Primli Eurobond ile Vergi Optimizasyonu

Primli Eurobond ile Vergi Optimizasyonu

Primli Eurobond alarak değer kazancı vergisinden kaçınma şansı elde edebileceğimizi düşünüyorum desem ne dersiniz? Yeni yılın ilk yazısı yine vergi üstüne. Zira vergi konusuna takmış durumdayım bu aralar. Beynimin arka planında her zaman nasıl daha az vergi öderim temalı uygulama sürekli aktif sanki. 🙂 Aslında mevzuat işleri beni sıkar. Ancak iyi bir yatırımcı olmak için vergi mevzuatına hakim olmam gerektiğini fark ettim. Ticaret ve yatırımı bir oyun gibi düşünürsek vergi mevzuatı oyunun kuralları. Kuralları bilmeden sahaya çıkarsanız nasıl kazanacaksınız? Yabancı büyük yatırım kuruluşları vergiden kaçınma olayını aşmışlar mesela. “Tax harvesting” (vergi hasadı) diyorlar buna. Yatırımınızı yöneten yapay zeka getirinizi maksimize etmek için vergiden kaçınacak şekilde paranıza dünya turu yaptırıyor. Bu noktadan çok uzağım ama vergi konusunda çalışmaya devam ediyorum. 🙂 Şimdi aklıma gelen yeni bir yöntemi sizlerle paylaşacağım.

Photo by Joao Marcelo Marques on Unsplash

Eurobondlar değer kazancı vergisine tabi

Photo by Sharon McCutcheon on Unsplash

Türk vergi mevzuatını yurtdışına yatırım kapsamında Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalara Yatırım başlıklı yazımda oldukça ayrıntılı bir şekilde ele almıştım. Eurobond nedir diye merak eden yeni okuyucum varsa Eurobond başlıklı yazıma göz atmasını tavsiye ederim. Zira o yazıda Eurobondu detaylı olarak tanıttım. Yinelemek gerekirse Eurobond, devletlerin ve özel şirketlerin borçlanma için çıkardıkları kendi yerel para biriminden olmayan tahvildir. Eurobond, dolar, avro, yen ve İsviçre frangı bazında ihraç edilmektedir. Eurobond ihracını JP Morgan, Goldman Sachs gibi uluslararası finansal kurumların oluşturduğu gruplar ilgili ülke/şirket adına gerçekleştiriyor. Yani Türk Hazinesinin çıkardığı Eurobondları da alsanız uluslararası piyasalara adım atmış oluyorsunuz. Dolayısıyla, vergi açısından Eurobond alım-satımı yaptığınızda yada vadesi dolduğunda değer kazancı artışı vergisi ödemek zorundasınız. Kupon geliri ise 2019 yılı itibarıyla 40.000 TL’ye kadar gelir vergisinden muaf.

Vade sonuna kadar tutuyorum

Finansal bağımsızlığa erişme planımda Hazine Eurobondları özel bir yer tutuyor. Bunun nedenleri kupon gelirlerinde vergi muafiyeti olması ve dönemsel olarak getirilerinin de yüksek olmasıydı. Yani benim finansal özgürlük kurgumda esas nakit akışı kaynağım kar payı değil tahvil. Portföyümde Eurobond ağırlığı da %76 şu an. Bu tahvilleri alım-satım yapıp sermaye kazancı elde etmek için almadım. Her ne kadar şu an iyi değerlenmiş olsalar da vade sonlarına kadar tutacağım. Zaten alım-satım yaptığım anda değer artışı vergisine konu olacaklar. Türk vergi sistemi hakkındaki düşüncelerimi ve duygularımı şu yazımda paylaşmıştım sizlerle. 🙂 Yalnız bu tahvillerin vadesi geldiğinde de değer artış kazancı vergisi söz konusu olacak. Genellikle uzun vadeli tahviller aldığım için bu sorunu uzak geleceğe ertelemiştim. Ancak, Gelir Vergisi Kanununu (GVK) deştikçe aklıma bir fikir geldi.

Primli Eurobond aldığımızda değer kazancı vergisi ne oluyor?

Bildiğiniz gibi tahvillerin par value denen senet üzerinde yazan değerleri var ve vade sonunda bu parayı alıyoruz. Eurobondlar özelinde de par value 1000 dolar. Ayrıca, satış fiyatı par value‘dan düşük olan tahvillere iskontolu tahvil, yüksek olan tahvillere primli tahvil denir. Tahvilin iskontolu mu primli mi olacağı tahvil ihraç edildikten sonra piyadaki faiz oranına bağlıdır. GVK’ya göre değer artış kazancını alış ve satış (vade sonu anapara ödeme) fiyatlarını güncel Merkez Bankası alış kurlarından TL’ye çevirip, Yİ-ÜFE değerleriyle enflasyon ayarlaması yaptıktan sonra hesaplıyoruz. Şimdi matematik bize değer artış kazancının düşük çıkması için alım fiyatının yüksek satış fiyatının düşük olması gerektiğini ima ediyor. O halde primli Eurobond alıp vade sonuna kadar tutarsak ödeyeceğimiz değer artış kazancını minimize etmez miyiz? Hatta kupon oranı yüksek bir Eurobond seçersek, elde ettiğimiz toplam getiriyi -vergi muafiyet sınırının altında kalmak koşuluyla- vergisiz kupon geliri olarak vadesiz dolar hesabına aktarmış olmaz mıyız?

Senaryo I – primli Eurobond

Şimdi bu hipotezimi desteklemek için bir model oluşturup üzerinde çalışalım. Öncelikle, modelimizde kullanacağımız primli Eurobondu belirleyelim. Aşağıdaki şekilde Hazinenin çıkardığı dolar bazlı tahvillerin listesini görüyorsunuz. Listedeki en primli tahvil 15/01/2030 vadeli Eurobond. 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla yaklaşık 1.435 dolar satış fiyatı var. Kupon oranı da %11,88. Yani tam aradığımız gibi.

Hazine Eurobondları – 31/12/2019
Kaynak: İş Yatırım – SGMK Günlük Bülten

Varsayımlar

Şimdi modelimizin varsayımlarına geçelim. 1.435 dolar 25 sentten 10 tane 15/01/2030 vadeli Eurobond alalım. Alım tarihindeki güncel dolar /TL kurumuz yaklaşık 5,95 olsun. 2030’a kadar gerçekleşecek Yİ-ÜFE’yi ise son 5 yılın gerçekleşmiş Yİ-ÜFE değişim oranlarının ortalamasını (%14,22) kullanarak tahmin edelim. Vade tarihinden önceki ayın tahmin ettiğimiz Yİ-ÜFE değeri (1.704,8) ile alım tarihimizdeki Yİ-ÜFE (450,97) değeri arasındaki değişim oranı toplam %278 olarak gerçekleşmiş oldu. Böylece GVK’da enflasyon oranı ayarlamasından yararlanmak için konulan %10’luk kısıtı da aşmış olduk. Gelecekteki dolar/TL kurunu da enflasyondaki değişim yani ÜFE’deki değişim oranı ile hesaplayalım: 5,95 * (1+ 2,78) = 22,49. Aslında kuru tahmin ederken iki ülke arasındaki enflasyon farkı ile faiz oranları farkını kullanmak gerekiyordu ama basitlik açısından TL’nin enflasyon oranı kadar değer kaybedeceğini varsaydım.

Primli tahvil senaryosu – Varsayımlar

Primli Eurobond modeli

Sıra geldi değer kazancını hesaplamaya. Aşağıdaki tablodan gördüğünüz üzere Eurobond alış bedelimizi alım kuru ile çarpıyoruz: 5,95 * 14.333 = 85.278, 4 TL. Daha sonra bunu Yİ-ÜFE’deki değişimi dikkate alarak vade sonu fiyat seviyesine çekiyoruz: 85.278,4 * (1 + 2,78) = 322.380,4 TL. Alım işlem maliyetini basitlik için 10 dolar olarak aldım. Bu değeri aynı yöntemle vade sonu fiyat seviyesine çektiğimizde 224,9 TL oluyor. Vade sonunda ise Hazine bize Eurobond başına 1.000 dolar ödüyor. Yani elden çıkarma bedelimiz 15/01/2019 tarihi itibarıyla toplam 10.000 dolar. O tarihteki kuru 22,49 olarak hesaplamıştık: 10.000 * 22,49 = 224.929,7 TL. O halde net değer artış kazancımız 224.929,7 – 322.380,4 – 224,9 = – 97.675,7 TL oldu. Yani GVK’ya göre bu işlemden elde ettiğimiz değer artış kazancı negatif. Dolayısıyla vergiye konu olacak herhangi bir değer artış kazancımız yok.

Primli tahvil senaryosu – vergi

Senaryo II – iskontolu Eurobond

Modelimizi bu sefer iskontolu tahvil aldığımızı varsayarak çalıştıralım. Karşılaştırılabilir olması için 15/01/2030 tarihli Eurobondun alış fiyatını 800 dolar varsayalım. Diğer tüm değişkenler sabit kalsın. Aşağıdaki şekilde varsayımları görebilirsiniz.

İskontolu tahvil senaryosu – varsayımlar

Aşağıdaki şekilde bu senaryoda değer artış kazancının hesaplanmasını görüyorsunuz. 8.000 * 5,95 = 47.600 TL cari alım bedeli. Bu bedeli vade sonu alım fiyat seviyesine çekiyoruz: 47.600 * (1 + 2,78) = 179.943, 7 TL. Vade sonu anapara ödememiz ise yine 10.000 * 22,49 = 224.929, 7 TL. Bu senaryodaki net değer artış kazancımız da 224.929,7 – 179.943,7 – 224,9 = 44.761 TL. Yani 2030 yılı gelir vergisi dilimlerine girecek pozitif bir değer artış kazancı söz konusu.

İskontolu tahvil senaryosu – vergi

Sonuç olarak

Primli Eurobond alarak değer kazancı vergisinden kaçınmak veya en azından minimize etmek mümkün görünüyor. Özellikle kupon oranı yüksek ise vergisiz yüksek nakit akışını da sağlamış oluyoruz. Tabi ki bu analiz tamamen benim yorumum. Özelge sistemiyle yorum yapılırken kamu görevlisi uzman arkadaşlar bile bizim yorumumuz yanlış olabilir dolayısıyla bağlayıcı değildir demeye getiriyorlar. 🙂 Bakınız aşağıdaki resim. Dolayısıyla, kanunun açık ve net bir şekilde ne anlama geldiğinin belli olmadığı bir ülkede sadece benim yorumumu baz alarak işlem yapmayın arkadaşlar. Kendi araştırmanızı yapın, özelge sistemini kullanın. Ben sadece kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum. 2020’nin hepimize sağlık ve huzur getirmesini diliyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Özelgelerin altında yazan dipnotlar

NOT:

Yazıyı yayımladıktan sonra sosyal medyadan faydalı geri dönüşler oldu. Twitter’dan adaşım Bay Tutumlu (@BayTutumlu) Eurobond’un itfasında (vade sonu anapara ödeme) anapara kur farkının gelir sayılmadığı ve enflasyon indirimi uygulanmadığını belirtti. Hakikaten GVK’da itfa, elden çıkarmanın tanımı kapsamında yer almıyor. Bu durumda değer artış kazancı söz konusu olmaması gerekir. Diğer taraftan 30/09/2006 tarih ve 26305 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 258 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile GVK’da net olmayan bazı hususlar açıklığa kavuşturulmaya çalışılmış. Bu tebliğin son kısmı Eurobond’a ayrılmış. Bu Tebliğ’de şöyle bir ifade var : “Eurobondların döviz cinsinden ihraç edilmesi nedeniyle, bu kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları irat sayılmadığı gibi, elde edilen gelirlere indirim oranı uygulaması da söz konusu değildir.” Bu durumda itfa sırasında oluşan değer artışları gelir kabul edilmiyor ve enflasyon ayarlamasına (indirimine) konu olmuyor denilebilir.

Tebliğin ilgili kısmını defalarca okumama rağmen Eurobondların itfası ile ilgili bu kadar açık başka bir hüküm göremedim doğrusu. Bununla birlikte, İş Bankası’nın 2019 yılı Vergi Rehberi’ne göre Eurobondun faiz gelirleri arasında itfa değeri de sayılıyor. Yani itfa yılında 1.000 dolarımızı TL’ye çevirip o yılki kupon gelirimize mi ekliyoruz? Yoksa itfa bedelinden alım bedelini çıkarıp (1.000 – 1.435 = – 435) aradaki farkı mı ekliyoruz? Tablodan tam anlaşılmıyor ama mantığım ve gönlüm ikincisinden yana. 🙂

İtfa değerinin faiz gelirleri arasında sayılması

Durum böyleyse vergi optimizasyonu açısından itfa da iki durum söz konusu olabilir: eğer vergi muafiyet sınırının çok altındaysanız vergiden yırtmış olursunuz. Eğer bu sınırın üzerindeyseniz gelir vergisine konu net gelir matrahınız itfa bedeli veya alım-itfa bedeli arasındaki fark kadar (pozitifse) yükselir.

Bu bilgiler ışığında yukarıda yaptığım analizi biraz farklı bir şekilde kullanarak vergi masrafımızı hala minimize edebiliriz. Eğer kupon gelirimiz vergi muafiyet sınırının çok üzerindeyse itfa tarihi gelmeden primli Eurobondumuzu elden çıkarabiliriz. Satış fiyatı piyasa şartlarına bağlı olarak alım fiyatımızdan düşük olursa, Yİ-ÜFE’de ki değişimde lehimize olursa hem değer artış kazancı vergisi ödemez hem de vergiye konu kupon geliri matrahımız düşmüş olur. Tabi bu değerlendirmeyi herkes kendi özelinde ve değişik piyasa şartlarında yaparak karar vermek zorunda.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Hızlı bir şekilde hesap açıp, ABD sermaye piyasalarında komisyonsuz alım satım işlemi yapmak istiyorsanız Webull‘u deneyebilirsiniz.

30 thoughts on “Primli Eurobond ile Vergi Optimizasyonu

  1. Ben de araştırdım bu kadar karışık vergilendirme sistemi nasıl yapmışlar anlamadım. Eğer kupon vade bitiş tarihine kadar beklersek anapara USD olarak vergi kesilmeden alabiliyor muyuz ? Sonuçta anapara da USD olarak alım yapıyorum Tl dönüştürülmesi saçma olur.

    1. Merhaba İlyas Bey;

      Evet alabiliyorsunuz. Kupon ödemelerinde olduğu gibi ana para ödemeleri de dolar olarak vadesiz dolar hesabınıza yatıyor. Vergi sistemimiz maalesef yamalı bohça gibi. Ancak üzerine gide gide fiili uygulamaların nasıl olduğunu netleştirebiliriz. Selamlar.

  2. Öncelikle merhabalar;
    Sitenin girişinde yazdığınız “hakkımda” bölümünün duygularıma tercüman olduğunu söyleyebilirim. bende eurobond yatırımcısıyım ve 35 yaşındayım. prim günlerimin dolmasına 8 yılım var. şu an 20.000 adet eurobondum var Hedefim 90-100 bin adet eurobond yapıp, kupon faizlerinden ortalama aylık 3.000 – 4.000 TL arası emeklilikte alacağım maaşa yakın gelir yaratmak var. Bir bankacı olarak vergilendirme konusunu bende oldukça araştırma yaptım. Değer artış kazancından anladığım iskontolu tahviller için geçerli. Şöyleki;
    vade sonu değeri strandart 1.000 usd olan bir tahvili 900 usd ye aldığımızda vade sonunda(itfa anında) doğacak olan 100 usd değer artış kazancı + o takvim yılındaki kupon gelirlerinin TL karşılığı beyan sınırını aştığında beyanname verilmesi gerektiği yönünde. Şöyle özetlersek mevcut eurobondlar için hepsinin üzerinde yazılı değerini 1.000 USD kabul edersek üzerinde satın aldığımız yani primli eurobondların itfa gününde değer artış kazancı doğurmayacağını öngörüyorum. Siz ne düşünürsünüz? Teşükkürler

    1. Merhaba Abdullah Bey;

      Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Amacınızı benim gibi Eurobond’lar aracılığı ile düzenli nakit akışı sağlamak olarak ifade etmişsiniz. Ben Eurobond alımına başladığımda vergi konusunda fazla araştırma yapmamıştım. Ancak, araştırınca ilginç bir durum ortaya çıktı. Yazının not kısmında itfa da oluşan durumu özetlemeye çalışmıştım. Dediğiniz gibi primli Eurobondlar itfada vergi avantajı sağlıyor gözüküyor. Selamlar.

      1. Selam , abd 10 yillik faizlerini iyi izleyin. Dunyada 1980 den baslayan azalan faiz trendi bitmek uzere. USD faizleri 1980 de yuzde 14 du.. yine 6+ enflasyon gorulurse , pandemi sebepli basilan paralar yuzunden o eurobondlar cöp olur.. tabi bizim lokal riskler de cabası

        1. Merhaba Levent Bey;

          Söylediklerinizde haklısınız. Eğer ABD enflasyonu %6 ve üzerine çıkarsa ve dolar faizleri de buna uygun şekilde yükselirse elinizdeki Eurobondların fiyatları çakılır. Satmazsanız vade sonunda ana paranızı alırsın. Buna karşın yüksek enflasyon nedeniyle vade sonuna kadar olan reel getiri oranınız ciddi olarak düşer. Hatta reel olarak eksiye de düşebilirsiniz. Tabi bu senaryoda tüm hisse senetleri de çöp haline gelir. Böyle bir senaryonun gerçekleşme olasılığı yükselirse FED devreye girer ve bir kaç yıl içinde enflasyonu kontrol altına alır diye düşünüyorum. Zira mevcut FED yönetimi de pandemi sonucu yapılan genişlemeci para politikasının enflasyonist etkisinin geçici olacağını öngörüyor. Kolaygelsin.

    2. gib.gov.tr/node/88485 sayfasında sizin yaptığınız hesabın aynısını yaparak eurobond değer artış kazancının hesaplanıp vergi beyanında bulunulması gerektiği yazıyor. sadece dolar bazında artış olarak yukarıda verilen örnek gibi 1000 nominal – 900 fiyat = 100 usd kar’a göre hesaplamanın olduğu bir link veya yazı varsa paylaşırsanız çok sevinirim.

  3. Hocam selamlar, bilgilendirici yazılarınız için teşekkürler. Sizin yazılarınızdan sonra ben de ciddi şekilde araştırdım bu vergi işini. Siz zaten genel hatlarıyla yazmışsınız. Kafama takılan tek bir durum var, mesela primli eurobond aldık, sizin örneğiniz üzerinden gidersek 1435 dolara aldık. Vade dolduğunda 1000dolar olarak geri aldık. Burada pozitif bir kazanç söz konusu değil. Buna rağmen bir vergi beyanı söz konusu mu. Bununla ilgili net bir bilgiye ulaşamadım. Eğer vergi beyanı söz konusu değilse eurobond alma konusunda soru işaretlerim ortadan kalkmış olacak. Belki sizin bu konuda bir bilginiz vardır. Saygılar.

    1. Merhaba Alican Bey,

      Güzel bir soru sormuşsunuz. Fiili uygulamayı bilmiyorum maalesef. Bu sene Mart ayı geldi ama herhangi bir vergi beyannamesi vermeyi düşünmüyorum. Vergilendirilecek bir pozitif kazancım yoksa beyanname vermeye gerek yok diye varsayıyorum. Selamlar.

      1. Deneyerek öğrenmek gerekecek sanirim 🙂 siz benden önce bu yatirimi yaptiginiz icin, fiili durumu benden önce göreceksiniz diye dusunuyorum. Zamanı geldiginde bir yazı ile paylasacaginizi düşünüyor ve arzu ediyorum. Blogunuz çok faydalı, tecrübelerinizi paylaştığınız için tekrar teşekkürler.

        1. Maalesef. Bazı şeyleri deneyerek öğrenmek gerekiyor. 🙂 O yüzden hemen eyleme geçip sonucunu görmek iyi bir strateji. Silicon Vadisi şirketleri de yeni ürün ve süreç geliştirirken aynı yöntemi uyguluyor. Biz niye uygulamayalım? Vergi konusuna yazmaya devam edeceğim. Olumlu olumsuz deneyimlerimi aktarmayı düşünüyorum. Güzel sözleriniz teşekkürler. Sizlerden gelen yorumlar motive ediyor doğrusu.

    1. Merhaba Salih Bey,

      Vergi danışmanlığı yapmıyorum. Kişisel yatırımlarım kapsamında vergi konusunda öğrendiklerimi paylaşıyorum sadece. Faydalı olmuştur umarım. Saygılarımla;

  4. Yazilan bilgiler eurobond yatirimcisi icin son derece faydali bilgiler. Vergi uzmani degilim ancak bende cok detayli vergi mevzuatini okudum ve anladigim su sekilde. Alican beyin belirttigi gibi primli yani vade sonunda 100 birim olacak bir urunu daha yuksek faiz getirisi icin 100 birimden pahaliya alirsak itfa tarihinde 100 birim geri alacagimizdan bu bolum gelir vergisine tabi olmayacaktir. (Tabii ki sahsi gorusum) ancak, yukaridaki yorumlarda belirtildigi gibi 100 birimlik urunu 140-150 birim gibi cok yuksek degerlere alirsak bu durumda, alinan eurobondun miktarina gore cok kolay vergi dilimine yakalanmak mumkundur. 2019 yili icin senelik 40.000 tl. Yani bence gunun faiz sartlarina gore 100 birime cok yakin guncel fiyattaki eurobondlar en az vergiyi uretir.

    1. Yazıyı faydalı bulmanıza sevindim Tolga Bey. Keşke vergi mevzuatı daha net olsaydı. Daha fazla insan bu piyasalara yatırım yapardı.

  5. Eurobond tahvillerinin stopaja tabi olmamasi nedeniyle Tam Mükellef Gerçek Kişiler kazançlarını nasıl beyan edecekleri konusunda mevzuat dışında detayları öğrenebilecekleri bir yer olmadığından bireysel yatırımcıların sorularına cevap bulmada katkı sağlayan değerli paylaşımınız için teşekkür ederim.

    Yazınıza ve yorumlara katkı olması adına önemli bir noktaya dikkat edelim. Beyan sınırının altında kalacak şekilde eurobond yatırımı yapmayı hedefleyenlerin “Beyan Sınırı” hesaplamasına oldukça dikkat etmeleri gerekiyor. Bu konu sadece Tam Mükkellef Gerçek Kişileri ilgilendirdiğinden benim bulabildiğim en açıklayıcı rehberler YK ve İşbankası Özel Bankacılık Vergi Rehberleri oldu.
    Bu vergi rehberlerinde beyan sınırı hesaplamasında Türkiye’de stopaja tabi tutulmuş diğer menkul sermaye iratları (mevduat faizi, repo, yatırım fonu kar payı, öfk kar payı hariç) ve varsa İşyeri Kirası dahil edileceği belirtiliyor. Aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde beyan sınırı aşıldığında beyan edilecek tutarlar hakkında detaylar da var.

    Son olarak Vergi Optimizasyonu hakkinda cevabını bulamadığım bir konuyu da paylaşmak istiyorum.
    Itfa durumunda anapara kur farkı gelir sayılmıyor ancak Primli olarak alınmış eurobondun itfasında anaparada oluşan değer kaybı alım/satım zararı sayılır mı? Eger zarar sayılır ise itfa tarihindeki son kupon ödemesine veya itfa olan takvim yılında yapılan diğer alım/satım karlarindan mahsup edilebilir mi? Saygılarımla,

    1. Merhaba;

      Öncelikle bloğu faydalı bulmanıza çok sevindim. Söylediğiniz hususa gelince gerçekten ilginç ve güzel bir soru. Belki şöyle bir mantık yürütülebilir diye düşünüyorum: itfa’da değer kazancı kupon geliri olarak işlem görüyorsa, değer kaybı da zarar olarak görülmeli. Yani kupon gelirinden zararı mahsup edebilmeliyiz. Ama tabi uygulama gerçekten böyle mi? Bilemiyorum. Eğer bu konuda kesin bir bilgi edinebilirseniz benimle ve blog okuyucularıyla paylaşırsanız çok sevinirim. Saygılarımla;

  6. Vergilendirme isi normal vatandasin zorlukla anlayabilecegi sekilde duzenlenmis maalesef. Yoruma acik konular ve bitmek tukenmek bilmeyen sorular var.
    Durum boyleyken vergisini dogru olarak hesaplayabilen cok az kisi olacagini saniyorum. Bir cok kisi bilerek veya bilmeyerek hatali hesaplama yapacaktir.
    Eurobond ile ilgili olarak yanlis beyanname verip de ceza alan kimse var mi cok merak ettim.

    1. Merhaba Kaya Bey;

      Söylediklerinizde haklısınız maalesef. Vergi mevzuatı şeffaf, basit ve istikrarlı olmalı. Ancak şartlar ortada. Hayırlısı diyelim. Selamlar.

      1. Merhaba, öncelikle içten şükranlarımı sunuyorum, gerçekten harika bir araştırmacısınız.

        Şu memlekette cidden paran mı var derdin var 🙂 kafamın en rahat olduğu zamanlar TL cinsinden yüklü kredilerimin olduğu zamanlardı. O yüzden benim stratejim yatırım yapıp artıya geçmek değil, düşük faizli tl kredisi bulup sonra nötralize etmek olmuştur 🙂

        Gelelim asıl sıkıntıya: Şu anda malesef bir miktar param var ben de son tahlilde eurobondda karar kıldım. Bence eurobondun asıl sıkıntısı kupon ödemesinin vergisi. Ben kendi işim dolayısıyla zaten tavan vergi dilimine giriyorum. Bu durumda eurobond gelirime kafadan %35 vergi vermem gerekiyor, yani aldığımız kuponun üçte biri gidiyor. Bunu “optimize edecek” bir yöntem yok mudur? Eurobond ağırlıklı fonları araştırdım (fonlarda sadece %10 stopaj var) fakat onlar kupon ödemiyor sanırım. Fonun değerlenmesi de sade doların değerlenmesi oranında oluyor ve hiçbir mantığı kalmıyor malesef. Bir eurobond oranında temettü veren ABD borsası hisselerini araştırdım ki onlardan da ABD iyi vergi alıyormuş. Samimi olarak soruyorum döviz cinsinden, net %5 üstü gelirli, riski düşük bir yatırım aracı bulabildiniz mi?

        1. Merhaba Halil Bey;

          Güzel sözleriniz için teşekkür ederim öncelikle. Eurobond kupon gelirlerinizin %35 vergi dilimine gireceğinden bahsetmişsiniz. Keşke benimde tek sorunum bu olsa. 🙂 Aklıma gelen bir çözüm yolu, Eurobond portföyümü 40 bin TL’lik vergi istisna limitini aşmayacak şekilde güvendiğim bir akrabama/larımla (eşim, çocuğum yada kardeşim vb.) paylaştırmak. 🙂 Diğer sorunuza gelince, vergi sonrası net %5 ve üzeri kazandıracak ve düşük riskli bir yatırım aracına henüz rastlamadım. Getiri oranı yüksekse riski de yüksektir. Yüksek getiri oranına sahip alternatifler arıyorsanız şu yazılarıma bir göz atabilirsiniz:

          Tahvil ETF’leri Üzerine Bir Not
          Yurtdışı Yatırım ve İlk Yabancı Tahvil Alımı
          Temettü Emekliliği – ETF’ler İle Dolar Bazında
          İmtiyazlı Hisse Senedi, Nakit Akışı ve ETF’ler
          İmtiyazlı Hisse Senetleri: ETF Karşılaştırması

          Bol kazançlar.

  7. iki ülke arasındaki enflasyon ve faiz farklarının nasıl hesaplandığına kısa bir örnek verebilir misiniz?

  8. Katkı sunmak adına, vergi ve cezada kanunilik ilkesi vardır. Kanunda olmayanın suç olamayacağı gibi kanunla düzenlenmeyen hususta da yorum vb. Yolla vergi alınmamalı. Bu durum bazen kararlara da yansır. Katkısı olur mu bilmem. Ayrıca bilgi edinme kanunu kapsamında ornek vererek kuruma dilekçe ile sorulup yazılı cevap alınabilir. İl müdürlüğü cevap veremediği konularda mukteza yoluna başvurup merkezden görüş alır. Buradan gelen cevap olursa bağlayıcıdır. Katkım olduysa ne ala. Emeginize saygım var.

    1. Teşekkür ederim Burak Bey katkınız için. Hukuki yöntemler konusunda bilgim sadece kendi araştırmalarımla sınırlı. Sizin gibi okuyucularımın katkıları çok değerli. Lütfen bilgi ve deneyimlerinizi paylaşmaya devam edin. Selamlar.

  9. Merhaba,
    Faydalı bilgilendirme için teşekkür ederim. Yalnız vergi hususunda yanlışlık olmasın. Eurobondlarda kaynağında stopaj kesilmediği için tevkifatsız menkul sermaye iradı sınıfına girmez mi? Bu durumda ise gelir idaresi başkanlığına göre 2020 yılı için istisna tutat 2800 TL. Bunun üzerindeki yıllık faiz geliri beyan edilip vergisi ödenmeli diye düşünüyorum.

    1. Merhaba Koray Bey;

      İlginiz için teşekkür ederim. Eurobond faizi teorik olarak stopaja tabidir ancak stopaj oranı 0’dır. Bu nedenle 2.800 TL’lık yurt dışı faiz/repo haddinin Eurobond gelirleri ile ilgisi yoktur, bu tutar yurt dışında ihraç edilmiş menkul kıymetler ile oradaki bankalardan elde edilen faiz gelirleri içindir. (G.V.K. madde 86/1-c, 86/1-d) Selamlar;

  10. Merhaba Bay Tutumlu,
    Malum vergi ayındayız benim ve eminim birçok Eurobond / Menkul kıymet yatırımcısının merak ettiği ve detaylı/ sağlıklı bilgilere erişmekte zorlandığımız vergi mevzuatına ; 257 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği( 2.4.1.6 ve 2.4.1.7 bölümler özellikle ) ve Finansal Vergi konusunun uzmanından (KPMG/ Hakan Güzeloğlu / 24.03.2021 yayın tarihli makalesi ) ulaşılabilir…değerli görüş ve bilgiler…ilgililerine faydalı olacaktır..
    Sizin nezdinizde paylaşmak isterim..
    Bol kazançlar…

  11. Merhaba, verdiğiniz bilgilendirmeler için teşekkürler.
    GVK 75. madde 5. paragrafa göre “döviz cinsinden veya dövize endeksli menkul kıymetlerinn itfası sırasında oluşan değer artışları irat sayılmaz” diyor.
    Bundan anladığım:
    * Vadesi sonunda geri ödenen Eurobond anaparasının değer artışı gelir olarak değerlendirilmez. Bu yüzden beyana tabi değildir.

    * Yatırımcı itfadan bir gün önce bile Eurobond’u satarsa, bu durumda irat sayılır. TL cinsinden değer artışı vs hesaplanır, vergi yükü doğabilir.

    * Buna göre, primli değil de iskontolu Eurobond almak, itfa sırasında vergi açısından daha karlı gibi görünüyor.

    Ne dersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top