Yeni Yıl Yatırımcıya Ne Getirecek?

Yeni Yıl Yatırımcıya Ne Getirecek?

Yeni yıl arifesinde finansal özgürlük yolculuğumda neredeyim ve önümüzdeki yıl nasıl geçer acaba sorularına yanıt aramaya karar verdim. Ne demişler? Fala inanma ama falsız kalma. 🙂 Yoksa 2019 yılında biri bana 2020 yılında yaşayacağım şeyleri söylese güler geçerdim. Zira Covid-19 salgını ve alınan önlemler falan ancak B-sınıfı bir bilim kurgu/korku filmi senaryosunu andırıyor. Ama işte yaşıyoruz bu senaryoyu hep birlikte. Dolayısıyla, önümüzdeki yıl için yapacağımız her tahminde bir sonraki yıl sonunun eğlencesi olabilir ancak. Tabi yeni yıl dilek ve beklentilerimi kaleme alırken öncelikle hepinize sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmenizi diliyorum. Çünkü hayatta sağlık, huzur ve mutluluğun paradan daha değerli olduğunu düşünüyorum. Netice itibarıyla para bizi modern kölelikten azat olmamızı sağlayacak bir araç sadece.

Finansal özgürlük

2019 yılı Eylül ayında Finansal Özgürlük İçin Ne Kadar Para Gerekli? – I başlıklı yazımda hayali yatırımcımız için %4 kuralını dikkate alarak bir portföy büyüklüğü tahmini yapmıştım. Yazıyı tekrar gözden geçirince esas aldığım dolar/TL kurunun 5,70 olduğunu gördüm. 🙂 Halihazırda ise 7,5 civarında. Üstelik bildiğiniz gibi siyasi iradenin mecburi faiz artışı yapmak zorunda kalması sonucu 8,5’lardan gerilemiş hali bu. Yüksek enflasyonun giderleri patlattığını da ilave edeyim. Neyse güncel kur, gelir ve harcama bilgilerimi kullanarak farklı senaryolar çalıştım. İyimser senaryoda minimal hayat standardı hedefi altında finansal bağımsızlık için en az 8 yılım var gibi gözüküyor. Yani 2028 sonu diyebiliriz. Diğer senaryoları boşverin. Moral bozmadan yola devam diyorum. 🙂 Bitiş noktasına varamasam bile yolda gittiğim mesafe yanıma kar kalacak.

S&P 500

Büyük merkez bankaları, pandemi nedeniyle politika faiz oranlarını tarihi düşük seviyelere çektiler 2020’de. Dolayısıyla, S&P 500‘de değerleme anlamında zirvelerinde dolaşıyor. Bu politika 2021’de tersine döner mi? Sanmıyorum. ABD’de işsizliğin pandemi öncesine dönmesi önümüzdeki bir yıl içerisinde gerçekleşmeyecektir. Hedeflenen enflasyon oranına ulaşılıp ulaşılamayacağı da ayrı bir muamma. S&P 500 zirveye çıktıkça gelecekte elde edebileceği potansiyel getiri oranı da azalıyor. Ayrıntılar için şu yazıya bakabilirsiniz. Yine de piyasada olmaya devam edeceğim. Ama bir yandan olası ciddi bir düzeltmeye ABD uzun vadeli tahvilleri satın alarak hazırlık yapıyorum.

Borsa İstanbul ve yeni yıl

Yeni yılda Türk Lirası cinsinden varlıklar nasıl performans gösterecekler? 2020’de çok iyi performans sergiledi hisse senetleri. Doğruyu söylemek gerekirse portföyümü sırtlayan Borsa İstanbul oldu bu sene. 2019’da ise Eurobond yatırımlarım iyi kazandırmıştı. Peki Borsa İstanbul’da ki kağıtlar hala ucuz mu? Hepsi olmasa bile hala çok sayıda hisse senedinin yukarı gitme potansiyeli var diye düşünüyorum. Ancak, bu potansiyelin gerçekleşmesi siyasi iradenin kaprislerine bağlı bence. Zira, ekonomi yönetiminde olduğu gibi, geminin dış politika gibi başka alanlarda da 180 derece dönmesi gerekiyor. Olur mu? Bu ülkede olmaz diye bir şey yok. 🙂

Eurobond

Photo by lucas Favre on Unsplash

Eurobond portföyüm esas nakit akışı kaynağım olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki yılda da böyle olacağını öngörüyorum. Peki 2021’de daha fazla değerlenebilir mi Hazine Eurobondları? CDS ve piyasa faizleri eş zamanlı ciddi ölçüde düşerse böyle bir senaryo gerçekleşebilir. Ama kişisel olarak bu olasılığı %50’nin altında görüyorum. Bakalım yeni yıl gelişmeleri beni haklı çıkaracak mı?

Sonuç olarak

Photo by Katie Moum on Unsplash

2021 yılından beklentilerim oldukça makul. Bu yıl yatırmış olduğum sermayeden elde ettiğim dolar bazında %12,2’lik bir getiri düzeyine yakın getiri oranı beni fazlasıyla memnun eder. Tasarruf oranımı da bu yılki düzeyde tutabilirsem kendimi başarılı sayacağım. Zira böyle bir performans portföyün %30’dan fazla büyümesi anlamına gelir. Hiç fena değil bence. Her zaman söylediğim gibi geleceği bilmek mümkün değil. Bu nedenle, yeni yıl ne sürprizler hazırlıyor bilmiyorum. Önemli olan iyi çeşitlendirilmiş bir portföyle rüzgarın nereden estiğine bağlı olarak gerektiğinde yön değiştirip yola devam etmek. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2020 Pintidegiltutumluyum

4 thoughts on “Yeni Yıl Yatırımcıya Ne Getirecek?

  1. Merhabalar,

    Yeni yıl hepimiz için sağlıklı, mutlu ve bol kazançlı bir yıl olur umarım. Aklımda size sormak istediğim bir soru var önceki yazılarınızdan birinde sorulan bir soruya verdiğiniz cevaba istinaden. Türkiye’deki yabancı menkullere yatırım yapan fonları yüksek yönetim ücretleri yüzünden tercih etmediğinizi, uzun vadede bu ücretlerin getirinizin kayda değer bir kısmını törpüleyeceğinden bahsetmiştiniz. Yurtdışı ETF’lerde olduğu gibi buradaki yönetim ücretlerini de dolar üzerinden düşünmek daha makul olmaz mı? Sonuçta hesaplarımızı dolar üzerinden döndürüyoruz. Yıllık yüzde 3 gibi bir yönetim ücreti doların 8 olduğu bir durumda 0.375 gibi bir ücrete karşılık gelir. Pasif endeks fonlarının 0.1 kadar düşük ücretler alabildiğini biliyorum ama ülkemizdeki fonlarda alınan bu görece yüksek ücret, bu türden fonlara ülkemiz üzerinden yatırım yapma kolaylığı ve yurtdışı etf, hisse alımlarında, para transferlerinde gördüğümüz masrafların olmaması gibi artıları da barındırıyor diye düşünmekteyim, görüşünüzü merak ediyorum.

    1. Merhaba Metin Bey,

      Yeni yılla ilgili güzel dileğinize yürekten katılıyorum. Yeni yılın herkese öncelikle sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum. Yönetim ücretleri maalesef sabit bir miktar değil. Fon büyüklüğüne orantılı. O yüzden hangi para birimi kullanırsanız kullanın yüksek kalacaktır. Yatırım fonları kısa ve orta vade için karlı olabilir. Benim yatırım vadem 20-30 yıl olduğu için tercih etmiyorum. Zira bu durumda vergiler, yönetim ücretleri yatırımcı aleyhine çok büyük performans farkına neden olabilirler diye düşünüyorum. Bol kazançlar.

  2. TLT (20+ ishares Hazine bonosu) 2020 Mart ayindan bu yana en dusuk seviyesinde Demokratlarin zaferi sonrasi. SPX ile ters korelasyonlu hep. Olasi bir 10% uzeri duzeltmeye, nakit ile mi yoksa bu tip bonolar ile mi girmek iyi sonuc verir sizce.

    1. Nakitten daha iyi olacağını düşündüğüm için alım yapıyorum ABD uzun vadeli hazine tahvilleri ETF’sine. Zira nakit tutmanın bir fırsat maliyeti var. Tabi vadeli mevduat yada para piyasasında cüzi bir faiz elde edilebilir. Öte yandan aldığım ETF’nin %1,7 civarı nakit akışı var yıllık şu an. Daha da önemlisi SP500 düşerken yakın bir oranda ters hareket ederek değerlenebilir. Bu durumda nakit alternatifine göre daha fazla SP500 ETF alabilirim. Yani bu şekilde bir yeniden dengelemenin, nakit ile dengeleme alternatifinden daha kazançlı olduğunu düşünüyorum. Tabi zaman bu düşüncemin doğru olup olmadığını gösterecek. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Back to top