Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalara Yatırım

Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalara Yatırım

UYARI:

Bu yazı başlığı altındaki analiz ve yorumları, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nu inceleyerek yaptım. Kişisel değerlendirmemdir. Nitekim, son paragrafta “Tabi bu analizi ve yorumu mevcut kanun ve düzenlemeler ışığında araştırmama dayanarak yapıyorum. Muhatap olduğunuz/olacağınız vergi memurları veya uzmanlarının vergi mevzuatı için farklı yorumları olabilir :)” ifadesi ile belirtmiştim. Bu konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’nın mevzuatın nasıl uygulanacağına dair açık ve net bir yazılı kaynağına (kılavuz vb.) ulaşamadım. Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan yaptığınız işlemlere ilişkin vergi mevzuatının nasıl uygulanacağına dair yazılı açıklama (özelge) talep edebiliyorsunuz. Özelge talebine ilişkin bu linkten bilgi edinebilirsiniz. Büyük ölçekli işlem yapmadan önce önemli noktaları bu hizmeti kullanarak açıklığa kavuşturmanızda büyük fayda vardır.

Saygılarımla; 

Vergi sorunu, yurtdışı piyasalara yatırım kapsamında karşıma çıkan en önemli problem olmayı sürdürüyor. Yabancı piyasalara yatırım kapsamında paylaştığım ilk yazı yoğun ilgi gördü. Twitter’dan da yorumlar yağdı. Yorumlardan bir kısmı Türk vatandaşlarının yurtdışına yaptıkları finansal yatırımların vergilendirilmesinin yatırımı önleyici düzeyde olduğu yönündeydi.

Doğruyu söylemek gerekirse bir Türk aracı kurumu ile yurtdışı yatırımı yaptığımda vergi ödeyeceğimi biliyordum. Ancak, yurtiçi vergi mevzuatını büyük bir vergi sorunu olarak olarak görmemiştim. Çünkü yaptığım yatırımların ortalama getiri beklentisi yüksek olduğu için vergi sonrası karımın uğraşmaya değeceği kanısındaydım. Yurtdışı tarafında bilinmeyen daha fazla olduğu için içgüdüsel olarak da oraya odaklanmıştım. Bugüne kadar referans aldığım Gelir İdaresi Başkanlığı’nın çıkardığı kılavuz ise maalesef yurtdışı piyasalardan elde edilen kazançların vergilendirilmesi konusunda yetersiz görünüyor. 

İlk alımımı gerçekleştirdim ve bu deneyimimi bir yazı ile sizinle paylaştım. Şimdi vergi özelinde işin Türkiye tarafına odaklanalım ve ilk olarak kanun bu konuda ne diyor daha yakından bakalım.

Vergi sorunu: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

Net gelir ne anlama geliyor?

Öncelikle şunu söyleyeyim. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu‘na (GVK) göre gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Kanuna göre “Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.” Safi’nin anlamı net tutardır. Dolayısıyla geliri elde ederken katlandığınız giderleri brüt gelirden düşebilirsiniz. Yani vergi matrahını hesaplarken işlem maliyetleri, saklama masrafları vb. giderleri brüt gelirden çıkarabiliriz.

Bizi ilgilendiren gelir kalemleri

Gelirin unsurları aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi sıralanmıştır. Menkul sermaye iratları kar payı anlamına geliyor. Bizi ilgilendiren diğer kalemde “Diğer kazanç ve iratlar” ifadesi. Çünkü bu başlığın altında yurtdışı piyasalara yatırım kapsamında değer artışı kazançları da yer alıyor.

GVK madde 2

Türkiye’de yerleşik olmak veya olmamak

GVK’ya göre yurtiçi ve yurtdışı finansal yatırımlarımızın vergilendirilmesinin ilk şartı Türkiye’de yerleşik olmaktır. Türkiye’de yerleşik olmayan Türk vatandaşları “Dar Mükellef” olarak tanımlanmış olup sadece Türkiye’de yerleşik şirketlere yatırdıkları sermayeden elde ettikleri kazançları vergiye tabidir. Diğer bir deyişle, yurtdışı piyasalara yatırım yapan ve Dar Mükellef olarak tanımlanan Türk vatandaşları bu kazançlarından dolayı vergi beyanında bulunmazlar.

GVK madde 3

Değer artış kazancı

GVK’ya göre gelire giren diğer kazanç ve iratlar arasında değer artış kazancı da yer almaktadır.

GVK madde 80

Değer artış kazancı aşağıda gördüğünüz üzere menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazanç olarak tanımlanmıştır. Yani elden çıkarılmayan bir menkul kıymet için değer artış kazancı söz konusu değildir.

GVK mükerrer madde 80

Aynı madde de elden çıkarmanın ne anlama geldiği de yer almaktadır. Buna göre, finansal varlığınızı sattığınızda, devrettiğinizde veya takas ettiğinizde elden çıkarmış oluyorsunuz.

GVK mükerrer madde 80 – elden çıkarma tanımı

Yurtiçi alım satımlarda değer artış kazancı

Borsa İstanbul’da yaptığımız alım satımlarda değer artışından kaynaklanan kazançlarımızdan vergi ödemiyoruz. Bunun sebebi yurt içi finansal piyasaları teşvik etmek amacıyla yapılan bir kanuni değişiklik ile alım satım kazançlarının kaynakta vergi kesintisi (tevkifat = stopaj) yöntemi ile vergilendirilmesidir. Ayrıntı için GVK’nın geçici 67’nci ve geçici 68’nci maddelerine bakabilirsiniz. 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlanan stopaj sistemi 2015 yılı sonuna kadar devam etmiş ve aşağıdaki şekilde yer alan kanun değişikliği ile 2020 yılına kadar uzatılmıştır.

Stopaj uygulamasının uzatılmasına dair kanun metni

Yurtdışı alım satımlarda değer artış kazancı

GVK’ya göre Türkiye’de yerleşik Türk vatandaşları yurtdışı finansal yatırımları kapsamında alım satımda değer artış kazancı adı altında vergi ödemek zorundadır. Bu kapsamda, kar payı ve değer artış kazancı için gelirin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Mart ayının 25’ine kadar Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin verilmesi gerekiyor. Tahakkuk eden vergi Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenebilir. 

GVK madde 85

Yurtdışı alım satımlarda değer artış kazancının hesaplanması

GVK’ya göre yabancı para cinsinden olan gelirlerimizi öncelikle alım satım tarihlerindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevirmemiz gerekiyor. Daha sonra aşağıdaki maddeden görüldüğü gibi kar payı ve değer artış kazancı için net geliri, brüt gelirimizden giderlerimizi (alım satım komisyonları, saklama masraflar vb.) çıkararak hesaplıyoruz.

GVK madde 79

Alım satım tarihleri arasındaki kur farkından doğan kazançları hesaplarken enflasyonun etkisini aşağıdaki şekilde yer alan hükümler gereğince dikkate alabiliyoruz. İlk blog yazımın başlığı “Enflasyon ve Para“, ikinci yazımın başlığı ise “Dolar/TL Kurunu Etkileyen Faktörler” idi. Birincisinde, Türk Lirasının yabancı paralar kapsamında değer kaybetmesinin ana nedeninin yüksek enflasyon olduğunu belirtmiştim. “Dolar/TL Kurunu Etkileyen Faktörler” başlıklı yazımda ayrıntılı olarak açıkladığım üzere kurun değerini belirleyen esas parametreler ülkeler arasındaki enflasyon ve faiz oranı farklarıdır. GVK kaleme alınırken yatırımcıları korumak için bu teori dikkate alınarak gelirler TL’ye çevrildikten sonra Yurtiçi Üretici Fiyatları Endeksi kullanarak enflasyon ayarlaması yapma imkanı tanınmış gözüyor. Bununla birlikte, GVK’ya %10’luk enflasyon artışı kısıtı daha sonradan kanun değişikliği ile eklenmiş. Yani siyasi irade istediği vergi gelirini elde edemeyince yatırımcının aleyhine bir değişiklik yapmış diyebilirim.

GVK mükerrer madde 81

GVK mükerrer madde 81 – kur ve ÜFE ile ilgili hükümler

GVK’ya göre yabancı ülkelerden elde ettiğimiz kar payı ve değer artışı kazancı için Türkiye’de ödeyeceğimiz vergiyi hesaplarken, yabancı ülkede bu gelirlerle ilgili ödediğimiz vergileri düşebiliyoruz. Gerçi yabancı ülkedeki yetkili makamlardan alınan ve Türk elçilik veya konsolosluklarına onaylattırılan belge getirme şartı biraz zorlayıcı gözüküyor 🙂

GVK madde 123

Son olarak GVK’nın geçici 56’ncı madde ve eski 82’nci maddesinde yer alan hükümlere göre “aynı yıl içinde birden fazla menkul kıymet alınıp satılması halinde, bunların kazancı birlikte” hesaplanır. Yani zarar ettiğiniz işlemdeki zararı, kar ettiğiniz işlemdeki kardan düşerek geliri hesaplayabiliyoruz. İlginç olan Maliye Bakanlığı’nın 21.01.2003 tarihli açıklaması üzerine bu işlemin yapılabilmesi. Çünkü normalde mevzuat yürürlükten kalkmış. Ayrıca, farklı tür vergiler olması dolayısıyla alım satımdan kaynaklanan zararı kar payı kazancından düşemiyoruz.

Kar payının vergilendirilmesi

GVK’nın 86’ncı maddesiyle yurtdışı menkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verilmesi için belli bir limitin üstünde olması gerekiyor.

GVK madde 86

Bu limit 305 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği‘ne göre 2019 yılı için 2.200 TL olarak güncellenmiş durumda. Bu arada daha önce bahsettiğim Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan Menkul Sermaye İradi Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi‘nin 2018 yılı değerlerini içerdiğini not etmiş olayım.

Kar payı kazancının vergilendirilmesini belirleyen sınır

2019 yılı vergi oranları

305 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 3’üncü maddesinde yer alan bir hüküm ile 2019 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesi için uygulanacak vergi oranları aşağıdaki resimde gördüğünüz şekilde belirlenmiştir.

2019 yılı için geçerli olan vergi oranları

Gerçi bu yazıyı hazırlarken Twitter’da vergi konularında uzman Ozan Bingöl bir torba kanun değişikliği (7 Aralık 2019 tarihli 7194 sayılı torba kanun) ile gelir vergisi tarifesinin üst dilimi için vergi oranının %35’ten %40’a çıkartıldığını ve üstelik ücret haricindeki tüm kazançlar için 2019 yılından başlayarak – yani geriye dönük – uygulanacağı konusunda feryat ediyordu 🙂 İşin şakası bir yana kanunların geriye yürümezliği ilkesi hukukun temel esaslarından biri.

7194 sayılı kanunla değişik yeni vergi oranları

Vergi sorunu olan mevzuata ilişkin son sözler

Yurtdışı piyasalara yatırım kapsamında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bizi ilgilendiren hükümlerinin üzerinden geçmiş olduk. Ancak, vergi mevzuatı bu Kanunla sınırlı değil. Çoğu zaman bu hükümler çok genel kaldığı için Yönetmelik, Tebliğ ve Genelge gibi düzenlemelerle daha ayrıntılı ve spesifik kurallar getiriliyor. Sizi daha fazla ayrıntıya boğmak istemiyorum. Finansal gelirlerin vergilendirilmesi ile ilgili derli toplu özet bilgi isteyenler şu linki inceleyebilir. Şimdi asıl gündemimiz olan vergi sorunu olgusuna geri dönelim. Türk vergi mevzuatı yurtdışı piyasalara yatırım kararlarımızı nasıl etkiliyor?

Vergi sorunu – I: Dolar/TL kuru ve Yİ-ÜFE

Yurtdışı piyasalara yatırım ile ilgili yazıyı yayımladıktan sonra sosyal medyadan gelen görüşlerden bir vergi sorunu endişesi olduğunu anladım. En büyük endişe kaynağı olarak dolar bazında elde edilen gelirin TL’ye dönüştürülme şartı nedeniyle kurdaki artışın yarattığı gelir artışının da vergilendirilmesi gözüküyor. Şimdi bu endişenin haklı olup olmadığını anlamak için biraz analiz yapalım.

2003 yılından itibaren

Yukarıda bahsettiğim gibi GVK’da vergiye konu yurtdışı gelirleri hesaplarken yatırımcıya TL’ye dönüştürülen parasal büyüklükleri Yİ-ÜFE kullanarak enflasyon oranında artırma imkanı tanınıyor. Aşağıdaki grafikte mavi çizgi 2003 yılı Ocak ayı 1,00 değerini alacak şekilde aylık ortalama Dolar/TL kuru endeksini gösteriyor. Kırmızı çizgi ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Yİ-ÜFE endeksini 2003 yılı Ocak ayı 1,00 değerini alacak şekilde gösteriyor. Bu dönemde dolar endeksindeki artış Yİ-ÜFE endeksindeki artışın altında kaldığını grafikten açıkça görebiliyorsunuz. Dolayısıyla bu dönemde kur farkının yarattığı sanal gelir artışının vergilendirilmesi anlamında bir vergi sorunu yok gibi gözüküyor.

Yurtiçi ÜFE ile Dolar endeksleri

2010 yılından itibaren

Tabi endeksleme yaparken seçtiğimiz başlangıç noktası sonuçları etkileyebilir. Aynı analizi başlangıç noktası 2010 yılı Ocak ayı olacak şekilde yeniden yapalım. Aşağıdaki grafikten gördüğünüz üzere bu sefer dolardaki artış Yİ-ÜFE’deki artıştan daha yüksek olmuş. Yani yatırım vademiz 19 yıldan 10 yıla düştüğünde TL’nin değerindeki düşüş nedeniyle TL bazında kur değerlenmesinden kaynaklanan sanal artışı devletimizin vergilendirme olasılığı ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, kur farkının yarattığı sanal gelir artışının vergilendirilmesi anlamında bir vergi sorunu var diyebiliriz.

Yurtiçi ÜFE ile Dolar endeksleri (2010 Ocak = 1)

2014 yılından itibaren

Yatırım vademizi biraz daha kısaltarak son 5 yılla sınırlayalım. Aşağıdaki grafikten görüldüğü üzere 2018 yılı kur şokuna yaklaştıkça Dolar/TL kuru ile Yİ-ÜFE arasındaki makas açılıyor. Diğer bir deyişle, yatırım vademiz kısaldıkça kur şoklarından etkilenme ve kur artışlarının vergilendirilmesi riski artıyor.

Yurtiçi ÜFE ile Dolar endeksleri (2014 Ekim = 1)

Vergi sorunu – II: %10’luk Yİ-ÜFE sınırı

GVK, yatırımcının vergi hesaplamasında enflasyon ayarlamasından yararlandırmak için alım satım tarihleri arasında en az %10’luk bir ÜFE değişimini şart koşuyor. Peki gerçek hayatta bu kısıt bir yatırımcı için ne kadar bağlayıcı sorusunun cevabını arayalım. Hayali bir yatırımcı varsayalım. Bu yatırımcı 1, 2 ve 3 yıllık vadelerle yatırım yapsın öyle ki 2003 yılından bu yana her ay alım yapsın ve izleyen 1, 2 ve 3 yılda satım yapsın. Daha sonra bu alım satımların kaçında %10 barajının altında kaldığına bakalım.

Aşağıdaki grafikte bu analizin görselleştirilmiş hali var. Kırmızı çizgi %10’luk ÜFE kısıtını gösteriyor. Gördüğünüz üzere 1 yıllık vade ile yatırım yapan yatırımcının %10’luk kısıtının altında kalma olasılığı epey yüksek. Tam sayı vermek gerekirse %58,1. Hayali yatırımcımız vadesini 2 yıla çıkardığında ise %10’luk ÜFE kısıtının kurbanı olma olasılığı %9,4‘e düşüyor. Hayali yatırımcımız yatırım vadesini 3 yıla çıkardığında ise %10’luk ÜFE kısıtına yakalanma olasılığı %0! Şüphesiz gelecek geçmişten farklı olacaktır. Ancak, tarihsel veriler uzun vadeli yatırım yapan yatırımcıların avantajlı olduğunu söylüyor.

Yatırım vadesine göre %10 ÜFE kısıtının bağlayıcılığı

Değer kazancı vergi hesaplaması örneği üzerinden vergi sorunu

Varsayımlar ve veri kaynakları

GVK’nın yurtdışı piyasalara yatırım kapsamında karlılığımızı nasıl etkilediğini görmek için bir çalışma yapalım. Hayali yatırımcımızın 2014 yılı Aralık ayında New York Borsasından 10.000 dolarlık Vanguard S&P 500 ETF’si (VOO) aldığını varsayalım. Yatırımcımız 2019 yılı Aralık ayında da tüm portföyünü satsın. Basitlik için 3 ayda bir yapılan kar payı dağıtımını dikkate almayalım. Alım işlem maliyetimiz de 10 dolar olsun. Hesap bakım vb. giderlerimiz içinde yıllık ufak bir miktarın TL cinsinden alındığını varsayalım. Son olarak vergi hesabını yaparken VOO’nun tarihsel fiyat verilerini Yahoo Finance‘dan elde ettiğimi ve kur için GVK’nın öngördüğü gibi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Elektronik Veri Dağıtım Sistemi‘nden elde ettiğim döviz alış kurları kullandığımı belirteyim.

Ödenecek vergi

Aşağıdaki şekilde bu varsayım ve girdiler altında yaptığım vergi hesabını görebilirsiniz. Sağ tarafta Yİ-ÜFE, VOO fiyatı, kur gibi girdi verileri yer alıyor. Sol tarafta ise vergiye konu net kazanç ve 2019 yılı vergi oranları üzerinden ödenecek vergi hesaplanıyor. Öznel gider varsayımlarımı ise kırmızı renkli olarak görebilirsiniz. Portföyün elde tutulduğu 5 yıllık dönemde gerçekleşen ÜFE oranı %91,2. Yani %10 kısıtını aşıyoruz. GVK’nın öngördüğü şekilde alım satım tarihlerindeki kurlardan $ büyüklüklerimizi TL’ye çeviriyoruz. Daha sonra ÜFE endeksini kullanarak gelir ve giderlerimizi 2019 yılı değerlerine çekiyoruz. Portföy satışından elde ettiğimiz brüt gelirden alım maliyetimizi ve ilgili giderlerimizi düşüyoruz. Vergiye konu net değer artış kazancımız 42.974 TL olarak ortaya çıktı. Bu matrah üzerinden ödenecek değer artışı vergimizi ise 7.903 TL olarak hesaplamış olduk.

Vanguard S&P 500 ETF’si (VOO) için örnek vergi hesaplaması

Karlılık analizi

Ödeyeceğimiz değer artış kazancını hesapladık. Şimdi bir yatırımcı olarak değer artış kazancı vergisinin karımızı nasıl etkilediğine bakalım. Aşağıdaki tabloda hayali yatırımcımızın dolar bazında vergi öncesi brüt karı ile vergi sonrası net karını görüyorsunuz. Giderler ufak olduğu için dikkate almadım. Buna göre yatırımcımız yaptığı yatırımdan dolar bazında vergi öncesi yıllık ortalama %8,7 oranında getiri elde ediyor. Vergi sonrası yıllık ortalama getiri oranı ise %6,6‘ya düşüyor. Yukarıda ifade ettiğim gibi basitlik için kar payı dağıtımını dikkate almamıştık. O kaleminde vergisini hesaplayıp kara dahil etsek muhtemelen vergi sonrası net getiri oranı %7’nin üzerine rahatlıkla çıkar. Bugün itibarıyla Türkiye’de uzun yıllar boyunca sistematik olarak dolar bazında bu getiri oranını aşacak bir finansal yatırım aracı yok. Üstelik yatırım dönemini 2018 yılı kur şokunu tam olarak yansıtacak şekilde seçmeme rağmen.

Karlılık analizi

Vergi sorunu ve kaçınma yolları

Yurtdışı aracı kurum ile çalışmak

Varlık barışı

Yakın zamana kadar yurtdışı aracı bir kurumda hesap açıp, parayı Türkiye’ye hiç getirmediğiniz zaman vergi sorununuz olmuyordu. Çünkü Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yaptığınız işlerden haberi olmuyordu. Daha sonra çıkacak bir aftan yararlanarak bu parayı Türkiye’ye getirebilme ihtimaliniz vardı. Örneğin şu an halen süresi uzatılan ve uygulamada olan bir varlık barışı düzenlemesi var. Deklare ettiğiniz varlığınızın %2’sini vergi olarak ödediğinizde devletimiz sizi affediyor. 🙂 Niye bizde bu yolu izlemeyelim diye sorabilirsiniz.

Uluslarası bilgi paylaşımı

Maalesef, devletler tavukların kümesten kaçmaması için yasal boşlukları yavaşta olsa kapatıyor. ABD İç Gelirler Hizmetleri  (Internal Revenue ServiceIRS)  ABD Hazine Bakanlığı ile birlikte 2010 yılında Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Yasası (Foreign Accounts Tax Compliance Act) çıkardı. Bu yasaya göre yabancı finansal ve bazı finansal olmayan kuruluşlar ABD vatandaşlarının yurtdışı banka hesap bilgilerini ve varlıklarını vergilendirme amacıyla IRS‘e bildirmek zorundalar.

2014 yılı Temmuz ayında ise ABD’nin G20 aracılığı ile önayak olmasının ardından OECD, Ortak Raporlama Standardı (Common Reporting Standard, CRM) düzenlemesini kabul etmiştir. Bu düzenlemeye göre bu anlaşmanın tarafı olan ülkelerde finansal kurumlar, vergilendirme amacıyla banka hesap bilgilerini otomatik bilgi değişim sistemi ile yılda bir kez taraf ülkelerin gelir idarelerine bildirmek zorundadır. Avrupa Birliği’de bu anlaşmayı 2016 yılı Ocak ayından itibaren mevzuatına dahil etmiştir. Diğer ülkelerde bu uygulamayı Küresel Finansal Şeffaflık İttifakı adı altında kabul etmişlerdir.

Türkiye’nin durumu

CRM‘i kabul eden ülkelerin önemli bir kısmı 2016 yılı Ocak ayından itibaren uygulamaya geçti. Türkiye’de de uygulama 2018 yılı Haziran ayı itibarıyla başladı. Özetle, yabancı bir ülkede hesap açarak yurtdışı finansal yatırımlarınızdan elde ettiğiniz kazancınızı Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan saklama olasılığınız giderek azalıyor. Uygulama oturdukça bu yöntemi izlemek imkansız hale gelecektir.

Uzun vadeli yatırım yapmak

Riskleri azaltın

Yukarıda yaptığım analizlerden açıkça görüldüğü üzere yurtdışı piyasalara uzun dönemli yatırım yaparsanız kur artışından doğan sanal gelir artışının vergilendirilmesi ve %10’luk ÜFE kısıtının altında kalma gibi riskler önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca, “İlk Alım ve Yabancı Piyasalara Yatırım” başlıklı yazımda açıkladığım üzere 20-30 yıl elinizde tutma amacıyla bir portföy oluşturuyorsanız ETF satın alarak sistematik olmayan riski elimine ederken işlem maliyetinizi de minimize edebiliyorsunuz. Vergi sorunu açısından uzun vadeli yatırımın faydaları bunlarla sınırlı değil

Vergiyi erteleyin

GVK’ya göre vergilendirmeye esas kazanç oluşması için ETF’lerinizi elden çıkarmanız gerekiyor. ETF’lerinizi elden çıkarmayıp elinizde tutarsanız vergi vermek zorunda değilsiniz. Üstelik “Yurtdışı Piyasalara Yatırım: İlk Bakış” yazımda belirttiğim üzere ETF’lerin kar payı dağıtan ve kar payı dağıtmayıp yeniden fona yatıran versiyonları mevcut. Kar payı dağıtmayan ETF’leri yatırım için seçtiğinizde kar payı içinde vergi ödemek zorunda değilsiniz.

Nakit akışı için Eurobond

Finansal özgürlüğe giden yolda birikim aşamasında nakit akışı isteyenler için Hazinemizin yüksek kuponlu ve getiri oranlı Eurobondları var. Bu Eurobondların kupon gelirleri için belirlenen vergi istisna limiti ise 2019 yılı için tam 40.000 TL. Bugünkü kurdan bu limite eriştiğinizde aylık 3.300 TL nakit akışı yaratmış olursunuz. Yeterli olmaz diyorsanız ve eşiniz çalışıyorsa ona da bir yatırım hesabı açarak Eurobond alın. Hanenize vergisiz aylık toplam 6.600 TL gelir yaratma şansınız var. Tabi Eurobond alım satımı yapmadığınızı varsayıyorum. Zira al-sat yaparsanız değer kazancı vergisi ödemek zorunda kalırsınız.

Vergi sorunu yaşamamak için kar payı dağıtmayan ETF’leri satın aldık, elden çıkarmadık. Nakit akışı için Eurobond aldık. Peki emekli olduğumuzda bu ETF’leri nasıl nakde döndüreceğiz dediğinizi duyar gibiyim. Bu sorunun cevabı aşağıda.

Coğrafi arbitraj ile Dar Mükellef olmak

Yabancı bir ülkeye yerleşmek

Finansal bağımsızlığa ulaşma süresini kısaltmak veya emeklilikte yaşam standardını yükseltmek için yurtiçi ve yurtdışı coğrafi arbitraj yapılabileceğini “Coğrafi Arbitraj ve Finansal Bağımsızlık” başlıklı yazımda ayrıntılı olarak ele almıştım. O yazımda ayrıca ‘Dar Mükellef‘ tanımına girerseniz bazı yatırımlarınız için ciddi vergi avantajları elde edeceğinizi de vurgulamıştım. Yukarıda GVK’nın yurtdışı piyasalara yatırımla ilgili hükümleri ayrıntılı olarak ele alındı. Bu kapsamda, yurtdışı piyasalara yapılan yatırımlardan elde edilen getiriler için vergi ödeme zorunluluğunun sadece Türkiye’de yerleşik Türk vatandaşları için zorunlu olduğunu belirtmiştim. Yurtdışında yerleşik iseniz vergi açısından ‘Tam Mükellef‘ değil ‘Dar Mükellef‘ tanımına girer ve yurtdışı yatırımlarınızdan elde ettiğiniz kar payı ve değer artış kazançları için Türkiye’de vergi ödemek zorunda kalmazsanız. Yerleştiğiniz ülkenin vergi kanunlarına tabi olursunuz.

Vergi rejimleri

Dünya’da devletlerin benimsediği birkaç farklı tür vergi rejimi var: karasal/sınırsal vergi rejimi, vatandaşlığa dayalı küresel vergi rejimi ve yerleşikliğe dayalı karma rejim. Karasal/sınırsal vergi rejimi benimseyen ülkelerde bireysel ve kurumsal vergi mükellefleri sadece yurtiçinde elde ettikleri kazançlarından vergilendirilir. Yurtdışına yaptıkları yatırımlarından elde ettikleri gelirler vergilendirilmez. Bu ülkelere örnek olarak Hong Kong‘u verebiliriz. Vatandaşlığa dayalı küresel vergi rejimi benimseyen ülkeler ise tabiyetlerindeki vergi mükelleflerinin hem yurtiçi hem yurtdışı yatırımlarından elde ettiği gelirleri vergilendirir. Bu ülkelere örnek olarak ABD verilebilir. Yerleşikliğe dayalı karma rejimde ise o ülkede yerleşik bulunan vergi mükellefleri yurtdışı yatırımlarından elde ettikleri gelirlerin vergisini ödemek zorunda. Günümüz dünyasında yerleşikliğe dayalı karma rejimi benimseyen ülkeler çoğunluğu teşkil ediyor. Türkiye‘de bu ülkeler arasında. Ülkelerin vergi rejimlerine ilişkin tam listeye şu linkten ulaşabilirsiniz.

Nihai çözüm

Sonuç olarak, yurtdışı yatırımlarınızdan elde ettiğiniz kazançların vergilendirilmesini istemiyorsanız yapmanız gerekenin emeklilikte karasal/sınırsal vergi rejimine tabi bir ülkede en az bir yıllık bir tatile çıkmak ve altıncı aydan sonra Türkiye’deki vergi dairenize yurtdışında yerleşik olduğunuza dair bir dilekçe vermek olduğunu düşünüyorum. 🙂 Bu şekilde vergi sorunu çözülmüş oluyor. Tabi bu analizi ve yorumu mevcut kanun ve düzenlemeler ışığında araştırmama dayanarak yapıyorum. Muhatap olduğunuz/olacağınız vergi memurları veya uzmanlarının vergi mevzuatı için farklı yorumları olabilir 🙂 İlerleyen yıllarda da vergi mevzuatı, yurtdışı piyasalara yatırım yapan yatırımcıların lehinde veya aleyhinde değişebilir. Öğrenme eğrisinde epey ilerledim ve yatırım stratejim giderek netleşiyor. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

29 thoughts on “Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalara Yatırım

  1. Merhabalar,bahsettiğiniz vergi rejimine tabi bir ülkede 1 yıl yaşadıktan sonra,TR’ye böyle bir dilekçe verip,Bütün hisse senedi gelirimi TR’ye getirebiliyorum yine değilmi vergisiz bir şekilde?

    Diğer bir sorum bu bahsettiniz ülkeler hangisi olabilir? (Qatar,Kuveyt gibi mi?)

    1. Merhaba Berkay Bey;

      Türkiye’ye yerleşirseniz tam mükellef olursunuz. Ama yurtdışında yaşayıp, Türkiye’de dar mükellef olursanız Türkiye üzerinden yaptığınız yatırımlarda vergi avantajınız olur. Yazı kapsamında mevcut gelir vergisi kanununa dayanarak kişisel yorumlar yaptım. Ancak, yazımın başında da belirttiğim gibi bu yorumlar benim kişisel düşüncelerim. Vergi memurlarının yorumu çok farklı olabilir… Aslına bakarsanız Gelir İdaresi Başkanlığı bile özelge talebine cevap resmi görüş yazılarında bizim görüşümüz bu ama bağlayıcı değildir notu düşüyor. 🙂 Yani Gelir Vergisi Kanununu kaleme alan kamu idaresi bile bu kanunun nasıl uygulanacağından emin değil! O zaman kim bu konuda nihai sözü söylüyor? Belli değil… Burası böyle bir ülke. Dolayısıyla, bu belirsizlik ortamında ben size yorumlarım hakkında güvence veremem maalesef. Diğer sorunuza gelince yazıda bir link atmıştım. Ülkelerin vergi rejimlerine ilişkin. Oradan bakabilirsiniz. Aklıma gelen ülke ise Singapur. Selamlar;

  2. Merhabalar, iş yatırımda yurtdışı piyasalarda hisse almak için hesap açtırdım. İş cepten Amerikan borsasında hisse aldım. Bir varlık barışı açıklanırsa bundan yarlanabiliyor muyum? Aracı kurum tercihim türkiyede olduğu için yararlanamıyor muyum acaba?
    Saygılarımla.

    1. Merhaba Erdal Bey;

      Mantıken yararlanmanız lazım diye düşünüyorum. Ancak fiili olarak tecrübe etmedim. Türk vergi mevzuatı da oldukça ilginç olabiliyor. 🙂

  3. Merhabalar,
    Yurt dişi piyasalar hisse senet kar payında ABD 20% vergi kesiyor.
    Biz bu kesilen verginin tamamını beyan ede biliyoruz mu acaba?
    Çünkü hazır beyan sisteminde 606. hisse senet kar paylarında 15% dan fazla kesilen vergi beyanına izin vermiyor.

    1. Merhaba Salih Bey,

      Fiili uygulamayı bilmiyorum maalesef. Ama ödediğiniz verginin tamamını beyan edebiliyor olmanız lazım. Zira vergi net gelir üzerinden alınır. Ayrıca, hazır beyan sistemini kullanmak zorunda değilsiniz diye biliyorum. Kendiniz doldurup beyanınızı verebilirsiniz diye düşünüyorum. Böylece yazılımdan kaynaklı potansiyel bir engeli aşmış olursunuz. Bol kazançlı günler dilerim.

  4. Merhabalar,
    iş yatırımdan 5 seneye yakın zamandır peyderpey (atıyorum 6 ayda bir ekleme yaparak) X hissesi alıyorum. daha hiç satmadım. satmayı düşündüğümde (belki hepsini de değil, bir kısmını satmayı düşündüğümde) neye göre nasıl vergi hesaplayıp beyan edebilirimki?

    1. Merhaba Murat Bey,

      Henüz bende yurtdışı piyasalar özelinde vergi doğuracak bir işlem yapmadım.Tahminim şu şekilde: vergi matrahına konu olacak kazancınızı ortalama maliyetinize göre hesaplayacasınız. Her aracı kurum ortalama maliyetiniz ile ilgili bilgi tutuyor. Selamlar.

  5. Merhaba
    Amerikan borsasından ilk defa hisse alımında bulundum 2 sene içerisinde satmayı ve gelir elde etmeyi planlıyorum. Yaptığım yatırım çok büyük miktarda değil, zamanı geldiğinde satış yapıp kaar elde ettikten sonra gelir idaresi başkanlığına bildiride bulunmazsam ne olur? Bu ne kadar sıkı takip ediliyor? Cezası var mıdır varsa nedir?

    1. Merhaba Ahmet Bey;

      Sorularınızın cevabını bilmiyorum maalesef. Eğer bir af çıkarsa değerlendirmenizi önerebilirim sadece. Bol kazançlı günler diliyorum.

  6. Merhabalar,
    Maalesef Türkiye deki bankalar ve aracı kurumlar dar mükellef olursanız yurt dışı piyasalara yatırım yapmanıza izin vermiyor. Ben 5 yıldır dar mükellefim. Bugün yazınıza “Dar mükellef olup nasıl yurt dışı piyasalara yatırım yapabilirim” diye araştırma yaparken denk geldim. Sizin gibi benimde finansal özgürlüğe ulaşma hayalim var ve yeni yeni yurt dışı piyasalar konusunda araştırma yapmaya başladım. Maalesef iş bankası, iş yatırım,garanti bankası gibi kurumlar dar mükelleflere yurt dışı yatırım için izin vermiyorlar. Mutlaka tam mükellef olma şartı var. Eğer dar mükellef olup yurt dışı piyasalarda işlem yapmaya izin veren yerli bir kurum biliyorsanız beni de bilgilendirin. Şu an bende onu araştırma aşamasındayım. Bir türlü yolunu bulamadım. Artık nerdeyse dar mükelleflikten tam mükellefliğe geçmeyi düşünmeye başladım.

    1. Merhaba Çağdaş Bey;

      Durumunuz ilginç. Kanunun müsaade ettiği bir imkanı kullandırmamaları gerçekten garip bir uygulama. Maalesef ben tam mükellef olduğum için böyle bir sorunla karşılaşmadım. Bankalar yerine direk aracı kurumlarla bir konuşsanız daha iyi olabilir. Belki böyle bir sorunla karşılaşmazsınız. Selamlar;

    2. Merhaba Çağdaş Bey,

      Ben de sizinle aynı durumdayım. İs bankasında iscep üzerinden yatırım hesabı açtım ama alım yapmayı denediğim zaman bir hata mesajı çıkıyor. İs bankası’na web sitesi üzerinden mesaj gönderdim ama cevap vermediler. Yurt dışında olduğum için çağrı merkezine ulaşamıyorum (nedense menu içinde hareket etmek için tuşlama yapılamıyor).

      Geçen süre zarfında siz bir çözüm bulabildiniz mi diye sormak istedim.

      Selamlar,

  7. benim anladğım kadarıyla yurtdışı hesabı açarken tam mükellef olarak açıp hisseleri aldıktan sonra yurtdışına arazi olmak grekiyor böylelikle dar mükellef olamak için engel kalmıyor . Benim sorum şu ben yurtdışından elde ettiğim gelirden sigorta primleri gibi giderleri düşebiliryim ? yada Şahıs şirketi kurup şirketle ilgili giderler bu gelirden düşülebilir mi ? Örneğin yatırm şirketi kurdum faaliyet giderlerimi düşebilirmiyim ?

    1. Merhaba Borsacı;

      193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 22’nci maddesine göre menkul sermaye iratlarından elde edilen kazanç kapsamında sigorta süresi en az on yıl veya ömür boyu olan tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı gelir vergisinden müstesnadır. Şirket kurmaya gelince maalesef o konuda bilgim yok. Selamlar;

    2. Eğer mümkünse hesabınızı yurt dışında yaşarken, yani halıhazırda dar mükellef iken açın ki hesap karışmasın. Yurda kesin dönüş yapar gibi para getirenlere kimse parayı nereden buldun diye sormuyor. Belli ki gurbette çile çekerken yapılan birikimler bunlar. Türkiyeye hiçbir karşılık beklemeden sıcak para getirmiş oluyorsunuz. Vatan size minnettar.

      Tam mükellef olarak yurt dışına yatırım yapanlar Türkiyede cezalandırılıyor. Hem temettü gelirine vergi indirimi almıyorsunuz. Hem de eğer hisselerinizi zararına satmak zorunda kalırsanız devlet zararınıza karışmıyor. Yurt dışında bu iş böyle değil. Beş yıl üst üste 20şer bin dolar (toplam 100 bin $) zarar eden yatırımcı, sonraki beş yıl üst üste 20şer bin dolar kar ederse, hiç kar etmemiş görünür ve vergi vermez yurtdışında. Ama bunu Türkiyede tam mükellef olarak yaparsanız, zarar ettiğiniz yıllar sizin zararınız olur. Kar ettiğiniz 5 yıl 20şer bin dolar için varsayalım %35 gibi bir vergiyi ödersiniz. Sonuçta elinize 65 bin $ kalır. 100 bin $ önceki yıllardan zarar etmiştiniz. Sonuçta hiç kar etmediğiniz gibi 35 bin $ vergi verirsiniz devlete. Sonuçta bu adil bir vergi sistemi değil. Kazanılmayan paranın vergisi yani.

      Bence tam mükellef iken yurt dışı borsalarına yatırım yapmak çok dezavantajlı ve riskli.

      1. Merhaba;

        Maalesef Türk vergi mevzuatı uyarınca zarar mahsubunu sadece aynı takvim yılında yapabiliyorsunuz.Bu yüzden al-sat yapmak pek mantıklı değil. Selamlar;

  8. Merhaba Bay Tutumlu,

    Dediğiniz gibi Türkiye’de vergiden muaf olmak için 6 ay-1 yıllığına yurt dışında tatile çıktık diyelim. Bu arada da dar mükellef olarak hisselerimizi sattık. Peki geri dönmeden önce bu kazancımız için o ülkede tahakkuk eden bir vergi olacak mı? Yoksa, bu konuda bir boşluk var ve ondan mı yararlanmış oluyoruz? Veya zaten 6 ay-1 yıl tatile çıktığımız bir yer, bir daha da gitmeyiz oraya, vergi vermeyelim ne olacak diye mi düşünüyoruz?

    Yazınızda da belirttiğiniz gibi gibi, vergiler, yurt dışı piyasalarda yatırım yapmayı caydıracak seviyede.

    1. Merhaba Harun Bey,

      Yerleştiğiniz ülkenin vergi kanunlarına tabi olacaksınız. Bazı ülkeler ülke dışındaki yatırımlardan elde ettiğiniz kazançları vergilendirmiyor. Az sayıdaki böyle bir ülkede ikemetgahınız olursa vergi ödemezsiniz. Yazının sonunda ülkelerin vergi rejiminden bahsetmiştim. Linkleri bir tıklayıp, göz atın. Selamlar;

  9. Merhaba,
    Diyelim tek yatırımımızı yurtdışı ETF’lere yapıyoruz düzenli olarak ve miktar da yukarıda hesabını yaptığınız 10000usd olsun. 2009’dan 2019’a kadar devamlı 10000usd değerinde VOO aldık ve sonra da 2019 yılından itibaren toplam 100000usd olan havuzumuzdan 10000usd olarak satış yapmaya başladık. Bu satış durumunda elde edeceğimiz değer artış vergisi hesabında 2009’u mu baz almamız gerekecektir? Sonrasında 2020, 2021 ve takip eden yıllarda da aynı satış işlemini tekrarlayacağımızı farz edelim.

    1. Araci kurumunuz sizin ber aldiginiz hisseyi ayri ayri takip etmenizi saglayan arayuzler sagliyordur. Dolayisiyla hisse satmak istediginizde size en cok vergi avantaji saglayan hisseyi satabilirsiniz. ORNEGIN:
      Son 3 senede 2018 de 100 adet $200 dan, 2019 da 100 adet $300 dan ve 2020 de 100 adet $400 dan apple hissesi aldiniz. 100 adet hisse bozdurmak istiyorsunuz ve apple $450 degerinde. Minimum vergi cikmasi icin $400 dan aldiginizi satarsaniz hisse basina sadece $50 kar gostermis olacaksiniz.

    2. Merhaba Murat Bey;

      Benim de aklıma gelen güzel bir soru sormuşsunuz. Doğruyu söylemek gerekirse süreci deneme yanılma ile öğreniyorum. Dolayısıyla henüz satış aşamasına çok uzak olduğum için ayrıntılı bir inceleme yapmadım sorunuz özelinde. 🙂 Yani bu sorunu geleceğe ertelemiştim. İnternette arama yaptığınızda verilen örneklerin hep tek bir alım ve satımda vergi mevzuatının nasıl uygulanacağı üzerine olduğunu görüyorsunuz. Mevzuatta da ortalama maliyetten bahsedildiğini görmedim. Bu durumda, alım satım ile ilgili olarak aracı kurumun gönderdiği belgeleri saklayıp, satım zamanında da vergi açısından en avantajlı olacak şekilde alım satım tarihlerini ve miktarını ayarlayıp beyan edebiliriz diye düşünüyorum. 🙂 Sonuçta beyan esas. Vergi dairesi itiraz ederse o zaman onların dedikleri gibi yaparım mecburen. Öte yandan fiili uygulamada örneğin ortalama maliyetin esas alındığın varsayalım biran, bu durumda Yi-ÜFE uygulaması nasıl olacak gibi ilginç sorular ortaya çıkıyor… Sonuç olarak sorunuza net bir cevabım yok. Yaşayıp göreceğim. Diğer taraftan konuyla ilgili net bir bilgi edinebilirseniz lütfen paylaşın. Selamlar;

      1. Merhaba,
        Ben mart 2020 de Amerika dan hisse senedi aldım ve aldığım gibi saklıyorum, hiç işlem yapmadım. Sorularım şunlar,
        1) kârda olan bir senedi satıp aynı gün tüm parayla başka senet alsam, gelecek mart ayında vergi ödemem gerekir mi?
        2) pozisyonları hiç kapatmadan Amerika’ya gidip oradaki bir yatırım şirketinde/bankada hesap açıp Türkiye uzerinden aldığım senetleri virmanlasam ve yıllar sonra çıkacak varlık barışı ile parayı getirsem yinede virman yaptığımda vergi öder miyim?

        1. Merhaba Bilal Bey;

          Normal şart altında kar ile sonuçlanan bir işlem yapıyorsanız vergi tahakkuk etmesi lazım. Ancak, yanlış hatırlamıyorsam kanunda kazancınızı yurtiçi hesabınıza aktardığınızda vergi ödemeniz gerektiğine ilişkin bir madde vardı. İkinci sorunuzla ilgili olarak eğer kazanç doğuran bir işlem yapmadıysanız (yani elden çıkarmadıysanız) vergi tahakkuk etmemesi lazım. Tabi bunlar benim şahsi düşüncelerim. Doğru olmayabilir.

  10. Merhabalar,

    Size bir sorum olucak. Ben daha önce bir istisna tutarı olduğunu düşünerek TD hesabıma 1-2k usd gönderdim ve al-satlar yaptım defalarca. Şimdi vergide istisna tutarı olmadığını öğrendim. İlk işlemlerimi biraz deneme yanılma ve platformu öğrenme aşamasında yaptığım için zararım var toplamda 15-20 usd arası 🙂 size sorum şu. usd bazında zarardayım ama tl bazında bakmak için her hisseyi tek tek hesaplamam mı gerekiyor? Bazen gün içi al sat bile yaptım. Muhtemelen 10-20 tl gibi saçma bir rakam çıkacak. Bunu beyan etmem mi gerekiyor? Bu kısımlar şu an bende çok net değil. Netleştirmek amacıyla yürürlüğe girecek bilgi paylaşımı anlaşmasının detaylarını da okudum, orada kurumlara brüt gelir üzerinden bildirim yapılacağını öğrendim. TD de maliyetlere bakabildiğimiz Cost Basis adı altında bir sekme var ve oradan maliyet esasıyla kar/zarar hesabına bakılabiliyor. Buna göre zarardayım. O halde TD yıl sonu bakiyesini bildirirken zarar olarak mı bildirecek eğer pozisyonlarımda değişiklik olmazsa?

    Teşekkürler şimdiden 🙂

    1. Merhaba Barack Bey;

      Yurtdışı piyasalarda hem kar payı hem değer artış kazançlarının beyanı için bir alt limit olması lazım. Örneğin türev ürünlerde, kar payı beyanı için 2.600 TL ve değer kazancı beyanı için 7.700 TL.

      Özelge Sistemi ve ETF’lerin Vergilendirilmesi

      Eğer karınız bu rakamları geçiyorsa vergi beyanında bulunmanız gerekiyor. Eğer geçmiyorsa beyannameye gerek yok. Diğer taraftan Türk vergi mevzuatı dolar bazında değil TL bazında bakıyor. Yani al-sat tarihlerindeki kurlar ile TL’ye çevirip öyle bakmanız lazım. Kolaygelsin.

  11. Bay tutumlu,

    Ben etf değil daha çok hisse senedi alım satımı yaptım yine bu dedikleriniz geçerli midir? Çünkü sizin de yazdığınız gibi çok ufak meblağlar için vergi ödemek komik duruyor. Önemli bir portföy ile oynamıyorum.

    Çok teşekkürler.

    1. Hisse senedi kar payı ödemelerinde 2.600 TL’lik istisna var. Ancak, yabancı hisse senedi alım-satımlarınızdan doğan kazançlarda istisna uygulaması bulunmuyor diye biliyorum. Yani kazancın tutarı ne olursa olsun beyan ediliyor. Yalnız, birden çok alım-satım yaptığınız için şunu vurguluyayım: Aynı takvim yılı içerisindeki yabancı hisse senedi satış karları ve satış zararları birbirine mahsup edilebilir. Kolaygelsin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top