Finansal Bağımsızlık: Çaylaklar İçin Giriş

Finansal Bağımsızlık: Çaylaklar İçin Giriş

Yatırımdan elde ettiğiniz reel getiri ile hayatınızın geri kalanında maaş karşılığı çalışmaya ihtiyaç duymadan makul bir yaşam standardında yaşamak ister miydiniz? Bunu yapabiliyorsanız finansal bağımsızlığınızı elde etmiş şanslı azınlıktansınız. Benim bakış açıma göre finansal bağımsızlık ise özünde kendi zamanını kontrol edebilmektir. İstediğin yerde, istediğin kişilerle, istediğin zaman vakit geçirebilmektir.  Hepimiz hayatı bir kez yaşıyoruz, nasıl ve ne şekilde biteceğini bilmiyoruz. Ancak içinde yaşadığımız kitlesel üretime – tüketime dayalı kapitalist toplumsal yapı bizi bir üretim aletine – tüketim canavarına indirgiyor ve büyük bir çoğunluğumuz arzu etmediğimiz bir hayatı yaşamak zorunda kalıyoruz. Günün en verimli saatlerinde ailemizden, arkadaşlarımızdan uzakta bir ofiste anlamsız şeylerle uğraşıyoruz. Çünkü içinde yaşadığımız düzende hayatı idame ettirmek için paraya ihtiyacımız var.

Deli gömleğini çıkarın

Servet, kapitalizmin mantığı gereği küçük bir azınlığın elinde yoğunlaşıyor ve toplumun çoğunluğu maaş karşılığı çalışarak para kazanmak zorunda kalıyor. Bu durum o kadar kanıksanmış ki sanki bu yaşam tarzı doğanın bir kanunu. Bu algı servet sahiplerinin de işine geliyor. Kapitalist bir toplumda üretimin sürekli artması ve artan üretimin birileri tarafından tüketilmesi gerek. Mazallah, toplumun büyük bir çoğunluğu minimal bir hayatı tercih eder, tüketimden kaçarsa sistem çöker. Bu noktada reklamcılar, ideoloji/devlet ve mahalle baskısı devreye giriyor. Hayatın amacının, bir işe girip, mal biriktirmek ve gerekirse borçlanarak daha fazla tüketmek olduğu kafalara işleniyor. Bir farenin küçük bir silindirin içinde amaçsızca olduğu yerde koşması gibi: her zaman alınacak daha büyük ve lüks bir ev, daha pahalı bir araba ve yeni bir elektronik zımbırtı var. Finansal bağımsızlık bu deli gömleğinden kurtulmanın bir yolu. 

Finansal bağımsızlığın formülü

Pek çok insan, finansal açıdan bağımsız olmayı erişilmesi imkansız bir hedef olarak görüyor. Ancak bu doğru değil. Finansal bağımsızlık belli şartlar altında erişilebilir bir hedef ve düşündüğünüzden çok daha fazla insan finansal bağımsızlığa ulaşmış bir şekilde bir hayat yaşıyor. İngilizceye hakimseniz şu bloglara bir göz atabilirsiniz: Early Retirement Extreme, Mr. Money Mustache, Millenial Revolution. Bu kişiler kira geliri, hisselerden elde ettiği kar payı veya tahvil ile mevduattan elde ettiği gelir ile maaşa ihtiyaç duymadan yaşayabiliyorlar. Finansal bağımsızlığın formülü ise çok basit: Harcamalarınızı azaltın, gelirinizi artırın ve yatırım yapın.

Finansal bağımsızlığın formülü oldukça basittir: Harcamalarınızı kısın, gelirinizi artırın ve yatırım yapın.
Photo by Roman Mager on Unsplash

Geliriniz görece yüksek ise harcamalarınızı kısmak yeterli olabilir. Ancak geliriniz barınma, yeme-içme gibi en temel giderleri karşılamaya yetmiyorsa gelirinizi artırmaya odaklanmak daha mantıklı olur. Bu noktada gerçekçi olacağım. Günümüz Türkiyesinde vasıflı dahi olsanız iş bulmak zor. Eğer yeterli eğitim-vasfınız yoksa ve düşük gelirli bir işte çakılıp kaldıysanız finansal bağımsızlığa erişmek imkansıza yakın bir hedeftir.

Finansal bağımsızlık için ne kadar paramız olması lazım?

Bugünün ekonomik şartlarında aylık 1000 TL'lık bir gelir için 30 bin dolara yakın yatırım yapmak gerekiyor.
Photo by Colin Watts on Unsplash

Finansal bağımsızlık için milyonlarca TL’nız olmasına gerek yok. Bugünkü ekonomik getiri oranlarını baz alırsak aylık 1000 TL’lık bir gelir için yaklaşık 30 bin dolarlık yatırım lazım. Yani ayda 4000 TL ile geçinirim diyorsanız, %7 getiri oranına sahip kabaca 120 bin dolarlık yatırımınız olması yeterli. Dolar değerlenmeden önce 120 bin dolar ile Ankara’da orta karar 3+1 apartman dairesi alabiliyordunuz. Dolar değerlenip 6 TL’ye yaklaşınca tabi 120 bin dolar 650 bin TL gibi bir para yapıyor. Yani düzgün bir evin değeri kadar bir para da denilebilir. Buna rağmen geliriniz biraz iyiyse, hesabınızı da biliyorsanız 5-6 yılda bu noktaya ulaşmanız mümkün.

Finansal bağımsızlığı elde edip ne yapacağız?

Canınız ne isterse onu yapabilirsiniz.

Finansal bağımsızlığı elde ettikten sonra ne isterseniz onu yapabilirsiniz. İş hayatını arkanızda bırakıp kendi kendinizi erkenden emekli edebilirsiniz. Küçük bir sahil kasabasına yerleşir, gününüzü balık tutarak geçirebilirsiniz. Hobilerinize vakit ayırabilir ya da işe gitmek yerine çocuklarınızı büyütebilirsiniz. Mevcut işinize devam edebilir ama patron saçmalarsa büyük bir zevkle ağzının payını da verebilirsiniz. Aç kalma korkusu olmadan risk alıp kendinize iş kurabilirsiniz. Tüm seçenekler önünüzde olur. Özgürlük de bu değil mi zaten.

İlgimi çekti, daha ayrıntılı bilgiyi nereden bulabilirim?

Eğer İngilizce biliyorsanız şanslısınız çünkü epeyce kaynak var. Derli toplu bilgi için reddit – FIRE grubuna bakmanızı öneririm. Yukarıda bu işin öncüleri diyebileceğimiz isimlerin blogları var. Google’da ‘FIRE (financial independence early retirement) blog‘ yazıp, arama yaparsanız çok sayıda bloğa ulaşabilirsiniz. Bu işin kitabı bile yazılmış: The Millionaire Next Door, Quit Like a Millionaire, The Frugal Feminista, The Simple Path to Wealth. Eğer İngilizce bilmiyorsanız korkarım kaynaklar epey kısıtlı. Yukarıda ki kitapların Türkçe basımları olabilir. Onları alıp okuyabilirsiniz. İnternette arama yaparak finansal bağımsızlıkla ilgili az sayıda Türkçe bloğa erişip okuyabilirsiniz. Ya da bu bloğu takip edebilirsiniz. Aklınızda ki soruları bana yöneltirseniz, elimden geldiğince yanıtlamaya çalışırım.

Türkiye’de bu yapılabilir mi?

Photo by Nik Shuliahin on Unsplash

Açıkçası yapılabileceğini düşünüyorum. Zaten bu yüzden yapmak için uğraşıyorum. Ancak tabi Türkiye’ye özel koşullar var. ABD’de işe yarayan çözümlerin birebir aynısı burada işe yaramayacaktır. Öncelikle, ABD gelişmiş bir ülke, ekonomisi istikrarlı ve bireysel yatırımcılar için çok sayıda alternatif var. ABD’de finansal bağımsızlık kovalayanlar maliyeti düşük endeks fonlara (S&P500 gibi) yatırım yapıyorlar. Amerikan hisse senedi piyasalarının 100 yıllık getiri ortalaması reel olarak yıllık %7-8 gibi bir rakam. Dahi bir borsacı olmanıza ya da finanstan çok fazla anlamanıza gerek yok. Yatırım hesabınıza otomatik emir giriyorsunız ve maaşınız yatar yatmaz tanımladığınız miktar yatırıma gidiyor. Enflasyon kontrol altında ve dolarla yatırım yapabilme imkanı var. Finansal bağımsızlığa erişmek için başlıca engeller ise genellikle gelir düzeyi, tasarruf oranı ve kaç yıl sebat gösterebileceğiniz ile sınırlı.

Photo by Jean Carlo Emer on Unsplash

Maalesef Türkiye gelişmekte olan bir ülke. Hem siyasi hem ekonomik açıdan yarın ne olacağı belirsiz… Türkiye’de siyasetçilerin enflasyonu kontrol etme gibi bir derdi yok, önemli bir seçmen kitlesinin siyasetçilerden böyle bir talebi de yok ve dolar bazında sürekli yüksek getiri sağlayan yatırım aracı bulmak da oldukça zor. Daha önceki yazımda Borsa İstanbul’un tarihsel getirisinin %3,3 olduğunu hesaplamıştım. Kaldı ki maliyeti düşük endeks fonlar gibi hizmetler Türkiye’de henüz yok. TL ve dolar gibi fiili olarak ikili para sistemine sahip bir ekonomide yaşıyorsanız planları da buna göre yapmak lazım. Yine de tüm bu zorlukların aşılabileceğini düşünüyorum. Nasıl mı? Birlikte keşfedelim.

Okuyucularıma Not

Pinti Değil Tutumluyum’a ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Bu bloğu ayakta tutabilmek ve masraflarını karşılayabilmek için bağlı linkler kullanmaya karar verdim. Eğer burada yazdıklarımın size bir değer kattığını düşünüyorsanız, aşağıdaki linklere tıklayarak bana destek olabilirsiniz. 🙂 Sevgiler.

Wise (eski adıyla TransferWise) hesabı ile yurtdışı aracı kurumlara düşük maliyetli para transferi yapmak için: Wise hesabı açın.

Interactive Brokers ile 33 ülkede yer alan 135 piyasaya 23 farklı para birimi kullanarak erişebilirsiniz. Hisse senedi, tahvil, opsiyon, futures, FX ve fon işlemlerinizi çok düşük maliyetle yapabilirsiniz. Interactive Brokers hesabınıza para transferini Türkiye’de ki Türk Lirası hesabınızdan EFT yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Interactive Brokers hesabı açın.

7 thoughts on “Finansal Bağımsızlık: Çaylaklar İçin Giriş

  1. Çok mükemmel ve faydalı bir yazı olmuş, teşekkürler. Benim borsaya merakım var ve biraz birikim ve yatırım yapmak istiyorum. Fazla da bilgim olmadığı için basit bir kuralla hisseler “yükselirken azalt, düşerken artır” şeklinde işlem yapmayı düşündüm. Mesala farklı hisselerden her ay 1000 liralık alayım. 1200 e çıkanın 200 liralık kısmını satayım, 500 liraya düşenden 1000 liralık daha alayım. Sizce işe yarar mı? Bu basit yöntemin ne gibi sakıncası/riski olabilir?

    1. Merhaba Ahmet Bey,

      Önerdiğiniz yöntem ile ilgili olarak şunu söyleyebilirim: hisse senetleri fiyatları kısa dönemde maalesef tahmin edilebilir değildir. Harvard Business Review’de yayımlanan bir çalışmaya göre sürekli al-sat yapanların sadece %1’i uzun dönemde para kazanabilmiş, %99’u zarar etmiştir. Al-sat yaparsanız işlem maliyetleriniz de çok yüksek olur. Fark etmeden zarara girersiniz.

      Borsaya ilk girdiğimde bir yıla yakın bir süre merak ve öğrenme maksadıyla al-sat yapmıştım. Bir süre kar da yaptım. Ancak bir yılın sonunda tek bir yanlış karar bütün karı götürdü. İşlem maliyetleri ve fırsat maliyetini düşünürsek zarara bile girdim. Kazanan aracı kurum oldu. Her alış ve satış, aracı kurumlar için kar demektir. O günden sonra da bir daha al-sat yapmadım. Hatta hisse fiyatlarını yüksek bulduğum için uzun yıllar borsaya dahi girmedim. Tasarruflarımı TL ve döviz mevduatta değerlendirdim. Bugün itibarıyla da Bist 30’da yer alan oturmuş ve kurumsal yönetime sahip firmalar dışındaki hisselerle ilgilenmiyorum. Şu linke bir göz atın:
      Hisse Senedi Portföyü – Ekim 2019

      Önerdiğiniz yöntemin bir diğer sakıncası da bir hissenin fiyatının düşmesinin somut ve iyi bir sebebi olabilir. Örneğin, firma kötü yönetiliyordur ve iflasa doğru gidiyordur. Bu yöntem ile uzun dönemde fiyatı artacak ‘sağlıklı’ hisseleri satarken, ‘çürük’ hisseleri biriktirme olasılığınız çok yüksek.

      Genel olarak, borsa deneyiminiz ve bilginiz yoksa büyük tasarruflarla borsaya girmenizi tavsiye etmem.Tarihsel verilere bakınca borsanın dışında iyi kazandıran yatırım alternatifleri de mevcut:
      Alternatif Yatırım Araçlarının Getiri Oranları

      Ayrıca, yatırım fonları ile dolaylı bir şekilde borsaya yatırım yapma alternatifiniz de var. Fonların geçmiş performansını şu adresten karşılaştırabilirsiniz: http://www.tefas.gov.tr

      Eğer borsaya doğrudan yatırım yapma kararında iseniz öncelikle konuyla ilgili bolca okumanız ve çok ufak meblağlar ile deneyim kazanmanız daha iyi olabilir.

    1. Teşekkür ederim. Bilgi ve deneyimlerimi paylaşmak istedim. Bu arada sizin bloğunuzu ve yazılarınızı da ilgiyle takip ediyorum. Harika bir iş yapıyorsunuz.

  2. Çok güzel bir yazı kaleme almışsınız teşekkür ederim. Yatırım konusunu önemsiyorum yurt dışı borsalarında temettü veren hisse senetlerini veya etf’ lerini gösteren bir internet adresi tavsiye edebilirmisiniz amerikan veya alman borsalarını tercih ederim yazılarınızı ilgiyle okumaya devam edeceğim saygılar

    1. Merhaba Yüksel Bey;

      Yazılarımın ilginizi çekmesine sevindim. Ciddi emek harcıyorum. Sosyal medya da beğendiğiniz yazılarımı paylaşırsanız daha çok kişiye ulaşabilir ve daha bir heyecanla yazarım 🙂 ETF’ler ile ilgili olarak şöyle bir yazım var: ETF – Exchange Traded Funds
      ETF araştırmalarımı ise ETF Database sitesinden yapıyorum. Kaynak İngilizce maalesef. ETF alımına başladıktan sonra bu konuda daha ayrıntılı yazılar yazmayı düşünüyorum. Bakalım kısmet artık.

      1. Çok teşekkür ederim sosyal medyada takipleşiyoruz zaten yazılarınızı retweet yapıyorum biraz ingilizcem var biraz translate var 🙂 ETF yazınızı henüz okumadım ama akşam okunacaklar listesine almam gerekiyor kaleminize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Back to top