İlk Alım ve Yabancı Piyasalara Yatırım

İlk Alım ve Yabancı Piyasalara Yatırım

İlk alım kapsamında 10 adet Vanguard S&P 500 UCITS ETF (VUSD) satın alarak yurtdışı piyasalara ilk yatırımımı gerçekleştirdim. Konuyla ilgili bir önceki yazımda yurtdışı piyasalara yatırım konusunda hazırlıklarımdan bahsetmiştim. Ancak hazırlık yapmak başka bir şey, eyleme geçince karşılaşacağımız şeyler bambaşka. Stratejimi uygularken öngöremediğim birçok engel çıkacağını biliyordum. Ancak, bu engellerin ne olacağını denemeden bilemezdim. Bilmediğiniz sorunlara da çözüm arayamazsınız. Bu nedenle bazı şeyleri ilk elden yaparak öğrenmek gerekiyor. Bu yöntem maliyet yaratıyor mu? Evet yaratıyor. Ancak, engelleri aşabilirsem elde edeceğim ödül çok büyük. O yüzden girdiğim yola devam diyorum. Bakalım, son iki gün içerisinde öğrenme eğrisinde ne kadar hareket etmişim.    

İlk alım süreci

İlk alım sürecini aşama aşama ekran görüntüsü alarak sizlerle paylaşmayı planlamıştım. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. İlk aşamada Londra Borsasında işlem gören VUSD‘den Trader Workstation aracılığı ile 10 adetlik bir deneme alımı yapmaya çalıştım. Ne oldu dersiniz? Çalıştığım aracı kurumun İngilizce ‘yetkiniz yoktur’ anlamındaki uyarısı aşağıdaki şekilde ekranda belirdi 🙂

Uyarı metni ekran görüntüsü

Aracı kurumu aradığımda, yurtdışı ETF işlemlerinin SPK düzenlemesi gereği müşteri hizmetleri ile telefonla yapılabileceğini öğrendim. Bu haberin iyi tarafı alacağınız ETF’nin kısaltmasını veya kodunu biliyorsanız İngilizce bilmenize gerek yok. Bilen biri sizin adınıza alıyor. Kötü tarafı alım satımda kişisel kontrolünüz azalıyor. Telefonla talimatımı yineledim ve 10 adet VUSD‘yi aldım. Aşağıdaki şekilde sağ tarafta yeşil alan adeti, “60.66” ifadesi ortalama maliyetimi ve yandaki kırmızı alan ise an itibarıyla 10 dolar ekside olduğumu gösteriyor.

Portföy ekran görüntüsü

Ne aldım şimdi ben?

Aşağıdaki tabloda ETF’nin içerdiği hisseler ve bazı göstergelere ilişkin bilgiler yer alıyor. Bu kapsamda VUSD, medyan piyasa büyüklüğü 117,9 milyar dolar olan 505 ABD şirketini içeriyor. ETF’nin fiyat kazanç oranı 21,2 iken fiyat/defter değeri 3,2. Özsermaye getiri oranı dolar bazında %17 ve kazanç büyüme oranı yıllık dolar bazında %10,4. ETF’nin dağıttığı kar payı ise yıllık ortalama %1,9.

VUSD istatistikleri

Aldığım ETF’de ağırlığı en fazla olan şirketleri aşağıdaki tabloda görebilirsiniz. Microsoft, Apple ve Google’ın ana şirketi Alphabet başı çekiyor. Amazon, Facebook ve değer yatırımcısı arkadaşların favorisi Berkshire Hathaway bu üçlüyü izliyor. VUSD’yi alarak bu kalburüstü şirketlere ve gelecekteki karlarına mikroskobik düzeyde de olsa ortak olmuş oldum 🙂

En çok ağırlık taşıyan şirketler (VUSD)

Fonun içerdiği 505 şirketin faaliyet gösterdikleri endüstrilere göre yüzde dağılımına ise aşağıdaki grafikten görebilirsiniz. Bilgi teknolojileri sektörü %22,3 ile başı çekerken, onu %14 ile sağlık sektörü ve %13 ile finans sektörü izliyor. Bu arada gelecekte bilgi teknolojileri değilde bir başka sektör (örneğin uzay madenciliği) hızla büyürse S&P 500’de yer alacağını vurgulamak istiyorum. Bu dağılım ve fonun içerdiği şirketler statik değil. S&P 500’e göre değişiyor. Dolayısıyla bu ETF aracılığı ile bende bu yeni sektörlere ortak olmuş olacağım.

Sektörel % dağılım (VUSD)

İlk alım ne kadara mal oldu?

İşin burası biraz can sıkıcı. Çünkü aracı kurum işlem başına 10 dolar minimum ücret talep ediyor. Yani 597 dolarlık alımın bana maliyeti 10 dolar oldu. Vereceğim her ayrı işlem emri de minimum 10 dolar maliyet anlamına geliyor. Tabi alım miktarım yüksek olsaydı komisyon oranı düşecekti. Aslında aracı kurum, ABD ve Kuzey Amerika piyasalarında pay başına 3 sent talep ediyor. Ücretlendirme sistemi adet bazında. Avrupa piyasalarında ise işlem hacmine göre bir ücretlendirme söz konusu. 10 tane değilde yaklaşık 333 tane ETF alsaydım yine 10 dolar ödeyecektim. Yani 56,63 * 333 = 18.858 dolarlık alım yapsaydım maliyetim pay başına 3 sent olacaktı. Bu maliyet yapısıyla küçük ölçekli al-sat yapmak hiç iyi bir fikir değil. Sonuç olarak, komisyondan tasarruf için işlem sayısının mümkün olduğunca düşük işlem hacminin ise mümkün olduğunca yüksek tutulması gerekiyor.

İşlem maliyetini minimize etmek

Borsa İstanbul’da olduğu gibi küçük ölçekli çok sayıda ve kısa süreli al-sat yapıyorsanız 10 dolarlık minimum işlem ücreti sürdürülebilir değil. Ancak, benim yatırım stratejim çok az sayıda işleme ihtiyaç duyuyor. Portföy çeşitliliğini aldığım ETF zaten sağlıyor. Aslına bakılırsa mevcut genel portföyüm zaten yüksek getirili Eurobond ağırlıklı. Borsa İstanbul’da mütevazi bir portföyüm de var. Yani gelişmekte olan bir ülkede de hisselerim var. Şimdilik S&P 500’e yatırım yapmam yeterli olur. Yani yılda 3 veya 4 kez hacimli alım yapıp, toplam işlem maliyetimi 30 – 40 dolarla sınırlayabilirim. Tabi ilerleyen yıllarda 2 yada 3 çeşit ETF almam gerekecek. 2 ayda bir sırayla birini alsam yıllık işlem maliyetini 60 dolarla sınırlamış olurum. Bu ETF’lerin tarihsel getiri performansları dolar bazında yıllık %10 civarında. Bu performansın gelecekte de süreceğini varsayarsak 10.000 dolarlık bir yatırımın yıllık ortalama getirisi 1.000 dolar olur. Maliyet ise 60 dolar. Fena değil bence.

Maliyete ilişkin diğer hususlar

Aşağıdaki resime bakarsanız ortalama maliyetimin güncel fiyattan biraz farklı olduğunu görebilirsiniz. Yani ufak bir maliyet kalemi de orada var gibi gözüküyor. Ayrıca, işlem yapılan bazı borsalarda pul/damga vergisi gibi ilave ücretler söz konusu olabiliyormuş. Bakalım, Londra Borsası ilerleyen günlerde bana sürpriz yapacak mı? 🙂 Bir hususta almış olduğum VUSD kar payı dağıtıyor. Normalde kar payı dağıtmayacak olan versiyonları tercih edeceğimi en son yazımda belirtmiştim. Ancak, 3 ayda bir kar payı dağıtımı sürecinin nasıl olduğunu görebilmek için bilerek tercih ettim. Ayrıca, gelişmelere göre oyun planımı her an değiştirebilirim.

Portföy ekran görüntüsü

Şimdi ne yapacağım?

Finansal bağımsızlığını elde etmiş veya kovalayan ABD’lilerin büyük bir kısmı hisse avcılığı yapmıyor. Ucuz maliyetli pasif endeks yatırımı stratejisini benimsiyorlar. Ben bunu Türkiye’den yapmanın mümkün olup olmadığını, mümkün ise karlı olup olmayacağını anlamaya çalışıyorum. Yani aslında bir deney yapıyorum. Dolayısıyla şimdilik yeni alım yapmayıp, önümüzdeki günlerde ne tür maliyet kalemleri ve zorluklar ile karşılacağımı görmeyi planlıyorum. Bir sonraki yazım yurtdışı yatırımların Türkiye’deki vergilendirmesi üzerine olacak. Üzerinde çalışıyorum. İyi haftasonları diliyorum.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Hızlı bir şekilde hesap açıp, ABD sermaye piyasalarında komisyonsuz alım satım işlemi yapmak istiyorsanız Webull‘u deneyebilirsiniz.

10 thoughts on “İlk Alım ve Yabancı Piyasalara Yatırım

  1. Merhaba,

    Yazılarınızı severek takip ediyorum. Bana ne kadar katkı yaptığınızı anlatsam şaşırırsınız.

    Tüm yazılarınızın satır aralarını ve yorumlarını okuyarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

    americas.vanguard.com’da bu bilgi var mı?

    Aldığınız ETF’nin 3 ayda 1 kar payı dağıttığını nereden buldunuz?

    1. Merhaba Deniz Hanım;

      Her ETF’in prospektüsü olur. Çıkaran şirketin web sitesinde vardır. Ayrıca, ETF’ler ile ilgili bilgi sağlayan web siteleri var. Buradan da ulaşılabilir. Bende bazı linkler ile vermiş olmam lazım. Saygılarımla;

  2. Söz veriyorum son sorum, iyice monologa döktüm burayı 🙂

    Bu işlemi nasıl yaptınız?
    Hem interaktif brockers hem de gedik yatırımda mı hesabımız olması gerekiyordu?

    İB için başvuru yaptım, özellikle fee’yi 0 laması hoşuma gittti. Payooner ile yurt dışında hesaplar açtığım için TR’den İB’ye gönderip, olası satış sonrası da İB’den yurt dışı hesaplarına para gönderip swift ücretini azaltmaya çalışacağım.

    Eğer gedik yatırımdan da hesap gerekiyorsa onu açıp o hesabımla İB hesabımı mı bağlamam gerekiyor?

    Çok soru oldu farkındayım, şimdiden teşekkürler.

    1. İkisi de aracı kurum. Sadece biri ABD merkezli diğeri Türkiye merkezli. Herhangi birinden işlem yapabilirsiniz. Türkiye merkezli olan da IB altyapısını kullanıyor sadece. Ben aşağıda linkini verdiğim yazıda belirttiğim sebepler nedeniyle Gedik Universalı kullandım. Daha önce IB’yi de denemiştim. Ancak komisyonları benim özelimde fazla gelmişti o zaman. Komisyon yapısı yatırımcı lehine değiştiyse doğrudan oradan işlem yapmak daha avantajlı da olabilir. Umarım bu bilgiler faydalı olur.
      Yurtdışı Piyasalara Yatırım: İlk Bakış

    2. Merhaba,

      Yurt dışı yatırımlarım için ben de IB’yi kullanıyorum ancak mevcut hesabımda Interactive Brokers Lite planına geçemiyorum. Siz IB Fee’leri sıfırladı derken tam olarak neyi kastetmiştiniz? Henüz 25 yaşımı doldurmadığım için IB’nin saklama ücreti çok canımı yakmıyor ama komisyon hariç herhangi bir ücretin olmadığı bir plan varsa yakın gelecekteki endişelerimden en azından biri kaybolmuş olur.

  3. Merhaba, temettu odemeleri nasıl gerçekleşti paylaşabilir misiniz? Herhangi bir kesinti yapıldı mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top