Yurtdışı Yatırım ve İlk Yabancı Tahvil Alımı

Yurtdışı Yatırım ve İlk Yabancı Tahvil Alımı

Yurtdışı yatırım maceram kaldığı yerden devam ediyor. Son yazımda ülke riskini azaltmak için portföyümdeki Hazine Eurobond‘u ağırlığını yurtdışı yabancı devlet tahvillerine yatırım yaparak azaltmanın iyi olacağını belirtmiştim. ABD Hazine tahvillerinde Vanguard Long-Term Bond Index Fund ETF Shares (BLV) öne çıkmıştı. Vanguard Emerging Markets Government Bond Index Fund ETF Shares (VWOB) ise gelişmekte olan piyasalarda öne çıkmıştı. Tabi bu ETF’ler Nasdaq’ta kayıtlı. Dolayısıyla Amerikan vergi hukukuna tabi. Ancak ben vergi avantajı nedeniyle Londra Borsa’sında işlem gören İrlanda menşeeli muadillerini alıyorum. Vergi demişken önemli bir gelişmeyi size aktararak başlayayım bugünkü yazıma.

Uluslararası bilgi paylaşımı başladı

Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalar başlıklı yazımda ABD İç Gelirler Hizmetleri  (Internal Revenue ServiceIRS)  ABD Hazine Bakanlığı ile birlikte 2010 yılında Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Yasası (Foreign Accounts Tax Compliance Act) çıkardığını ifade etmiştim. Bu yasaya göre yabancı finansal ve bazı finansal olmayan kuruluşlar ABD vatandaşlarının yurtdışı banka hesap bilgilerini ve varlıklarını vergilendirme amacıyla IRS‘e bildirmek zorunda. 2014 yılı Temmuz ayında ise ABD’nin G20 aracılığı ile önayak olmasının ardından OECD’nin, Ortak Raporlama Standardı (Common Reporting Standard, CRM) düzenlemesini kabul ettiğini vurgulamıştım. Bu anlaşmanın tarafı olan ülkelerde finansal kurumlar, vergilendirme amacıyla banka hesap bilgilerini otomatik bilgi değişim sistemi ile yılda bir kez taraf ülkelerin gelir idarelerine bildiriyor! 2016 yılı Ocak ayından itibaren CRM‘i kabul eden ülkelerin önemli bir kısmı uygulamaya başladı. Türkiye’de anlaşmaya imza atmıştı.

Rehber

Gelir İdaresi Başkanlığı uygulama ile ilgili olarak ayrıntılı bir rehber yayımladı. Rehbere buradan erişebilirsiniz. Rehberi incelerseniz bilgi paylaşımının başladığını göreceksiniz. Dolayısıyla, artık yurtdışı merkezli bir finansal kurumda da hesap açsanız faaliyetleriniz Gelir İdaresi Başkanlığı’nın takibinde olacak.

Yurtdışı yatırım için neden İrlanda?

Bu sorunun yanıtını Yurtdışı Piyasalara Yatırım: İlk Bakış başlıklı yazımda ayrıntılı olarak vermiştim. Merak eden okurlarım bir göz atabilir. Diğer okurlarım için kısa bir özet sunayım. İrlanda, yabancı yatırımcıların sermaye kazancı ve kar payı gelirlerini vergilendirmiyor. Veraset ve intikal vergisi de yok. Ayrıca, ABD ile avantajlı vergi anlaşması olan bir ülke. Dolayısıyla, ABD merkezli finansal kurumlar, uluslararası yatırımcıları cezbetmek için vergi konusunda daha rahat olan bu ülkede ofis açıyorlar.

BLV’nin İrlanda muadili

Lafı daha fazla uzatmayayım. ABD Hazine tahvilleri için belirlediğim ETF’nin eşdeğeri Vanguard USD Treasury Bond UCITS ETF (VDTY.L). Bu fon çeşitli vadelerde 260 ABD Hazine tahvilini içeriyor. Her ay dolar bazında düzenli kupon geliri veya kar payı (%2,2) dağıtıyor. Masraf oranı ise %0,07. Aşağıdaki resimden gördüğünüz üzere tanesi 26,8 dolardan 50 tane aldım. Böylece, uzun süredir planladığım uluslararası tahvil alımına başlamış oldum.

Alım emri - 07/09/2020
Alım emri – 07/09/2020

Yurtdışı yatırım: son durum

Bu alım ile 2020 yılı içerisinde yurtdışı piyasalarda üçüncü işlemimi gerçekleştirdim. Aşağıdaki tablodan yurtdışı portföyümün son durumunu görebilirsiniz. VUSD ve VUAA, S&P 500 endeksini takip eden ETF’lerim. Birbirinden tek farkları birinin üç ayda bir kar payı dağıtması (VUSD), diğerinin (VUAA) tahakkuk eden kar payını dağıtmayıp yeniden yatırıma yönlendirmesi. Kar payı dağıtmayan ETF’nin uzun vadede vergi açısından daha karlı olması nedeniyle tercih ediliyor. Neyse, aşağıdaki tablodan gördüğünüz üzere VUSD ve VUAA’dan yaklaşık 43,2 ve 35,3 dolar kardayım. VDTY’de ise 10 dolarlık işlem ücreti nedeniyle zarardayım. 🙂

Yurtdışı yatırım pozisyonu
Yurtdışı yatırım pozisyonu – 07/09/2020

VUSD’den ilk kar payı ödemelerim

VUSD alımı ilk yurtdışı piyasa işlemimdi. Süreci öğrenmek için deneme amacıyla almıştım. Ayrıca, vergi mevzuatında belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla özelge sistemini de kullanmak için fiili işlem yapmak gerekiyordu. Deneme amaçlı 600 dolarlık yatırımım 6 ay içinde 4,84 dolar kar payı sağladı bana. Ne diyelim? Allah bin bereket versin. 🙂 Merak edenler için söyleyeyim. 2020 yılı için ETF’lerden elde edilen kar payı 2.600 TL’yi aşmazsa vergi beyannamesi vermiyorsunuz.

Kar payı durumu
Kar payı durumu – 07/09/2020

Sonuç olarak

İdeal portföy ağırlıklarım kapsamında yurtdışı tahvillerin payını %30, bizim Hazine Eurobond’larının payını ise %15 olarak öngörmüştüm. Gerçi bu öngörülerim şartlara göre değişebilir. 🙂 Neyse, mevcut durumda Eurobond’ların payı %65,8 gibi yüksek bir oran. Şüphesiz bu durum, finansal bağımsızlık portföyümü Türk siyasetinin kaprislerine açık hale getiriyor. Aldığım ülke riskini azaltmanın en iyi yolu da portföyümü yurtdışı varlıklarla çeşitlendirmek olduğunu düşünüyorum. ABD Hazine tahvillerine yatırıma başlayarak bu stratejik amaç doğrultusunda bir adım daha attım. Elimdeki Eurobond’lar çok yüksek bir getiri oranı ve nakit akışı (üstelik vergisiz) sağlıyor. Ama bu yüksek ödül aldığım yüksek kredi riskinin karşılığı. Olasılığı nispeten düşük olsa da ya risk gerçekleşirse? Şimdiden bu düşük olasılığa karşı tedbir almak yerinde olmaz mı? Diğer taraftan, tüm Eurobond portföyünü VDTY’ye aktarsam mevcut nakit akışım yaklaşık dörtte birine düşer. Yani güvenliğin de bir bedeli var. Karar vermek zor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2020 Pintidegiltutumluyum

14 thoughts on “Yurtdışı Yatırım ve İlk Yabancı Tahvil Alımı

  1. “Kar payı dağıtmayan ETF’nin uzun vadede vergi açısından avantajı” indan bahsetmişsiniz. Bildiğim kadarıyla, kar payı dağıtsa da dağıtmasa da 15%, Irlanda tarafında Amerika’ya ödeniyor. Yani ya kar payının 85%’i tekrar anaparaya otomatik ekleniyor yada hesabınıza geçiyor. Kar payını anaparaya ekleyen ETF’nin tek avantajı sizi olası bir yeni satın-alımdaki komisyondan ve belki bir de alım sırasındaki fiyat makasından kaynaklanabilecek kayıptan kurtarıyor oluşu. Yanlışım var mı emin değilim. Selamlar.

    1. Merhaba Murat Bey;

      ABD’de yabancılar için kar payından alınan vergi %30. Ancak, ikili vergi anlaşmaları nedeniyle biz %20 oranında vergi ödüyoruz. İrlanda için dediğiniz gibi şirket %15 ödüyor. Yani kar payı özelinde de ufak bir marj farkı var. Ayrıca, IRS’le yani kırtasiye işiyle de uğraşmamış oluyorsunuz. Benim için buda bir artı. Selamlar.

  2. Merhaba yine çok güzel bir yazı olmuş, teşekkürler.

    Kar payı dağıtan (distributed) bir ETF seçmenizin nedeni yıllık getirisinin 2020 yılı için 2600tl’nin altında olması mı?

    Kar payını tekrar yatıran etf’lerin vergi avantajı olduğundan bahsetmiştiniz. Yıllık gelirinizin ileride artacağını ve gelir vergisine tabi olacağını varsayarsak, distributed bi ETF seçmenizin nedeni nedir?

    1. Teşekkür ederim Ali Bey. Vergi limitinin altında kaldığım için tercih ettim birazda. 🙂 Finansal bağımsızlık için belli bir nakit akışını yaratmak gerekiyor diye düşünüyorum. Yani emeklilik aşamasında sadece varlık satarak harcamaları karşılamak biraz riskli olur. Ekonominin durumuna göre düşük fiyattan satmak zorunda kalabilirsiniz varlıklarınızı. Diğer taraftan orta ve uzun vadede portföy yeterince büyüyünce vergiden kaçınma şansı da azalacak. Yani bir değiş tokuş var. Önemli olan sizin tercihleriniz ve ihtiyaçlarınız sonuç olarak.

  3. Merhaba,
    Sormak istediğim VUSD ve VUAA özelindeki durum aslında. İrlanda ile işlem yaptığımız için bizi sadece 15% vergi ilgilendiriyor sanırım.
    #VUSD kar payını dağıtıyor ve 15% Amerika’ya vergi olarak gidiyor, 85% bizim hesabımıza yatıyor.
    #VUAA kar payı dağıtım zamanı 15% Amerika’ya vergi ödüyor, kalan 85% ise VUAA’nın değerinin bu oranda artmasına (teorik olarak) sebep oluyor.
    Selamlar.

    1. Haklısınız Murat Bey. Yorumunuz doğru. Hangisini tercih edeceğiniz ihtiyaçlarınıza ve amacınıza bağlı biraz.

  4. Teorik olarak VUAA’nın daha fazla değer kazanmasını beklerken, hemen hemen aynı fiyattan aldığınız iki ETF’den kar payı dağıtan VUSD’nin daha fazla değer kazanmış olması rahatsız etti beni biraz 🙂 Bu uzun vade için de geçerli olabilecek bir gösterge mi acaba?

    1. Bende fark ettim Murat Bey. Doğrusu bilemiyorum. Belki de nispeten yeni piyasaya sürüldüğü için hacim kazanması gerekiyordur. İzleyip göreceğiz.

      1. Sonradan Tradingview’de geçmiş fiyatları kontrol ettim ve bir tutarsızlık görmedim aslında. Her daim, arada ödenen temettü kadar bir fark var. İkisini de aynı tarihte aldığınız varsayımıyla yapılan bir yorumdu benimki. Belki arada bir zaman farkı vardı? Aynı gün ise garip gerçekten.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top