Eurobond

Eurobond

Eurobond, devletlerin ve özel şirketlerin borçlanma için çıkardıkları kendi yerel para biriminden olmayan tahvildir. Adındaki Euro sizi yanıltmasın. Eurobond’un Avrupa veya Avro ile bir ilgisi yoktur. Tahvili ihraç eden ülkenin para biriminin dışında bir para birimi temel aldığı için Eurobond denilmektedir. Eurobond; dolar, avro, yen ve İsviçre frangı bazında ihraç edilmektedir. Eurobond ihracını JP Morgan, Goldman Sachs gibi uluslararası finansal kurumların oluşturduğu gruplar ilgili ülke/şirket adına gerçekleştirmektedir.

İlk Eurobond’u İtalya’da demiryolu işleten Autostrade adlı bir şirket 1963 yılında çıkarmıştır. 100 trilyon dolarlık küresel tahvil piyasasının yaklaşık %30’unu Eurobond piyasasının oluşturduğu tahmin edilmektedir. Eurobond, göreli olarak küçük birimler halinde ihraç edilmesi ve likit bir yatırım aracı olması nedeniyle yatırımcılar açısından avantajlıdır. Eurobond’u T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı da (Hazine) dolar, avro ve yen cinsinden dış borçlanma için kullanmaktadır. T.C. Merkez Bankası’nın uluslararası yatırım pozisyonu bilgilerine göre 2019 yılı Haziran ayı itibarıyla Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin ellerinde tuttukları Eurobond tutarı 49,9 milyar dolardır. 

Hazine’nin çıkardığı Eurobond’ların vadesi ve getiri oranı nedir?

Hazine genellikle 5 – 30 yıl vadeli dolar, avro ve yen cinsinden Eurobond ihraç ederek borçlanmaktadır. Yani Türkiye Cumhuriyeti uzun dönemli borçlanmak amacıyla Eurobond ihraç etmektedir. Dolar cinsinden Eurobond’lar yatırımcıya yılda iki kere, avro cinsinden Eurobond’lar yılda bir kere kupon (faiz) ödemesi yapmaktadır. Ayrıca, Eurobond’lar likit bir yatırım aracıdır yani nakit ihtiyacınızı karşılamak için dilediğiniz zaman hisse senedi gibi satabilirsiniz.

Aşağıdaki resimde yer alan tabloda Hazine’nin çıkarmış olduğu dolar bazlı Eurobondlar görülmektedir. Resimdeki tabloyu incelerseniz en üst satırdaki Eurobondların vadeye en yakın olduğunu fark edersiniz. Getiri oranları ise ‘Satış Getiri (%)’ sütununda yer almaktadır. Vade uzadıkça getiri oranı da artmaktadır. Getiri oranının ingilizce karşılığı ‘Yield to Maturity‘ kavramıdır. Tahvilin vade sonuna kadar kupon ödemesi ve fiyat kazancı toplamını baz alarak yılda % kaç getiri sağladığını ifade eder. Vade sonunun uzaması belirsizliğin ve riskin artmasına neden olduğu için ödül de (getiri) artmaktadır. Aynı tabloda 17/02/2045 vadeli Eurobondun getiri oranının %7,4 olduğunu görebilirsiniz. Daha önceki yazımda Bist 100’ün tarihsel getiri oranını dolar bazında %3,3 hesapladığımı belirtmiştim. 2045 vadeli bu Eurobond ise 2045 yılına kadar her yıl dolar bazında %7,4 getiri sağlıyor!

Kaynak: İş Yatırım – SGMK Günlük Bülten (11/09/2019)

Hazine Eurobond’larının satış fiyatı nedir?

Tahvillerin par value denen senet üzerinde yazan değerleri vardır. Vade sonunda bu parayı alırsınız. Eurobondlar özelinde par value 1000 dolardır. Ancak küçük yatırımcı olarak bizler ihraç esnasında bu tahvilleri doğrudan alamayız. İhaleye giren büyük finansal kuruluşlar alır. Daha sonra ikinci el piyasasında kendi komisyonlarını alarak gerçek kişilere ve diğer kurumsal yatırımcılara bu tahvilleri satarlar. Tahvillerin fiyatı faiz oranıyla ters orantılı olarak vade sonuna kadar dalgalanır. Satış fiyatı par value‘dan düşük olan tahvillere iskontolu tahvil, yüksek olan tahvillere primli tahvil denir. Tahvilin iskontolu mu primli mi olacağı tahvil ihraç edildikten sonra piyadaki faiz oranına bağlıdır.

Hazine’nin ihraç ettiği Eurobond’ları küçük yatırımcı 1000 dolar ve katları şeklinde satın alabilmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz 2045 vadeli Eurobondun satış değeri o gün itibarıyla 912 dolar 25 centtir. Yukarıdaki tablonun satış fiyatı sütununa bakarak söz konusu satış fiyatını görebilirsiniz. Oradaki rakamı 10 ile çarpmanız yeterli. Ayrıca, Eurobondların satış fiyatları ‘kirli’ ve ‘temiz’ olarak da tanımlanmaktadır. Satın alırken ‘kirli fiyatı’ ödersiniz. ‘Kirli fiyat’ kupon vadesine kadar olan kupon gelirini içerir. Çünkü tahvilin bir önceki sahibi bu geliri hak etmiştir. Siz tahvili satın alırken bunu da karşı tarafa öder ve kupon vadesi geldiğinde tüm kupon ödemesini alırsınız. Kupon oranlarını da yukarıdaki tablonun ilgili kısmında görebilirsiniz. 2045 vadeli Eurobondun yıllık kupon oranı 6,63 * 10 = 66,3 dolardır. Yılda iki kez ödemesi olduğu için 6 ayda bir 66,3 / 2 = 33,15 dolar vadesiz döviz hesabınıza yatar.

Türk özel şirketleri de Eurobond ihraç ediyor mu?

Bu sorunun cevabı evet, Türk özel şirketileri de Eurobond ihraç ediyor. Bunu da finansal kesim yani bankalar ve reel kesim olarak ikiye ayırabiliriz. Bankalar çıkardıkları Eurobondlar ile döviz topluyor, daha sonra bu meblağı TL’ye çevirip kredi olarak dağıtıyorlar. Böylece sizler kredi ile ev, araba vs. alabiliyorsunuz. Aşağıdaki tabloda bankalarımızın çıkardığı Eurobondlardan bir kesit görüyorsunuz.

Kaynak: İş Yatırım – SGMK Günlük Bülten (11/09/2019)

Reel kesim ise yeni fabrika kuracağı ya da kapasite genişleteceği zaman Eurobond ihraç ederek yatırımını finanse edebiliyor. Aşağıda reel kesimin çıkardığı Eurobondları görüyorsunuz.

Kaynak: İş Yatırım – SGMK Günlük Bülten (11/09/2019)

Türk özel sektörünün ihraç ettiği Eurobondları almak küçük yatırımcı açısından biraz zor olabilir. Genellikle 100.000 dolar ve katları şeklinde işlem yapılıyor. Yatırım ölçeğiniz buna müsaitse herhangi bir bankaya gidip o bankanın Eurobondunu almak için pazarlık yapabilirsiniz. Şahsen çalıştığım aracı kurumun çevrim içi platformunda sadece birkaç özel bankanın 1000 dolarlık Eurobondlarının ara sıra satıldığını gördüm.

Eurobond’ların riski nedir?

Faiz oranı riski

Tahvillerin en bilinen risklerinden biri faiz oranı riskidir. Yukarıda da ifade ettiğim üzere tahvilin ikinci el satış fiyatı piyasa faizi ile ters orantılıdır. Yani tahvil ihraç edildikten sonra faizlerde yükseliş olursa elinizde tuttuğunuz tahvilin fiyatı düşer. Vade sonunu beklemeden satmaya kalkarsanız zarar edersiniz. Faizler düştüğünde ise elinizde tuttuğunuz tahvilin ikinci el satış fiyatı artar. Yani sermaye kazancı elde edersiniz. Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin ellerinde Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 49,9 milyar dolarlık Eurobond olduğunu belirtmiştim. Demekki neymiş faiz lobisi faizler düştüğünde para kazanıyormuş! Ülkemizde işler kötü gidip faizler yükseldiğinde ise yabancı yatırımcılar ciddi ölçüde zarar ediyorlar…

Yeniden yatırma riski

Tahvil yatırımcısı açısından bir diğer risk, aldıkları kupon ödemelerini yeniden tahvil almak için kullandıklarında ortaya çıkar. Diyelim %12 kupon ödemesi olan 1000 dolarlık bir tahvil aldınız. Yatırımcı olarak 1000 * 0,12 = 120 dolarlık kupon ödemesi alırsınız. Bu para ile yeniden tahvil alarak %12 gelir elde etmek istiyorsunuz. Ancak bu esnada faiz oranı %1’e düşmüş olsun. Yani %12’lik kupon ödemesi alma şansınız artık olmayabilir.

Geri çağrılma riski

Bazı tahviller geri çağırma opsiyonları taşımaktadır. Bu opsiyona sahip tahvili ihraç eden ülke/şirket borcunu erken kapatmak isteyebilir. Bu durumda tahvili geri çağırırlar. Tahvili ihraç eden açısından faizler ciddi ölçüde düştüğünde anlamlı olacaktır. Yüksek faizli borcunu geri çağırıp, yerine düşük faizli tahvil çıkararak borcunu yenileyecektir.

İflas riski

Tahvili ihraç eden ülke/şirket kupon ödemelerinin bazılarını geciktirebilir veya anaparayı tamamen ödeyemeyebilir.

Enflasyon riski

Sabit kupon ödemeli yerel para cinsinden tahvillerde ortaya çıkabilir. Örneğin %5 getirili bir tahvil aldınız. Ancak enflasyon %1’den %10’a çıktı. Bu durumda paranın satın alma gücü hızla eriyeceği için bu tahvili alan yatırımcı reel olarak zarar edecektir. 2018 yılı kur şoku ve ertesinde enflasyonda yaşanan hızlı artış, Hazine’nin TL cinsi tahvilini elinde tutanlar açısından tam olarak bu riskin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Kur riski

Yabancı para cinsinden ihraç edilen Eurobond’lar için bir diğer risk kur riskidir. 2018 yılı Ağustos ayında 6,5 TL’den dolar aldınız ve Eurobond satın aldınız diyelim. Daha sonra dolar diyelim 4 TL’ye düştü. Bu durumda Eurobond’tan ciddi zararınız olur.

Eurobond’ların riskini nasıl ölçeriz?

Rating kuruluşları

Moody’s, Standart&Poor’s ve Fitch gibi rating şirketleri tahvillerin iflas riskini tahmin edip, kredi notu olarak ilan ederler. Yatırımcılar da bu konuda fikir sahibi olurlar. Büyük kurumsal yatırımcılar, emeklilik fonları sadece yatırım yapılabilir kredi notuna sahip tahvilleri satın alırlar. Aşağıda ki resimde büyük rating kuruluşlarının notlandırma sistemini görüyorsunuz. Maalesef Türkiye’nin çıkardığı Eurobondlar ‘junk’ statüsünde. Yani finansal jargonda çöp tahvil anlamına geliyor. Kötü yönetilen, hukuki altyapısı zayıf, kurumsal yapısı zayıf ülkelerin çıkardığı tahviller yatırım yapılabilir notu sınırının altında kalmaktadır. Spekülatif ve iflas riski yüksek bu tahvillere çöp denmektedir.

Kaynak: Wikipedia

Durasyon

Faiz oranı riski ise durasyon (duration) kavramı ile ölçülmektedir. Durasyon, piyasa faizi %1 değişirse tahvil fiyatının % kaç değişeceğini göstermektedir. Aşağıda ki şekilde yer alan tablonun son sütununda ‘Dur’ başlığını görüyorsunuz. Burada 2023 vadeli Eurobond’un durasyonu %3,2 olarak hesaplandığı görülüyor. Yani piyasa faizi %1 yükselirde bu tahvilin fiyatı %3,2 düşecektir. Tersi durumda yani faiz %1 düşerse elimizde tuttuğumuz tahvilin fiyatı %3,2 yükselecektir. Dikkatli okuyucunun fark edeceği gibi Eurobond fiyatlarının faiz hassasiyeti vadenin uzaması ile doğru orantılı olarak artmaktadır.

Kaynak: İş Yatırım – SGMK Günlük Bülten (11/09/2019)

Kredi iflas riski takası (CDS)

Kredi iflas riski takası (Credit Default Swap, CDS), finansal türev bir ürün ya da sözleşmedir. Tahvil alan bir yatırımcı iflas riskine karşı bir nevi sigorta poliçesi (CDS) satın almış olur. Yani iflas riskini para karşılığı başka bir yatırımcıya devreder. Aşağıda Türkiye’nin son bir yıldaki 5 yıllık CDS değerlerinin grafiğini görüyorsunuz. Bu değer Türkiye’nin iflas etme riskinin %6,35 olduğunu ima ediyor. Bu miktarın diğer gelişmekte olan ülkelere göre çok yüksek olduğu notunu da düşeyim.

Kaynak: www.worldgovernmentbonds.com

Eurobond’ların avantajları

Enflasyondan korunma

Benim finansal bağımsızlığa ulaşma stratejimde Eurobond’lar özel bir yer tutuyor. Bana göre portföyde Eurobond bulundurmanın ciddi avantajları var. Öncelikle, dolar cinsinden olması yatırımcıyı yüksek enflasyon riskinden koruyor. Bu konudaki görüşlerimi ayrıntılı olarak daha önceki yazımda ifade etmiştim. Kur açısından da uzun vadede riskin kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum. Çünkü ekonomi teorisi uzun dönemde kurun değerini iki ülke arasındaki enflasyon ve faiz oranları farkının belirleyeceğini söylüyor. Bu konudaki düşüncelerimi daha önceki bir yazımda ayrıntılı olarak açıklamıştım. Ayrıca, uzun süreli ve kademeli bir dolar alımı yaparsanız doları ne en tepeden ne de en dipten alırsınız. Ortalama bir performans benim için yeterli.

Düzenli nakit akışı

Tahvillerin yatırımcı açısından bir başka önemli özelliği belli tarihlerde nakit akışı sağlamasıdır. Hisse senetlerinde kar payı dağıtılıp dağıtılmayacağı şirketin karlılığına göre yönetim kurulunca belirlenir. Garanti bir nakit akışı söz konusu değildir. Dolayısıyla finansal bağımsızlığınızı elde edip çalışma hayatından ayrılmayı planlıyorsanız, portföyünüzde tahvillere önemli bir ağırlık vermeniz faydalı olacaktır. En kısa sürede temel ihtiyaçlarımı karşılayabilecek bir nakit akışı sağlamak benim ana hedeflerimden biri.

Yüksek getiri

Son bir yıldır devletimizin Eurobondları maalesef dünyanın en yüksek getirilerinden birini sağlıyor. Türkiye’nin ekonomik sıkıntıları bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Yani yatırımcının önünde alım için bir fırsat penceresi var şu an. Tabi güzel ülkemizin basiretsiz siyasetçiler tarafından iflas ettirilmeyeceğini varsayıyorum. Riskli bir tercih mi? Evet. Ama işim, evim burada. Ülke batarsa zaten herseyimi kaybederim. Ayrıca riski dağıtmak için mutlaka yatırımlarınızın farklı araçlara dağılmış olması gerekiyor. Sadece Eurobond’tan oluşan bir portföy oldukça riskli olabilir.

Doğru zamanlama ile sermaye kazancı sağlaması

Tahvillerin fiyatı faiz oranına göre değiştiği için uzun vadeli tahviller finansal spekülasyon amacıyla da kullanılabilir. Diğer bir deyişle, uzun vadeli tahviller daha riskli ve bu riskle orantılı olarak karlı bir yatırım aracı olabilirler. Ekonomik kriz geldiğinde fırsat kapıyı çalmış demektir. Faizler fırlar, Eurobond fiyatları düşer. Ancak, profesyonel spekülatör/yatırımcı değilseniz spekülasyondan kaçınmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Vergi avantajı

Son olarak Eurobond’ların önemli bir avantajı daha var. Eurobond kazançları, yıllık belli bir limite kadar vergiden muaftır. Bu diğer yatırım araçlarında olmayan çok önemli bir farktır. Vergi avantajı uzun vadede yatırımcı lehine muazzam kazanca yol açar. Örneğin, vadeli döviz mevduatı seçeneğindeki faiz gelirinizden stopaj adı altında vergi kesilir. Gelirler İdaresi Başkanlığı’nın yayınladığı Menkul Sermaye İradı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi‘ne göre 2018 yılında Eurobond faiz geliri yıllık 34.000 TL’ye kadar vergiden muaftır. Söz konusu limit her yıl güncellenmektedir. Ülkemde bordro mahkumları dışında yüksek gelir vergisi ödeyen kimse yok… Eurobond bordro mahkumları için nadir sığınaklardan biridir.

52 thoughts on “Eurobond

  1. merhabalar. öncelikle teşekkür ederim, yazıdan epey faydalandım. uzun vadeli yatırım seçenekleri arasında bir miktar eurobond da dahil etmek istiyorum. ancak işlem yaptığım bankada satışta görünen seçenekler fazla değil. sebebi bankadan mıdır yoksa her eurobond, her işlem gününde satışa açılmıyor mu? (vakıfbank müşterisiyim)

    1. Merhaba Egemen Bey;

      Yazının faydalı olduğuna sevindim. Çalıştığım kurumun internet arayüzünden Eurobond piyasasına haftaiçi 11:00 – 16:00 arasında erişebiliyorum. Bu saatler muhtemelen sizin içinde geçerlidir. Küçük yatırımcılara satılan Eurobond’lar bankanın elindeki stoklarla sınırlı diye biliyorum. Ayrıca Hazine Eurobondları hariç bir kaç tane bankanın Eurobondlarını çalıştığım kurumun arayüzünde gördüm. Eğer tüm hazine Eurobondlarını göremiyorsanız çalıştığınız kurumdan kaynaklı olabilir. Ama öncelikle onlarla konuşup bilgi almanız daha yerinde olur.

  2. Merhaba,
    Öncelikle bu kadar değerli bilgileri paylaştığınız için teşekkürler, emeğinize sağlık. Kafamda tam netleşmeyen kısımlar için 2 sorum olacak;

    ”Tahvillerin en bilinen risklerinden biri faiz oranı riskidir. Yukarıda da ifade ettiğim üzere tahvilin ikinci el satış fiyatı piyasa faizi ile ters orantılıdır. Yani tahvil ihraç edildikten sonra faizlerde yükseliş olursa elinizde tuttuğunuz tahvilin fiyatı düşer. Vade sonunu beklemeden satmaya kalkarsanız zarar edersiniz. Faizler düştüğünde ise elinizde tuttuğunuz tahvilin ikinci el satış fiyatı artar. Yani sermaye kazancı elde edersiniz.” bu kısım sadece vadesinden önce satılan tahviller için geçerli değil mi? Vadesi geldiğinde alacağımız bedel fiks ve değişmeyecek?

    2.sorum;

    ”Diyelim %12 kupon ödemesi olan 1000 dolarlık bir tahvil aldınız. Yatırımcı olarak 1000 * 0,12 = 120 dolarlık kupon ödemesi alırsınız. Bu para ile yeniden tahvil alarak %12 gelir elde etmek istiyorsunuz. Ancak bu esnada faiz oranı %1’e düşmüş olsun. Yani %12’lik kupon ödemesi alma şansınız artık olmayabilir.”
    Bu kısmı biraz daha açmanız mümkün mü? Vadesi biten bonddan 120USD alırım ancak yeni alacağım bondu aynı kupon oranıyla bulamayabilirim mi demek istiyorsunuz?

    Teşekkürler

    1. Merhaba Onur Bey;

      İlk sorunuzla ilgili olarak vadesinden önce tahvili elde çıkartırsanız faiz oranı riskini almış olursunuz. Yani sermaye kazancı veya zararı söz konusu olabilir. Vade sonunda ise alacağınız meblağ zaten bellidir. Eurobond özelinde genellikle 1000 dolar.

      İkinci sorunuzla ilgili olarak getiri oranı ve kupon oranı yüksek bir miktar tahvil aldınız. Örneğin 10.000 dolarlık. 1200 dolarlık kupon faizinizi aldınız. Bu parayla bir tane daha aynı getiri oranından tahvil almak istiyorsunuz. Ancak piyasa faizi düştüğü için getiri oranı da düştü diyelim o tahvilin. Yani aynı getiri oranını sağlayamama riskiniz var.

      Faydalı olmuştur umarım. Selamlar.

      1. Merhaba Bay Tutumlu,

        Öncelikle aydınlatıcı yazınız için teşekkürler. “Eurobond özelinde genellikle 1000 dolar” demişsiniz cevabınızda. Ben geçen hafta 1000 nominalden 1.503 dolar brüt tutarlı primli bir eurobond aldım. Bu tutarın içinde sanırım bankanın komisyonu da var. Vadesi geldiğinde bu tutarı, komisyon tutarı harici alacağım, öyle değil mi? Teşekkürler.

        1. Merhaba Gülden Hanım;

          Banka alım-satım sırasında kendi komisyonunu alır. Dolayısıyla, vade sonunda hesabınıza 1000 dolar yatacak. Yatırımınız hayırlı olsun. Selamlar;

          1. Bundan emin misiniz? Vade sonuna kadar tutulduğu zaman eurobond’ta anapara kaybı olmaz diye biliyorum. 1500 dolara aldığına karşılık vade sonunda 1000 dolar alacaksa anaparada üçte birlik kayıp mı olacak?

          2. Merhaba Sami Bey;

            Vade sonuna kadar beklerseniz nominal anlamda anapara kaybı olmaz. Aldığınız Eurobond primli ise yani 1000 dolarlık par value değerinden yüksekse, satın alırken diyelim 1500 dolar ödersiniz ama vade sonunda par value değerini yani 1000 alırsınız. Aradaki farkı kupon ödemelerinde geri alırsınız.Toplam getiri oranı (yield to maturity) tahvilin ne kadar kazandıracağını söyler aslında…

  3. Merhaba,
    Bilgi ve tecrübelerinizi aktardığınız için çok teşekkürler..
    Benim sizden cevabını rica ettiğim bir sorum olacak..
    Geri çağrılma riski ile ilgili… sanırım piyasa tabiriyle erken itfa opsiyonu..
    Hazine Eurobondlarında da bu risk var mıdır ?
    Yatırımcı erken itfa opsiyonu ibaresini alım yapmadan önce o bilgiye sahip
    oluyor mu yoksa bu durum bir zaman sonra kötü bir sürpriz olarak mı karşısına çıkıyor?
    Bu durum ; Bilhassa tahvili ikinci el satış fiyatından yüzün üzerinden alıp erken itfa durumunda nominal değer üzerinden yani yatırımını eksiğine alanlar için mi risk teşkil ediyor ?
    Bu alandaki kısıtlı bilgimle umarım ne sormak istediğimi doğru ifade etmişimdir..

    Çok teşekkürler..

    1. Merhaba Yusuf Bey;

      Eurobondlar piyasaya sürülürken ayrıntılı açıklamaların yer aldığı bir prospektüste yayımlanıyor. Tahvil özelinde bu dokümanları incelemek lazım. Bir örnek için şu linkte yer alan prospektüs kısmına bakabilirsiniz:
      Lİnk

      Yani Hazinenin böyle bir hakka sahip olup olmadığı tahvil arz edilirken tüm yatırımcıların bilgisine sunuluyor. Selamlar,

  4. Hocam merhaba eurobond gelirim doların yükselmesi ile beklentimi aştı ve 2020 yılı 49000 TL istisnayi geçecek gibi görünüyor peki bu durumda vergilendirme nasıl olacak 49000 üstü kalan kisimami vergi ödenecek yoksa tamamına mi örneklemesi gösterirseniz çok sevinirim

    1. Merhaba Levent Bey;

      Öncelikle hayırlı olsun. Eğer Eurobond kupon gelirlerinizi bu sene yasal muafiyet sınırını geçerse, önümüzdeki yıl Mart ayında elde ettiğiniz maalesef gelirin tamamını beyan etmeniz gerekiyor diye biliyorum.

  5. Merhaba Bay Tutumlu,

    Twitter ve buradan yazılarınızı okuyorum, çok yeni bir yatırımcı ve FIRE idealistiyim, ancak algıyamadığım bir husus var. Eurobond alımlarınızda 2040’a kadar vadeli alımlar yapıyorsunuz. Hali hazırda göreceli olarak aynı kupon getirisine sahip ve aynı fiyattan satılan 2023-2030 Eurobondlar’ı neden tercih etmiyorsunuz? Bu şekilde yaptığınızda 10 sene 20 sene sonra ki USD/TRY paritesine karşı kendinizi savunmasız bırakmış olmuyor musunuz? Örneğin 1990-2000 yılları arasında USB vadeli hesapları bile % 16-18 faizler veriyordu.

    Saygılarıma

    Bekir

    1. Merhaba Bekir Bey,

      Aslına bakılırsa Eurobond portföyümün vade yapısı epey çeşitli. Yani, elimde dediğiniz vadelerde de epeyce tahvil var. Vade uzayınca tahvilin riski ve tabi ödülü de artıyor. Ülke risk primi düşerse dolar bazında çok ciddi bir değer kazancı söz konusu olabilir. Tabi riski de var. ABD’de enflasyon artar ve ABD politika faizi de yukarı giderse ciddi bir zarar söz konusu olabilir. Şu aşamada ABD’de bir enflasyon ve akabinde bir faiz artışı riski gözükmüyor. Eğer bu yönde bir işaret görürsem zaten gerekli tedbiri alırım. Kur riski kapsamında şunu söyleyebilirim. TL’sı uzun vadede iki ülke arasındaki enflasyon ve faiz farkı kadar değer kaybedecek. Kurun tekrar 2-3 TL’ye dönmesi pek gerçekçi değil zira Türkiye’de ki siyasi iradenin enflasyonu düşürmek gibi bir derdi yok… Son olarak genel portföyümde ise TL varlıklar da (hisse senedi) var. Ancak faiz oranı riskini azaltmak istiyorsanız tahvil merdiveni stratejisi izleyebilirsiniz.Ayrıntılar için şu yazıma bakabilirsiniz:
      Tahvil Merdiveni Stratejisi ile Portföy Oluşturma

  6. Merhabalar, bu sayfanızı dönüp dönüp tekrar okuyorum. Emeğinize sağlık. Merak ettiğim bir husus var. Geri Çağrılma Riski ile ilgili.
    Bu süreç tam olarak nasıl işliyor acaba ? Geri çağırma yaparsa şirket/devlet fiyat nasıl belirleniyor. Şayet o anki fiyattan belirleniyorsa ve şirket mantıken faizler düştüğünde geri çağırmayı değerlendiriyorsa bu esnada bizim tahvilimizin değeri artmış durumda olmayacak mı ? Aslında kısa sürede kar etmiş olacağız. Sizin bahsettiğiniz geri çağırma riski itfa tarihine kadar tutma amacıyla aldığımız için erkenden tahvili elden çıkarmak zorunda kalıp potansiyel getiriden olduğumuz anlamında mı acaba ?

    1. Merhaba Hasan Bey;

      Yazının faydalı olmasına çok sevindim. Sorunuza gelince fiili deneyimim yok bu geri çağrılma hususunda. Ancak en mantıklı cevabı zaten siz vermişsiniz. Faizler düştüğünde tahvilin fiyatı artar ve o fiyattan geri çağrılırsa yatırımcı olarak kar edersiniz. Ancak tahvilin çıkaranda yerine daha düşük kupon faizli ve getirili yeni bir tahvil çıkartır ve vade sonuna kadar daha düşük kupon ödeyebilir. Selamlar;

  7. Selam Bay Tutumlu,
    Eurobondların 1000 ve katları şeklinde satıldığını söylemişssiniz ancak bazı kurumlar satarken min 100.000 usd kuralı getiriyorlar. Bu konuda kurumdan kuruma kural değişiyor mu yoksa vadelere göre mi değişiyor alt limit ? Bilgilendirmeniz için peşinen teşekkürler

    1. Merhaba Ahmet Bey;

      Genellikle özel şirketlerin (bankaların, holdinglerin vb.) çıkardığı Eurobondlar 100.000 dolar ve katları şeklinde satılıyor. Ayrıca, bazı aracı kurumlar küçük yatırımcıyla ilgilenmek yerine büyük yatırımcılarla muhatap olmak isteyebilir. Yani daha karlı. 100’lerce küçük hacimli alım yapan müşteri yerine bir tane büyük müşteri ile uğraşıyorsunuz. Ben Akbank üzerinden Eurobond aldım şu ana kadar. Hazine Eurobondları par value değeri 1000 dolar üzerinden satılıyor. Arada bazı özel bankaların Eurobondlarının 1000 dolar üzerinden satıldığı da oldu. Denk gelince aldım bir kaç tane mesela.

      Selamlar;

  8. Merhabalar,
    Öncelikle siteniz oldukça yararlı verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.

    Çeşitli sebeplerden dolayı direkt eurobond almaktansa Tefas’taki fonlar üzerinden eurobond almayı düşünüyorum. Komisyon oranı olarak da yıllık %1 civari. Diğer fonlar ile karşılaştırınca çok kötü değil.

    Size sormak istediğim şey Tefas’taki eurobond fonlarından alma zamanı için uygun kriterler hangileridir ? Mesela önümüzdeki 3-6 ay arasında bu fonlardan alacak biri doların düştüğü zamanı mı beklemeli veya faizler daha düşerse mi daha iyidir vb.

    Teşekkürler

    1. Merhaba Özkan Bey,

      Eurobond alırken doların durumuna pek bakmıyorum. CDS yani ülkenin risk primi önemli. CDS yükseldiği zaman tahvillerin değeri düşer getirileri artar. Bir malı ucuzken ve getirisi yüksekken almak daha doğru diye düşünüyorum. Genellikle CDS yükseldiğinde TL’de değer kaybeder, dolar değerlenir. Ancak, CDS düştüğünde de tahvilleriniz dolar cinsinden değerlenir. Yani fiyatı artar. Dolayısıyla, doları yüksekken alsanız da bir kaybınız olmaz. Öte yandan fon aracılığı ile Eurobond almadım hiç. Eğer fon fiyatı ve getirisi de böyle çalışıyorsa CDS’ler yükseldiğinde almak daha karlı olabilir. Saygılarımla;

  9. Merhaba,
    Bildiğim kadarıyla Subat 2020’de 5 ve 10 yıllık iki adet eurobond ihraç etti Hazine.
    Merak ediyorum ilk ihraç anında bir eurobond yakalamamız durumunda diğer seçeneklere göre bir getiri avantajı olur mu yoksa devlet, diğerlerinin değer kaybına uğramaması için ona göre mi fiyatlandırır?
    Şubat ayındaki durumu gözleyebilmiş miydiniz?
    Hazinenin yakın zamanda tekrar ihraç edebileceği senaryosu için merak ettim.

    1. Merhaba Murat Bey,

      Bildiğim kadarıyla ilk ihraçta perakende küçük yatırımcının alma şansı yok. Daha çok Hazine adına ihracı yapan J.P. Morgan gibi büyük finansal kurumlar, uluslararası piyasada yine büyük alıcı finansal kurumlara satıyor belli bir kar payıyla. Selamlar.

  10. Merhaba, geçmişte hiç bilmediğim ve benim için yeni bir konu. Bu sebeple günümüzde Eurobond getirisi oranı iyimi alım yapılmalı mı ? Yoksa beklemeli miyim. Sizden ricam geçmiş tecrübelerinizden 5-10-15 yıllık getiri oranları ne olmalı konusunda ortalama % yazarmısınız.

    1. Merhaba Ömer Bey,

      Eurobond vadeli mevduata göre riskli bir yatırım aracı. Eğer aldığınız risk fazla olursa karşılığında aldığınız ödül de fazla oluyor. Tabi herkesin riske duyarlılığı farklı, dolayısıyla hangi getiri oranı sizin için makul ise buna sizin karar vermeniz lazım. Eğer bu konuda kendinizi yeterince bilgili hissetmiyorsanız biraz daha araştırıp bilgi edinmenizde yararlı olabilir. Bu kapsamda şu yazılarıma da göz atabilirsiniz:

      Tahvil Merdiveni Stratejisi ile Portföy Oluşturma
      Yabancı Ülke Tahvilleri: ETF’ler ile Yatırım
      Primli Eurobond ile Vergi Optimizasyonu
      Piyasalar ve Finansal Özgürlük Yolculuğum

  11. Merhaba,
    Eurobond alip 2020 beyan sinirina (49000) yaklasinca, bu kategoriye girmeyen diger yatirim turlerinden ornek verebilir miyiz?
    Mesela ;
    a-Ailemizin diger uyelrine de eurobond hesabi acmak
    b-Isyeri kira kazancina sahip olmak
    c-Mesken kira gelirine sahip olmak
    d-BIST’e yatirim yapmak (temettu olmadan) al sat kazanci
    e-BIST temettu yatirimi
    f-Yurtdisi ETF, temettu leri getirmemek kaydiyla
    e-Tefas’ da Fon’lara yatirim yapmak.

    Hemen hemen butun secenekler hakkinda yorumlariniz eski yazilarinizda var fakat toplu halde bir fikir ozeti paylasabilir misiniz?
    Ozellikle Yabanci ETF’ler yaziniz beni heyecanlandirmisti fakat araci kurum ile yaptigimiz ufak deney sonrasini getirmeyisiniz motivasyonumu kirdi.
    Selamlar.

    1. Selamlar. Ben baytutumlu’nun müsaadesiyle bilgim olan konulara cevap vereyim.

      a) Beyanname sınırı kişi bazında ayrı ayrı. Yani eşinize de açarsanız +49000tl daha hakkınız oluyor. Hatta ortak hesaplarda da bundan yararlanabiliyoruz.
      b) ve c) kira gelirleri de yıllık 49bin tl içerisine giriyor.
      d) al-sat kazancında herhangi bir beyanname yok.
      e)temettü gelirleri de beyanname sınırına dahil.

      diğer maddeler için bir bilgim yok.

      1. Tesekkurler Alican Bey,

        Evli degilim ama ornegin annem adina acmakta mevzuat acisindan bir sorun yoktur degil mi?

        Selamlar

        1. Hocam ben de bu linkten (https://m.finansgundem.com/yazarlar/eurobond-gelirlerinde-vergi-durumu-2020-yili-yazisi/1500070) detaylı bilgi öğrendim açıkçası mevzuatları karıştırdım biraz ama net bir bilgiye ulaşamadım. Burada ortak hesaplarda kişi bazında ayrı ayrı 49bin tl olarak bakılır diyor. Buradan benim anladığım eşime ayrı hesap açtırmam demek +49bin tl avantaj demek, aynı şekilde anne baba da aynı şekildedir diye tahmin ediyorum. Biraz daha araştırmak lazım.

      2. Alican Bey oldukça güzel cevaplamışsınız. Elinize sağlık. Ekleyebileceğim bir husus yurtdışı ETF’ler ilgili olabilir. Yurtdışı menkul kıymet yatırımlarınızdan elde ettiğiniz getirinin 49.000 TL’ilk sınıra girdiğini sanmıyorum. Ayrı vergi hükümlerine tabiler. Tefas fonlarından elde ettiğiniz gelir, vergiye tabi mi emin değilim. Yurtdışı yatırımlarına gelince ilk denemeden sonra ciddi bir alım yaptım. Bunu aşağıdaki yazımda da paylaştım:

        S&P 500 Tavandan Alınır mı?

        Ancak sonrasında Covid-19 salgının yol açtığı kriz finansal piyasaları vurdu ve hesaplar şaştı. Yurtdışı ETF’ler konusunda nasıl bir strateji izleyeceğimi ise bir kaç yazıda anlattım:
        Ayı Piyasası ve S&P 500 Analizi
        Durum Analizi: Kriz ve Finansal Özgürlük
        Piyasalar ve Finansal Özgürlük Yolculuğum

        Selamlar.

  12. Selamlar
    Paylaşımlarınız için teşekkür ederiz , oldukça faydalı bilgiler içermekte biz uzun vade yatırımı düşünenler için. Merak ettiğim konu şu ; Eurobond alımı için su an beklemedeyim , daha ucuza alabilmek için. Geçtiğimiz aylarda alım fırsatı verdi ama konuyu yeni araştırma safhasındaydım haliyle kaçtı fırsat. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıdan dolayı ilerde böyle bir fırsatı tekrar yakalayacağımızı düşünüyorum malum güzel ülkemizde krizler bitmez. Tabi bir yandan da zaman aleyhte işliyor kupon faizleri alabilmek adına. Olağanüstü bir durum olmadıkça al-sat yapmayı düşünmüyorum , o yüzden zaten uzun itfa tarihli(5 sene ve üstü ) bir eurobondu alacak kişi için beklemek ne kadar mantıklı kestiremiyorum. Bu konuda düşünceleriniz paylaşırsanız sevinirim

    1. Merhaba,

      Mevcut getiri oranı sizi tatmin ediyorsa çok beklemenin bir anlamı olmayabilir. Tabi topluca alım yapmak biraz riskli. Onun yerine kademeli veya belli bir periyotta düzenli alım yapılabilir. Ayrıca, kriz fırsatlarını kaçırmamak içinde kenarda bir miktar bulundurulabilir. 🙂 Kişisel olarak geçen yıl düzenli alım yaptım. Bazen getiri oranı yüksekti, bazen alçaktı. Ortalama bir performans elde ettim. Benim için yeterliydi. Önemli olan sizin düşünceniz.

  13. Merhaba Bay Tutumlu,

    Ben de yakında yatırım yapmaya başlayacağım(yurt dışı piyasalara). Sizin bu eurobond ve vergi avantajı bilgilendirmeniz de ilgimi çekti. Fakat aklıma da takılan birşey var:

    Türkiye’nin eurobond’ları çöp bonolar kategorisine giriyor. Biliyorum güzel bir nakit akışı sağlıyorlar fakat çöp bono alınırken ciddi risk içine girmiş olunmuyor mu? (özellikle iflas riski) Ben araştırmalarımda junk bond’ların veya junk bond ETF’lerin (hadi junk demeyelim high yield diyelim) bile portföyün en fazla %10u oranında alınmasıyla ilgili yorumlar okudum. Sizin portföyde de böyle mi? Ve bu konuda genel olarak ne düşünüyorsunuz? Tabi %6-7 kazançları görünce yatırımcının ağzı sulanıyor ama fazladan risk olmadan da bu kadar getiri olamazdı. Mesela, Türkiye borçlarını ödeyemeyebilir, finansalları iyi olsaydı bu faizlere borçlanmasına gerek kalmazdı. Hep dedikleri gibi; “Bedava yemek yok” Hep value faktörü için bedava yemek diyorlar ama onu da fazla riskle açıklamak mümkün okuduklarıma göre. Neyse konuyu bulandırmayayım 🙂 Fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

    1. Merhaba Harun Bey,

      Söylediklerinizde haklısınız. Türk Hazine Eurobondları alarak yüksek risk altına girip yüksek getiri oranı elde ediyorsunuz. İflas olursa sermayenizi kaybedebilirsiniz. Ancak Türkiye’de hayatımı idame ettirdiğim için iflas durumunda her türlü zarar göreceğim. Amacım, öncelikle vergi avantajı limitine kadar biran önce Eurobond alıp ciddi bir nakit akışını garanti etmek. Daha sonra diğer varlıklara ağırlık vereceğim. İdeal portföy ağırlıklarımla ilgili şu yazıya göz atabilirsiniz:

      Varlık Tahsisi: Portföy Ağırlıklarını Belirleme

      Şu an bu ideal portföy dağılımından çok uzağım. Ancak zamanla bu dağılıma yakınsamayı planlıyorum. Tabi gelecek ne getirir bilinmez…

  14. Son birşey daha ekleyeyim: Türkiye Cumhuriyeti’nin çöp bonosunu almakla yabancı bir şirketin çöp bonosunu almak arasında sizce bir fark var mı? Yoksa Türkiye’nin bonosunu alırken “home country bias” denilen şeyden dolayı Türkiye batmaz mantığıyla mı hareket etmiş oluyoruz? Meraktan soruyorum çünkü eğer bir şekilde daha az riskle yüksek ve bir kısım vergiden muaf bir yatırım ise ben de TC Eurobond’u almayı düşüneceğim.

    1. Türk Hazinesi, Osmanlı dönemini de sayarsak defalarca iflas etti. Düyun’u Umumiye’yi bilirsiniz. Yurtdışındaki Türk tahvillerinin sahiplerine ana paralarını geri ödenmesi için kurulmuştu. Günümüzde de IMF var. İflas durumunda anaparanın tamamını kaybetme ihtimali var ama olasılık çok küçük. Şirket durumunda böyle değil. İşler ters giderse anaparanızın tamamını kaybedebilirsiniz. Eğer riskli şirketlerin tahvillerini alacaksanız, iyi çeşitlendirme yapmanız akıllıca olur. Böylece anaparanızın tamamını kaybetme ihtimaliniz düşer. Genel olarak Hazine Eurobonduna ağırlık vermemin sebebi vergi avantajı. Türkiye’de yurtdışı yatırımı yaptığınızda ciddi vergi ödüyorsunuz. Devlet zaten her adımda öpüyor bizi. Vergiden kaçınmak uzun vadede bence önemli. Şu yazılarıma bir göz atabilirsiniz:

      Vergi: En Yüksek Gider Kalemi
      Vergi Giderimi Nasıl Azaltabilirim?
      Yurtdışı Piyasalara Yatırım: İlk Bakış
      Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalara Yatırım
      Primli Eurobond ile Vergi Optimizasyonu

  15. Öncelikle kapsamlı paylaşımınız için tebrik ve teşekkür ederim. benim sonum şu: Hazinenein ihraç ettiği Eurobondu biz aracı bankadan alıyoruz . (bunlar bankanın varlıkları arasında yer alıyor. bu yuzden banklar bunları saklamak için farklı merkezler kullanıyor, veya farklı fiyatlarla pazarlayabiliyorlar..) Bankanın olası bir iflas veya fona devri durumunda , (Hazinenin ihraç ettiği eurobond) sahibi hakkına nasıl kavuşur.. bankanın iflas alacaklısı mı olur? Devlet güvencesi denen şey nedir bu durumda.. Somut olarak nasıl uygulanır bu güvence. Çunku herkesin dilinde ancak nasıl uygulandığı konusunda , banka hukukçuları bile bihaber.. bu süreçte kuponlar ödemeye devam eder mı? Veya fonun güvence kapsamı kadar mı güvenli (150.000). teşekkürler

    1. Merhaba;

      Öncelikle tahviller vadeli mevduat gibi devlet güvencesinde değil. Yani temerrüd oluşursa zarara katlanmak zorundasınız. Diğer taraftan aracı kurum iflas ederse varlıklarınıza bir şey olmaz diye düşünüyorum. Zira aracı kurum sahip olduğunuz varlıkları merkezi bir kayıt kurumunda saklamak zorunda. Türkiye örneğinde Takasbank. Takasbank’ın sayfasında “Takasbank mevcut yurt dışı saklama ağı ile dünya çapında 65’in üzerinde piyasada işlem gören yabancı kıymetlere erişim sağlamaktadır. Bu hizmet kapsamında Takasbank, yurtdışında uluslararası takas saklama kuruluşları (Euroclear ve Clearstream) ya da global saklama kuruluşları (Citibank) nezdindeki hesapları aracılığı ile söz konusu sermaye piyasası araçlarının saklanmasını sağlamaktadır.” ifadesi yer alıyor. Yani Eurobondlarınıza bir şey olmaz diye düşünüyorum. Daha ayrıntılı bilgi için Takasbank’ın sayfasında yer alan mevzuat kısmından düzenlemeleri inceleyebilirsiniz. Yada doğrudan aracı kurumunuza bu soruyu yöneltin. Kolaygelsin.

      1. Yanıtınız için teşekkür ederim ancak takas bankın faaliyetinin güvence açısından bir katkısı olacağını düşünmüyorum.
        Güvence mevzusu bonuyu ihraç eden hazine-banka(ve iflastan sonra tmsf)-müşteri çerçevesinde gerçekleşecek. Kanımca herkesin yanıldığı nokta şu.. devler borcu öder diye düşünürler. Ok develer ödem ama alıcısı olan bankaya öder.. biz ise bankanın alacaklısıyız.. ör: iflasta banka borcu 100 ise ve varlıkları 60 ise. Biz bu bononun %60 mı alacağız. Yoksa bu teminatlı bir alacağımız mıdır … Ne şekilde değerlendiriliyor bu varlık?
        2-
        bonoyu 2020 aldık –vadesi 2025 te olsun
        banka 2022 de iflas etse , o zamana kadar mı kuponlar alırız.
        2022-2025 süresi nasıl değerlendirilir .. ki iflaslar uzun sürer.. vaad edilen nihai tutarı mı alıırz. Yoksa nasıl?
        ve bu soruları bankada kimse cevaplayamıyor. Tmsf’ya sordum ama onların cvp süreleri çok uzun.. henüz yanıt alamadım.
        soruya, bilgisiyle katkıda bulunabilecek herkese , bulunmasını rica ederim.

        1. Normal şartlar altında banka veya aracı kurum aracılığıyla aldığımız varlıklar bizim adımıza kayıtlı olup, bankanın veya aracı kurumun varlıklarından ayrı olması gerekir diye düşünüyorum. Dolayısıyla, mantığım söz konusu şirketlerin iflası durumunda bizim mülkiyetimizde olan varlıklar iflas masasında bankanın alacaklılarına verilmemesi gerektiğini söylüyor. Tabi bu benim görüşüm. Selamlar.

          1. Değil.. bankanın varlığı ..bu yüzden her banka kendi adına saklıyor.. mevzu ondan sonra banka bize nasıl verecek .. alıntı:Eğer açığa satış yok ise, bono sahipleri paralarını alacak anlamı çıkıyor. Ancak bu açıklama da gerçeği yansıtmıyor. Milyonlarca insan güvenli olduğu için bono ve devlet tahvili alıyor. Bankalar, müşterilerine Menkul Kıymet Satış İşlem Sonuç Formu veriyor. Bu formda satın alınan Hazine Bonosu`nun emanete alındığı yazılı. Ama gerçekte tüm bonolar ve devlet tahvilleri bankaların Merkez Bankası nezdinde kendi adlarına açılan hesaplarda gözüküyor.

            Pek çok hukukçuya göre, herhangi bir banka, Fon`a değil de, İmar Bankası gibi tasfiye sürecine sokulunca, Merkez Bankası kayıtlarında gözüken tüm bono ve tahvil portföyü bankanın varlığı olarak kabul edilmek zorunda. Bu nedenle müşteriye paranın ödenmesi mümkün değil. Uzun bir iflas sürecinin beklemek gerekiyor… lıkları onlar…

          2. Bahsettiğiniz şekildeki bir uygulama aklıma yatmıyor doğrusu. Ama konuyla ilgili daha fazla bilgim yok. Bu konuda çok endişeliyseniz belki kendinizi güvende hissettiğiniz başka bir yatırım aracına yönelmeniz daha iyi olabilir. Selamlar.

  16. Merhaba; öncelikle gayet açık olan yazınız ve yorumlarınız için teşekkür ederim. Dolar cinsinden eurobond almayı düşünüyorum yaklaşık 10.000 dolarım var. Daha önce hiç aracı kurumla çalışmadım klasik banka müşterisiyim. Bankalar ile aracı kurumlar arasında ciddi komisyon farkı, hesap ücreti vs. farklar var mıdır? Vakıf, ziraat, iş, fibabank, burganbank hesaplarım var. Eurobond almak için bu bankalardan hangisini tavsiye edersiniz? Ayrıca bildiğim kadarıyla fon olarak alınca eurobondlar %10 stopaja tabii. Banka aracılığıyla alacağım eurobondlar stopaja tabii olur mu?

    1. Merhaba Halil Bey;

      Aracı kurumların maliyetleri hakkında detaylı bilgi sahibi değilim. Onlarla tek tek görüşüp sormanız gerekiyor. Ben Eurobond alımımı Akbank üzerinden yapıyorum. Alım esnasında bir stopaj yok diye biliyorum. Vergi konusunda şu yazılarıma bir göz atabilirsiniz:

      Vergi Sorunu ve Yurtdışı Piyasalara Yatırım
      Primli Eurobond ile Vergi Optimizasyonu
      Yurtdışı Piyasalara Yatırım: İlk Bakış
      Özelge Sistemi ve ETF’lerin Vergilendirilmesi

  17. Merhaba,

    Yurt disi yerlesik bir Turk vatandasiyim, ve gecen ay Turkiye Cumhuriyeti hazine’sinin ihrac ettigi, EUR cinsinden eurobond aldim (Turkiye’deki bankam olan Akbank araciligi ile). Euroclear’de tutulan bir arac, ve 2026 vade sonlu. Satin alirken, vade sonuna kadar tutarim demistim, zira CDS 400’lerde idi, ve ben dusus olacagini umuyordum. Ancak, tam tersi oldu.

    Turkiye’de su anda % -3.50 reel faiz varken, yabanci yatirimcinin Turkiye’ye doviz getirmesini beklemek mantikli degil. Turizm’de ise, gecen senenin %10’u kadar, 2.6 milyar USD civarinda bir doviz miktari elde edilmis. Merkez bankasinin net rezevleri’nin, eksi 30 milyar USD oldugu gundemde. Fitch ise, BB-‘den B+’ya iniyorsunuz mesajini verdi. B+, iflas oncesi son durak gibi.

    Bu durumda Turkiye doviz cinsinden olan dis borclarini (ornek, sizin, benim tuttugum eurobondlari) sizce nasil odeyecek? Temerrut riski acaba dusunulenden cok daha yuksek olabilir mi? Boyle bir olasilikta, sizin evinizi, arabanizi almazlar. Ama, eurobond’a yatirdiginiz ana paranin cok buyuk bir kismi (ornek: Arjantin: %75), gider, oyle degil mi?

    1. Genel olarak haklısınız. Maalesef durumumuz ve kredi notumuz iyi değil. Bu nedenle temerrüt riski en yüksek ülkelerden birisiyiz. Şu an dolar bazlı 5 yıl vadeli tahvillerde CDS 539,77 gözüküyor worldgovernmentbonds.com’da. Bu değer de temerrüt riskinin %9 olduğunu ima ediyor. Temerrüt vadesi gelen kupon ödemelerin ile anapara ödemelerinin yapılamaması demek. Eğer bu risk ortaya çıkarsa Arjantin ve Yunanistan örneklerinde olduğu gibi anapara kaybı da söz konusu olabilir. Dolayısıyla, gece rahat uyuyabileceğiniz miktarda risk almak daha doğru olur.

  18. Merhaba, yazılarınızı özenle takip ediyorum ve çok zihin açıcı olduklarını düşünüyorum. Emeğiniz için teşekkürler.İlk eurobond alim için konuyu etraflıca anlamaya çalışıyorum. Benim sorum şu olacak; piyasada cds ve faiz değişikliği ile sadece eurobond fiyatı mı değişir vade sonunu beklemeden satmaya çalıştığımız hali ile ? Yoksa getiri oranı da değişir mi? Örneğin cds düştü fiyatı artacak diye beklediğimiz an o yıla ait getiri de düşer mi? Yoksa getiri oranı sabit olup ilk aldığımız andan itibaren sadece fiyatı mı değişiyor piyasa degiskenleriyle ? Ayrıca fiyat derken kirli fiyatı kstediyoruz değil mi? Teşekkürler.

    1. Merhaba Hakan Bey;

      Yazılarımdan faydalanmanız beni mutlu etti. Sorunuza gelince CDS ve faiz değiştiğinde Eurobondun alım satım fiyatı da getiri oranı da değişir. Ancak, siz satın aldığınızda o anki getiri oranı ne ise vade sonuna kadar o kazancı elde etmiş olursunuz. Örneğin CDS sizin alımınızdan sonra yükselmeye devam ederse Eurobondun fiyatı düşmeye devam eder ve getiri oranı yükselir. Tersi durumda da getiri oranı azalır ve Eurobondun fiyatı yükselir. Özetle, sizin vade sonuna kadar elde edeceğiniz toplam yıllık getiri, alım anındaki fiyat-getiri oranı ile belirlenir. Vade sonuna kadar tutarsanız fiyat-getiri oranı değişimlerinden etkilenmezsiniz. Tabi vadesinden önce satmaya kalkarsanız o anki fiyat-getiri oranına bağlı olarak kar veya zarar edebilirsiniz. Selamlar.

  19. Merhabalar,

    Öncelikle yazı için elinize sağlık, gerçekten çok bilgilendiriciydi.

    Sizce Eurobond almak yerine çeşitli bankaların satışa sunduğu Eurobond fonlarını almak ne kadar mantıklı? Eurobond fonu almanın tek tek Eurobond almaktan nasıl avantajları ve ya dezavantajları vardır?

    Teşekkür ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top