Para İlüzyonu ve Portföy Performansı

Para İlüzyonu ve Portföy Performansı

Para ilüzyonu teorisi diyor ki insanlar gelir ve servetlerini reel değil nominal bazda değerlendirmeye yatkındır. Diğer bir deyişle, enflasyon düzeyini dikkate almaz ve bugünün bir lirası ile geçen yılın bir lirasını aynı zannederler. Tabi bilinçli bir yatırımcı için paranın zaman değeri ve enflasyon kavramları finansal okur yazarlığın temelini oluşturur. Özellikle bu ülkede yaşıyorsanız… Enflasyon ve Para başlıklı yazımda bu konuyu ayrıntılı olarak ele almıştım. Alım Gücü, Enflasyon ve Finansal Bağımsızlık başlıklı yazımda da Türkiye’de ki yüksek enflasyonist ortamın gelirlerimizi reel anlamda nasıl erittiğini ve bu durumun sürmesi halinde finansal bağımsızlık hedefine ulaşılabilirliği sorgulamıştım. Aslına bakılırsa, ilk yazımdan itibaren hesap kitabı neden dolarla yaptığımı da açıklamaya çalıştım. Dolar/TL Kurunu Etkileyen Faktörler başlıklı yazımda da kurun yani iki para arasındaki göreli değerin, büyük ölçüde söz konusu iki ülke ekonomisi arasındaki enflasyon ve faiz oranı farkı ile açıklanabileceğini söylemiştim. Bugün para ilüzyonunun ne olduğunu Borsa İstanbul portföyüm üzerinden sayılara dökerek anlatmaya çalışacağım.

Para ilüzyonu ve TL cinsinden portföy performansı

2018 yılı Ağustos ayından itibaren hisse senedi almaya başladım. Konuya ilişkin ilk yazımı buradan okuyabilirsiniz. Aşağıdaki tabloda Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerimden oluşan portföyümün performansının son durumunu görebilirsiniz. Tabi son iki yılda bir iki kez al-sat yaptım ve kar paylarını da geri yatırdım. Ayrıca, son düşüşte VİOP’ta Bist 30’da kısa pozisyon olarak portföyü hedge etmeyi denedim. Gerçi sonuç çok tatmin edici olmadı. Dolayısıyla gerçek kar oranı muhtemelen daha yüksek. Ama bugünkü analizimizde basitlik adına bunları dikkate almıyorum.

Konumuza geri dönersek tablodan gördüğünüz üzere iki hissede nominal bazda zarardayım: Akbank ve Tüpraş. Türkiye’de ki mevcut ekonomik kriz ortamı bankaların değerlemelerini yerin dibine düşürmüş durumda. Kısa sürede yukarı yönlü bir değişim de beklemiyorum. Tüpraş’ta ise daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi ortalama maliyetim biraz yüksek kaldı. Gerçi ‘müjde‘ haberinin duyurulacağı günün sabahında ‘Esham modeli‘ başlıklı haberler de gözüme ilişince hemen 50 tane Tüpraş’ı ufak bir karla elden çıkardım… 🙂 Bu bilgiyi de sizlerle paylaşmış olayım.

Türk Lirası cinsinden portföy performans
Türk Lirası cinsinden portföy performansı

Genel olarak nominal bazda portföy karım %11,1 olarak gözüküyor. Ancak 2020 yılı Temmuz sonu itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumuna göre yıllık enflasyon %11,76. Yani bu rakama inanacak olsak bile portföy performansı enflasyona karşı çok parlak değil.

Para ilüzyonu kalkınca portföy performansı

Şimdi yetişkinlerin dünyasına geçelim ve gerçeklerle yüzleşelim. 🙂 Aşağıdaki tabloda portföyümün performansını dolar cinsinden tahmin ettim. Yine basitlik adına en büyük alım hacmini yaptığım tarihlerdeki döviz kurlarını esas aldım. Alımlarımı Yahoo Finance kullanarak takip ettiğim için hangi tarihte neyi ne kadar aldığımı biliyorum. Yahoo Finance’taki portföy bilgilerimi Ocak ayında yenilediğim için çoğu tarih Ocak ayına ait olduğunu dikkatli okuyucularım ile paylaşayım. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası günlük dolar satış kuru verilerini ise Elektronik Veri Dağıtım Sistemi‘nden elde ettim. Sonucu aşağıdaki tabloda görebilirsiniz. Para ilüzyonu ortadan kalktığında yani portföyüm dolar bazında %8,9 ekside! Bireysel düzeyde ise Akbank, Tüpraş ve Coca Cola İçecek hisselerinde dolar bazında zarardayım.

Dolar cinsinden portföy performansı
Dolar cinsinden portföy performansı

Fırsat maliyetini eklersek

Profesyonel bir yatırımcı veya ekonomist gibi hareket edip fırsat maliyetini de hesap edersek işler iyice çirkinleşecek doğal olarak. Türk lirası cinsinden riskli varlıklar yerine daha az riskli döviz cinsinden varlıklara yatırım yapabilirdim. Örneğin Hazine Eurobond‘larına… %7 kupon oranı ve toplam getiri oranı varsayımı altında 2020 yılının ilk 6 ayında (5.820 $ * 0,07) / 2 = 203,7 $ nakit kazanabilirdim. Üstelik vade sonuna kadar beklersem anaparamı da geri alacaktım. Vade sonuna kadar beklememe durumunda sermaye kazancı olasılığından ise hiç bahsetmiyorum. 🙂 Bunun yerine Türk Lirası cinsinden hisse senedi alarak bu göreli risksiz yatırımdan elde edebileceğim gelirden mahrum kalmış oldum.

Ya sorun bendeyse

Bazı okuyucularımın daha iyi hisse senedi seçebilirdin, zamanlaman daha iyi olabilirdi veya ekonomi kısa süre içerisinde toparladığında hisse senetleri çok hızlı çıkar şeklinde yorumlar yaptığını duyar gibiyim. 🙂 Hisse senedi seçimi ve zamanlama konusunda uğraşmama rağmen şimdilik yapabildiğim bu kadar. 🙂 Muhakkak daha iyisini yapabilen vardır. Ancak, finansal bağımsızlık yolu çok uzun ve aktif hisse seçimi yöntemiyle uzun yıllar istikrarlı bir şekilde yüksek performans gösterebilen yatırımcı sayısının fazla olacağını sanmıyorum. Çok daha az vakit ayırdığım Eurobond yatırımlarımın karşılığını ise fazlasıyla alıyorum. O halde neden kaynak ayırayım ki Borsa İstanbul’a? Bana göre tek geçerli neden orta vadede işler düzelir ise oluşacak fırsatı kaçırmamak olabilir. Yani dolar bazında yıllık ortalama risksiz getiri oranından (%7) daha yüksek bir getiriyi Türk lirasının değerlendiği ve Bist 100’ün coştuğu bir ortamda elde edebileceğimi düşünüyorum. Maalesef bu senaryonun gerçekleşme şansını da düşük görüyorum. Zaten o yüzden Türk hisselerinin payı mevcut genel portföyümde ve ideal portföyümde oldukça sınırlı…

Sizin portföy performansınız reel olarak ne durumda? İncelediniz mi?

Digiprove sealCopyright secured by Digiprove © 2020 Pintidegiltutumluyum

2 thoughts on “Para İlüzyonu ve Portföy Performansı

  1. Ben yatirimim buyuk bolumunu (%80) S&P 500 ETF’lerine USD cinsinden kalanini da altin hesabinda tutuyorum. Sanirim en mantiklisi TL cinsinden yatirimlardan bir sure daha uzak durmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top