sonuç olarak

ABD’de maliyet hesabı kurallarının yatırımcılar açısından oldukça ayrıntılı ve net olduğunu söyleyebilirim. Doğal olarak bu yazıda ABD vergi düzenlemelerinin küçük bir kısmından bahsettim. Daha ayrıntılı bilgi için şu linki inceleyebilirsiniz. Tabi Türk vatandaşı olarak bu mevzuat beni bağlamıyor. Ama en azından gelişmiş bir ülkede bu işin nasıl yapıldığını anlamış oldum. Bir sonraki aşamada bu kuralların Türk mevzuatında bir karşılığı var mı sorusunun cevabının peşine düşeceğim. Eğer bu konuda bilginiz varsa lütfen yorumlar kısmında paylaşın.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2021 Pintidegiltutumluyum

6 thoughts on “Maliyet hesabı: Vergi matrahı nasıl belirleniyor?

  1. Tutumlu Hocam, Türkiye’den ABD borsasına alım satım imkanları hızla artıyor, Webull, PhillipCapital, Midas…vs
    Peki ama ya TC’ye ödenecek vergi konusu?
    Bu konuda yardımcı olabilir misiniz…

    1. Merhaba Onur Bey;

      Aslında dediğiniz sorunu çözüme kavuşturmak için uğraşıyorum. Bu yazıdaki yöntemlerin bazıları büyük olasılıkla bizim mevzuata da çevrilerek girmiştir. Şimdi bunu araştırıyorum. Sonuç elde edebilirsem sizlerle paylaşacağım. Uluslararası para gönderme sorununun nasıl üstesinden geldiysek bu konuda zaman içinde netleşecek. Selamlar.

  2. Bay Tutumlu;
    ABD borsasından 4000 dolara ilk hissemi geçen hafta aldım, ilk hafta dolmadan bugün sattım. Başka hisseye geçicem. portföyüm 3700 dolara düştü. Bu önemli değil ama kullanılabilir bakiye -900 yazıyor. Bu rakam kesilecek vergi tutarı mıdır? Vergi tutarıysa bu nasıl vergi çok yüksek değil mi sizcede. Yani t+2 den dolayı aynı gün bozdurduğum rakam görünmüyor diye düşünüyorum tamam ama -900 yazması normal midir?
    Yorumunuz için şimdiden teşekkürler

    1. Merhaba Hacı Bey;

      Hesap türünüz kredili mi (margin) yoksa nakit mi? Dediğiniz gibi T+2’den kaynaklanmış da olabilir. Yada yanlışlıkla kredili işlem mi yaptınız acaba. Bence müşteri temsilcisiyle bir görüşmeye çalışın. Sürekli alım satım yapmadığım için benzer bir sorunla karşılaşmadım. O yüzden çok fazla yardımcı olamıyorum. Sorununuz en kısa sürede çözülür umarım. Selamlar.

  3. HOCAM selamlar ben garantiden al sat yapıyorım ve sık sık yapıyorum. Hesabımda da 50 bin usd var 40 bin usd kâr tek kâgıt alıp satıyorum ve bazen eksideyken satıyorum ve düşünce daha cok alıyorum. BU VERGİ KACIRMAK OLARAK MI GEÇİYO. ??
    Çevap için teşekkürler

    1. Merhaba Bayram Bey;

      Vergi mevzuatına göre aynı yıl içerisinde yaptığınız al-sat işlemlerinden zararınızı kazancınızdan mahsup edebilirsiniz. Bol kazançlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top